Yıldız Kenter biyografisi

Büyük bir aşkla bağlı olduğu tiyatro ile ömrünü öğrenmeye, öğretmeye adayan, Türkiye’nin özel kadınlarından Yıldız Kenter’in hayat hikâyesidir…

Günlerdir onu araştırıyorum. Hakkında okuduğum her bir cümleden sonra şaşırıyor, üzülüyor, en çok da seviniyorum. Çok sevmek Yıldız Kenter'in yüreğine sıra dışı olarak tanımladığı, o hiç kimselerinkine benzemeyen ailesinden miras. 91 yaşında bir bedenin dünyadan göçüp gitmesi pek doğal bir olay. Oysa onu okudukça hissettim ki, ruhu hiç yaşlanmamış…

Hakkında okuduğum pek çok şey arasında pişmanlıkları da vardı. Tek bir şeyden bahsederken içi titriyordu bir yerde. Amerika'da aldığı eğitimden döndüğü sırada BBC televizyonundan bir yönetmen çağırıyor onu; ama gidemiyor. "Gitseydim, ne olurdu? Bilemiyorum. Pişmanlık duymadım bu konuda. Çünkü o zaman Şükran'ı tanıyamazdım, yollarımız kesişmezdi.” deyiveriyor sonra. Bir işinde bir de eşinde gerçek aşkı, huzuru tatmış. Sanırım bunun için Yıldız Kenter'i uğurlamak artık ağır değil kalbimden kopan cümlelere. Ardında tiyatro adına ne öğrendiyse aktardığı öğrencileri kaldığı yerden devam edecek. Ve o da, huzuru tattığı Şükran Bey'in yanına gidecek.

Bu ütopya sizce de enfes değil mi?

Ruhun şad olsun özel kadın

Yıldız Kenter kimdir? - biyografisi

(Nadide Kenter - Ahmet Naci Kenter)

Masal gibi bir aşkın meyvesi

Yıldız, 11 Ekim 1928'de, İstanbul'da, Nadide Hanım ve Ahmet Naci Bey'in kızları olarak dünyaya geldiğinde ailesi, ona, "Ayşe Yıldız Kenter” adını verdi. Yıldız, masallardan kopmuş bir aşkın içine doğacaktı. Babası Ahmet Naci Bey, Çamlıca'da, bembeyaz saçaklı muhteşem bir köşkte yaşayan varlıklı, aristokrat bir ailenin adeta bir Rönesans Prensi gibi yetiştirilmiş oğluydu. İyi bir eğitim alması için İskoçya'ya, Glasgow'a gönderilen Ahmet Naci, diplomat olacaktı.

Biyografinin tamamı için

Yorumlar

YORUM YAZ