Uzm. Anne&Bebek Koçu Sevim Kuruçay, annelerin sorularını yanıtlıyor

Anne adaylarının ve annelerin en merak edilen sorularını biz sorduk, Uzman Anne & Bebek Koçu Sevim Kuruçay Çam yanıtladı.

Çocuk sahibi olmaya karar verdikten ya da müjdeli bir hamilelik haberinin ardından aklınızı birçok soru da meşgul etmeye başlıyor. Hangi çatlak kremini kullanmalıyım? Gebelikte cilt lekelerini nasıl önleyebilirim? Göğüs ucumu emzirme için hazırlamalı mıyım? Bütün bunlara yeni annelerin emzirmeyle ilgili problemleri de ekleniyor. Soruları anne adayları ve anneler sordu. Anne adaylarına, yeni annelere ve yeni doğanlara doğal çözümler sunan Mustela markası temsilcisi Uzman Anne & Bebek Koçu Sevim Kuruçay Çam merak edilenleri sizler için yanıtladı.

Gebelikte nelere dikkat edilmeli

- Gebelikte karın bölgesi için çatlak önleyicilere en geç ne zaman başlamalıyız?

Hamilelik boyunca anne vücudunda birçok değişiklik meydana gelir. Özellikle kilo artışı, ciltte kuruluk, hormonal değişiklikler karın bölgesinde çatlaklar meydana gelmesine neden olabilir. Bu durumda bol su içmek ve özellikle cildi nemlendirmek gerekir.

Karın bölgesi çatlak önleyicilerinin hamileliğin 2.döneminde yani 12. Ya da 16. haftalarda başlamak bu çatlakların oluşmasını önlemeye yardımcı olur. Çünkü 24. ve 28. haftalarda çatlaklar belirmeye başlar. Çoğul gebeliklerde daha erken de başlayabilir.

Genelde karın bölgesinde başlayan kasıntılar çatlak habercisidir. Kullanılan çatlak önleyicilerin doğal olması ve kimyasallar içermemesi çok önemlidir.

- Çatlak ürünlerini sadece duştan sonra kullanıyorum, havalar da sıcak olduğundan fazlası rahatsız ediyor. Bu doğru bir kullanım mı?

Hamileliğin her hali sevimli ve güzeldir. Ama hamilelikte oluşan çatlaklar anne adaylarımızı huzursuz etmektedir. Bunu önlemek için çatlak önleyici kremler kullanmak gerekebilir.

Özellikle yaz aylarında çok sıcakta ve terledikleri için kremin ya da yağın kalıntısı anne adayımızı rahatsız edebilir. Bu yüzden kullandığınız ürün içeriği çok önemlidir. Özellikle sıcak havalarda sabah kalktığınızda ve gece yatmadan önce kullanmak, o saatlerin daha serin olduğu için rahatsız etmez. Örneğin, Mustela Maternite Çatlak Yağı kuru yağ özelliği sayesinde hızlıca kuruduğu için bu rahatsızlığı vermez. Sürdükten hemen sonra giyinebilir ve kalıntı, rahatsızlık hissetmezsiniz.

- Gebeliğin ilerleyen haftalarında cilt lekeleri için özellikle önlem amaçlı ne yapabiliriz?

Hamilelikte vücutta fiziksel ve fizyolojik birçok değişiklik meydana gelir. Ciltte oluşan koyu lekeler de anne adaylarımızı çok rahatsız edebilir.

Genellikle hamilelik lekesi ya da hamile maskesi denilen bu koyu kahverengi lekeler doğumdan sonra 3-6 ayda kendiliğinden geçer. Bazı durumlarda ise tedavi edilmezse kalıcı olabilir.

Nedeni hamilelikte salgılanan östrojen ve progesteron hormonudur. Bu hormonlar özellikle güneş ışınlarının etkisiyle ciltte lekelenme tarzında görünür.

Genelde koyu olan bu lekeler yüz, alın, koltukaltı, iki göğüs arası, karın, dekolte bölgesi ve kolun diş yüzeyinde daha çok görülür. Bunlar, "Hamilelikte Artan Cilt Lekeleri (Hiperpigmentasyon)” adlandırılır.

Genellikle hamilelikte tedavi önerilmez. Ama bu lekelerin oluşmasını, artmasını ve kolay geçmesini sağlamak için birtakım önlemler almak fayda sağlayabilir.

Yeterli ve dengeli beslenmek ve bol su içmek. Hamilelikte çok kozmetik kullanmamak (özellikle ilk 3 ay çok önemli), kullanıyorsak da doğal içerik olmasına dikkat etmek. Doktor tavsiyesi olmadan ilaç kullanmamak. Cilde kimyasal işlemler yaptırmamak. (lazer, kimyasal peeling gibi) Kimyasal olmayan güneş koruyucularını tercih etmek. Özellikle ilk 3 ay yoğun güneşlenmekten ve güneş koruyucu krem kullanmaktan kaçınmak. (Eğer güneş altında uzun süre kalınacaksa, uygun bir ürün kullanılabilir. UVA ve UVB filtresi içeren, parfüm, paraben ve alkol içermeyen su bazlı ürünler tercih edilmeli. Ayrıca cilt en az iki kez nemlendirilmeli.)

Genellikle 2,5 aydan sonra veya 4.5. aylarda düzensiz, hafif koyu ya da renkli lekeler şeklinde başlar, dikkat etmezsek daha çok koyulaşarak artar.

Doğumdan sonra doktora danışarak leke tedavisi doğal ürünlerle başlanabilir.

- Gebelikte ciltte oluşan pullanmalar neden kaynaklanıyor? Çözümü için neler yapmalıyız?

Gebelikte cilt problemleri sık görülen bir durumdur. Her kadında farklı cilt değişiklikleri meydana gelebilir. Bazılarında hiç problem yaşanmazken, bazılarında cilt kuruluğu, ciltte pul pul dökülmeler meydana gelebilir.

Bunun nedeni gebelikte artan hormonlar, özellikle yüksek progesterondur.

Bu kuruluk ve pullanmalar çok artar ve kaşıntıya dönüşürse mutlaka doktora danışılmalıdır.

Kuruluğun artmasını engellemek için cildi kurutmayan sabun, şampuan kullanılmalı, kimyasal içerikli nemlendiricilerden uzak durulmalıdır.

Bol su içmeli, alerjik yiyeceklerden uzak durulmalıdır.

Cildi sürekli doğal içerikli yağ ve losyonlarla nemlendirmek pullanmaların artmasını engeller.

Özellikle Mustela anne ürünleri doğal içeriği ve cildi yumuşatma özelliğiyle bu problemin artmasını engellemede yardımcı olabilir.

Emzirirken dikkat edilmesi gerekenler

- Henüz hamilelik aşamasındayım; ama emzirme konusunda da bilgilenmek isterim. Gebelikte göğüs ucunu emzirmeye hazırlamak için nasıl bir bakım yapmalıyız? Meme ucunda oluşabilecek tahriş ve yaralanmalar için neler yapmalı?

Anne adaylarımız hamilelik boyunca bebeği emzirme hayalini kurar. Emzirme, anne ile bebek arasında kurulan ilk ve en güçlü bağdır. Ve doğumdan hemen sonra bebeğimizin tadacağı ilk besin mümkünse anne sütü olmalıdır.

Bu yüzden hamilelik boyunca göğüs iyi tanınmalı ve emzirme teknikleri ile ilgili bilgilenilmelidir.

Özellikle son aylarda göğüslerde büyüme ve gerginlik göğüs ucunun hassaslaşmasına ve göğüs ucu çatlaklarına neden olabilir. Ayrıca banyo sırasında kullanılan sabun ve şampuanlar, göğüs ucunun kurumasına neden olabilir. Bu nedenden özelikle doğum sonrası emzirmeye engel olan göğüs ucu yaralarının oluşmaması için göğüs ucu bakımı son ayda mutlaka başlanmalı ve emzirme sürecinde devam etmelidir.

Göğüs ucuna krem sürerken erken doğum riskinden dolayı dikkatli olunmalı, ovuşturulmamalıdır. Kullanılan ürünün doğal içeriği olmasına çok dikkat edilmeli, ürün kimyasal içermemelidir. Mustela Göğüs Ucu Kremi doğal içeriği, koruyucu ve tedavi edici özellikleri ile hamilelik ve emzirme süresinde kullanılabilir. Hem göğüs ucunu emzirmeye hazırlayıp, hem emzirme süresinde yara olmasını engellediği için keyifli bir emzirme süreci yaşamanızı sağlayabilir.

- Yenidoğan bebeği emzirme süresi ve emzirme sıklığı nasıl olmalı?

Doğumdan sonra bebeğimizin ilk 28 gününe yenidoğan dönemi diyoruz.

Yenidoğan dönemi bebeğimiz en önemli dönemidir. Bu dönemde dünyaya adapte olma, kan şekerinin ayarlanması, sarılık olmaması ve kilo kaybının durması, tekrar kilo almasını sağlanması en önemli şeylerden biri beslenme ve doğru emzirmedir.

Bebekler güçlü bir emme refleksi ile doğarlar ve sürekli emmek isterler.

Özellikle ilk günlerde anneler için bu yorucu olabilir, ilk başlarda süt tam gelmeyebilir, endişeye kapılmamalı ve bebeğimiz her istediğinde emzirilmelidir.

Doğumdan hemen sonra en kısa sürede emzirmeye başlanmalı ve bebeğimizi hastalıklardan koruyan kolostrumu alması sağlanmalıdır.

Mutlaka her iki göğsü 15/20 dakika emzirtilmeli ve süt kanallarının açılıp, anne sütünün artması sağlanmalıdır.

İlk ay gündüz 2 saatte, gece 3 saatte ve her istediğinde emzirilmelidir. Böylelikle bebeğiniz daha hızlı kilo alıp, daha güçlenecek ve emme süresi azalıp, emme aralığı artacaktır. Bu yüzden daha çok küçük ve çabuk yorulan bebeğimiz güçlenip kısa sürede göğsü boşaltıp daha uzun uyuyacaktır.

Bu dönemde eşler birbirine destek olmalı, emzirme aralarında annemizin dinlenip, beslenmesi ve yeterli sıvı alması sağlanmalıdır.

- Bebeğimi emzirirken gerçekten doyduğunu nasıl anlarım?

Bebekler güçlü bir emme refleksi ile doğarlar ve emmeyi vücudunun bir parçası zannederler. Güven duygusunu, kendini rahatlatmayı, uykuya geçmeyi, ağrıyı dindirmeyi emmek istemekle ve aranmasıyla yaparlar. Bu da annemizi strese sokar ve bebeğinin sürekli aç olduğunu düşünür.

İlk günlerde çok sık, sarı, sulu, pütürlü çok sayıda kaka yaparlar. İleriki aylarda kaka sayısı azalır, dolu dolu bezler artar. Eğer bebeğiniz günde 3-4 kez kaka, 4-5 kez çiş yapıyorsa; ileriki aylarda bazen kaka yapmayabilir, o zaman da 5-7 kez dolu çiş yapıyorsa bebeğiniz çok iyi besleniyor, kilo alıyor ve sütünüz yetiyordur.

Bebeğimiz emdikten sonra huzurluysa, uykuya geçiyor ya da keyifliyse doyuyordur. Stres yapmayın, çünkü stres sütünüzü olumsuz etkileyebilir.

Bol bol emzirin ve bu dönemin keyfini çıkarın.

- Doğru emzirme teknikleri nelerdir? Emzirirken nelere dikkat etmeliyiz?

Emzirme her anne için keyifli ve uzun bir süreçtir. Özellikle ilk aylarda çok sık emzirmeniz gerekir. Öncelikle annemiz kendine en rahat edeceği pozisyonu bulmalı, sırt, boyun, kol ağrılarını oluşması engellenmelidir. Bebek meme hizasında, göğsün areola dediğimiz kahverengi kısmının, elinizi C pozisyonuna getirip, göğsü tam kavrayıp tam alması sağlanmalıdır. Beşik, kucak, futbol topu, üzerinize yatırarak yani size ve bebeğinize en uygun pozisyonu deneyerek seçebilirsiniz. Bu pozisyonları doğum öncesi araştırıp emzirme hakkında bilgi sahibi olmak doğumdan sonra kolay ve keyifli emzirme sağlar.

Emzirirken rahat pozisyon seçip, doğru teknikle, göğüs ucunu tam kavratmaya dikkat edilmeli, bebeğimizin göğsü tam boşaltıp, doyması sağlanmalıdır.

Emzirmeye engel bir durum varsa ve sütünüzü sağarak vermek zorunda kaldıysanız, ilk ay biberon ve emzik emme şaşkınlığı oluşmasın diye bunlar verilmemeli, kadeh, kaşık, enjektör, EDS yöntemi ile beslenmelidir.

Böylelikle bebeğimiz tekrar emzirmeye çok kolay adapte olacak, emme şaşkınlığı meydana gelmeyecektir.

- Bebek anne memesini almakta zorlanırsa ne yapabilirim?

Bazen hiçbir neden olmaksızın bebek memeyi emmek istemeyebilir. Mutlaka emmesine engel olan şey araştırıp bulunmalı, hızlıca çözüme gidilmelidir. Annemiz bunu bazen anlamayabilir, bu durum strese girmesine neden olabilir. Bebeğimizi kesinlikle zorlamalı, daha tecrübeli birinden ya da profesyonel bir yardım almalı ve mutlaka doktora danışılmalıdır.

Göğüs çok dolu ve gerginse sıcak uygulama yapıp, pompayla boşaltılmalı, iyi bir süt akışı açısından göğse masaj yapılmalıdır.

Bebeğimiz güçsüz ya da emmeye engel bir durum varsa mutlaka doktora danışılmalı ve bebeğimizin hızlıca beslenmesi sağlanmalıdır.

Hiçbir neden yoksa sakin, sessiz bir yerde emzirmeye çalışmalı, bol ten teması yapmalıdır.

Bebeğimiz çok aç, ağlıyor ve memeyi almak istemiyorsa, biraz süt çekip az miktarda kaşıkla beslemeli ve sakince tekrar denenmelidir.

Her şeyden önce pes etmemeli, strese girmemeli, ağlarken bebeği çok zorlamamalı ve hızlıca çözüm araştırılıp bulunmalıdır.

Göğüs ucu yaraları varsa en kısa sürede iyileştirilmeli, areolanın yumuşayıp bebeğin kolay kavranması sağlanmalıdır.

- Anne sütünü sağma ve saklama yöntemleri nelerdir?

Annelerimizin kafalarını karıştıran, en çok sorulan sorulardan biri süt sağma, saklama ve kullanma koşullarıdır. Artık annelerimiz, sosyal hayatın daha çok içinde olduğundan ya da işe başlaması gerektiğinden anne sütü sağmak ve saklama koşullarını öğrenmek istemektedirler.

Göğsünüz şiştiğinde, emdikten sonra kalan sütün boşaltılması gerektiğinde ve süt depolamak amacıyla pompa ile sütü sağmak ve uygun koşullarda saklamak ve vermek önemlidir.

Anne sütünde pompayla çekmekte kural, 2 saatten erken çekmemeli, 15/20 dakikadan fazla olmamalı ve bebeğimiz emdikten hemen sonra yapılmalıdır.

Bakanlığın en son önerdiği; sağılan anne sütünün oda ısısında 3 saat, buzdolabı kapağında 3 gün, derin dondurucuda 3 ay saklanmasıdır. (Derin dondurucuda -18 derecede 6 ay saklanabilir.)

Eğer sağdığınız sütü 3 saat içinde bebeğinize verecekseniz oda ısısında bekletip, ısıtmadan verebilirsiniz.

Eğer gün içinde biriktirmek amacıyla süt çekiyorsanız, çektiğiniz sütü buzdolabı kapağına koyup, ikinci çektiğiniz sütü de ayrı koyup, aynı ısıya getirdiğinizde birleştirebilirsiniz. Gün boyunca bu şekilde biriktirdiğiniz sütü akşam, süt saklama poşetine koyup, tarih yazıp derin dondurucuya koyabilirsiniz.

Tüketmeye mutlaka eski tarihli sütlerden başlayın.

Buzdolabında 3 gün içinde kullanacağınız sütü, bebeğiniz ihtiyacı kadar çıkarıp, benmari usulü ısıtın ve 3 saat içinde tüketin, ısıttığınız kalan sütü tekrar dolaba koymayın.

-Çektiğiniz sütü oda ısısında bekletip, ısıtmadan bebeğinize içirdiğinizde artan sütü dolaba koymayın, bebeğinizin ağzının içinden sütün içine tükürük girer, süt bakteri üretebilir. Bebeğinizin içeceği kadar sütü biberona koyup içirin ve 3 saatte tüketin.

-Oda ısısında çekip beklettiğiniz sütü 3 saat içinde bebeğiniz içmezse buzdolabına koyabilirsiniz, atmayın.

-Buzluktan çıkardığınız sütü en sağlıklı çözdürmek için öncelikle buzdolabına indirin. Çözülünce iyice çalkalayın, yağlı kısmi poşete yapışık kalabilir. Ayrıca bazen yağlı sütler çözülünce, poşetin üst kısmında kesik süt gibi durur, ısıtınca geçer, bozuldu diye atmayın.

Buzdolabında çözülen sütü bebeğinizin ihtiyacı kadar biberona koyup benmari ısıtın. (Isısını ölçmek için sütü iç bileğinizin iç kısmına damlatın, yakmıyorsa verebilirsiniz.) Kalan sütü çözüldükten sonra 24 saat içinde tüketin.

Eğer derin dondurucudan çıkardığınız sütü acil vermeniz gerekiyorsa benmari usulü (ılık, sıcak suda) çözdürün 3-4 saat içinde tüketin, kalanı buzdolabına koymayın.

Çektiğiniz ve biriktirdiğiniz sütler ilerde çok işinize yarayacak. Süt artırmak ve saklamak için bebeğiniz emdikten sonra yarım saat içinde pompa yapılması gerekir, böylelikle kalan sütü çekersiniz. Bu sütü çekince vücut deposu boşalır, daha çok süt gerekli alarmı verilir ve süt artar, hem de bebeğinizin sütünden çekmemiş olursunuz.

Emzirdikten 1 saat sonrasında pompa yaparsanız, bebeğiniz için yeni yapılan sütü çekmiş olursunuz.

İş yerinizde gün içinde süt sağıp, buzdolabına koyduysanız ayni ısıyı koruyarak, buz kasetleri ve termal çantayla getirin, buzdolabına veya ertesi gün kullanmayacaksanız dipfrize koyun.

Bazen sut çözüldükten sonra donup, çözüldüğü ve dipfrizdeki kokulardan dolayı metalimsi bir koku, tat gelebilir ya da bebeğiniz içmek istemeyebilir. Bu durumda biraz anne sütü çekip, karıştırın.

Yenidoğan bebeğin bakımı

- Yenidoğan bakımı için kozmetik ürün kullanmak doğru mu? Bebeğim için ürün seçerken nelere dikkat etmeliyim?

Bebek bakımları bebeğimizin sağlığı, gelişimi, düzeni ve rutini için çok önemlidir ve düzenli yapılması gerekir. Bu bakımlar ağız, göz, burun, kulak, cilt ve alt bakımlarıdır.

Bebeklerin çok ince ve hassas ciltleri vardır ve dış etkenlere karşı savunmasızdır. Ciltleri çok ince ve yüzeysel dolaşımları açısından çok geçirgendir, cilt altı yağ tabakası çok gelişmemiştir.

Bu nedenden doğal içerikli ürünler kullanılmalıdır. Kimyasal içerikler bebeğinizin dolaşımına geçebilir, hormonal bozukluklara ve alerjilere, egzamalara neden olabilir. Bu kadar özenle baktığımız ve koruduğumuz bebeklerimize seçtiğimiz ürünlere dikkat edilmeli, doğal içerikli, eczane ürünleri tercih edilmelidir.

Her bebeğin cilt yapısı aynı olmayabiliyor, bazı bebeklerimizin cildi çok kuru ve alerjik olabiliyor. Böyle bir durumda bebeğinize doğru, güvenle bakımlarını yapıp, rahatlamasını sağlayabilirsiniz.

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.

Yorumlar

YORUM YAZ