Tercih sürecinde öğrenci ve ebeveynler için öneriler

Öğretim Üyesi ve Eğitim Danışmanı Dr. Faruk Öndağ, tercih sürecinde öğrencileri ve aileleri rahatlatacak altın değerinde önerilerde bulundu.

Zorlu bir YKS sürecinin ardından, üniversite adaylarını ilgilendiren önemli bir dönemin başlangıcındayız. Salgın nedeniyle sürecin daha da zorlaştığını belirten Atlas Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Eğitim Danışmanı Dr. Faruk Öndağ, "Soğukkanlı bir şekilde çok önemli olan tercih kısmına odaklanmalıyız. Meslekleri ve kendimizi, mutlu olacağımız alanları çok iyi tanımalıyız. En önemlisi içimizdeki müziği dinlemeliyiz. Sınava giren ve bir bölüme yerleşen her 3 öğrenciden biri bir sene sonra tekrar sınava hazırlanıyor. Bunu düzeltmek için mutlu olacağımız mesleği veya bölümü seçerken çok dikkatli davranmalıyız." ifadelerini kullandı

Hızlı hareket etmeyin

Akıllı ve sakin olmak lazım, çok hızlı hareket etmemek gerekir. Tıp doktorlarının çok güzel bir tabiri vardır. Yoğun bakımda kullanırız bu ifadeyi en çok. "Acele etmeden, çok hızlı.” Acele etmek başka, hızlı olmak başka. Şuan hızlı olmamızı gerektiren bir süreç yok. Bütün sene çalışmış, emek vermiş, puanınızı almışsınız. Tadını çıkararak, eziyete çevirmeden hayallerinizi planlayın.

Kişilik özelliklerinize göre neye yatkın olduğunuzu netleştirmelisiniz. Tarih mi edebiyat mı konusunda arada kalabilirsiniz ama hemşirelik mi Türk dili ve edebiyatı mı? Bu konuda arada kalmamalısınız çünkü çok farklı alanlar. Birkaç örnek vereyim. Bir öğrencimin hümanist özellikleri var, yardım programlarına gönüllü olarak katılıp tüm dünyada bu alanda bir şeyler yapmak istiyor. Tıp alanına yönelimi de var, bu seçim onun kişilik özelliklerine de tam uyum gösteriyor. Bir diğer öğrencim pilot olmak istiyor. "Diyelim ki olamadım, uçak mühendisi olacağım” diyor. Uçaklara olan ilgisini küçük yaşlardan itibaren o kadar kodlamış ki kendisine. Tercih yapacak öğrencilerin bu şekilde kişisel özelliklerine de uygun bir alan belirlemelerini öneriyorum. Zaten alanlarını keşfetmişlerdir, ama onlara empoze edilen şeylere de kulaklarını tıkamaları lazım. Her insan içinde müzikle doğar ama sadece belli insanlar o müziği hayatına yayar. İçindeki müziği dinlemelerini öneriyorum.

Mesleğinin zirvesinde ve keyif alan insanlarla bir araya gelin. Sahadan bir insanla fikir alışverişinde bulunmak empati yeteneğinizi artıracak. O meslekle ilgili daha rahat hayal kurabilmenizi sağlayacak. Bunu öğrencilerime mutlaka öneriyorum. Tabii mesleğini severek yapan, sizi meslekten soğutmadan artı eksilerini masaya yatıracak birilerini bulmanız önemli.

Yönlendirmeden desteklemek önemli

Anne babalar için evlatlar elbette ki çok kıymetli. En iyisi olsun istiyorlar. Çocuklarını çok iyi tanıdıklarını düşünüyorlar ve tecrübelerini yansıtmak istiyorlar. Gençlerin aynada göremediğini olgun insanlar tozlu tuğlada görür. Hayat tecrübesi çok önemli, evet ama şunu unutmamalıyız ki devir çok değişti. Anne babanın tecrübesi de şuanda mevcut şartlarda yetmiyor, bazen yönlendirmede eksik kalabiliyor. Doğru kaynaktan akıl almak lazım. Anne babalık gönül olayı ve içgüdüsel. Bu seçim öyle bir şey değil. Anne baba sahaya belli mesafede kontrollü bir şekilde durmalı ve bu işi bilen profesyonellerle çocuğunu buluşturmalı. Dünyadaki devinim çok hızlı ve bizim çocuklarımız başka bir dünyada yaşayacaklar. Ebeveynlere söylemek istediğim şu; seçenekler sunabilirsiniz ama karar gencin.

Tek meslekle bile hayat geçmeyecek artık. Alanlarda yetkin olmak durumundasınız. Makul, mantıklı, içinize sinen bir yola çıkın. Bir tane hayatımız var, yedeğiniz yok. Kimseyi memnun etme gibi bir göreviniz yok.

Hayatınız için önemli, yepyeni bir yola çıkıyorsunuz. Sadece iş bulabilir miyim olarak bakarsanız ve kendi yetkinliklerinizi göz ardı ederseniz, sürüye karışır ve kalabalık sürüde değersizleşirsiniz. Hiçbir devlette sen şunu okuyacaksın ben seni memur alacağım gibi bir şey yoktur. Burada yol belli. Belli eğitimi alacaksınız, kendinizi güzel yetiştireceksiniz, özellikleriniz olacak ve insanlar sizi kapacaklar. Hakkını vererek yaptığınızda karşılığını alacaksınız.

Mutlu olacağınız bölümü seçin

10 sene önce olsaydı iyi üniversitelerde belli meslekler vardı ve buralardan mezun olunca iş garantisi vardı. İşveren de belli üniversite mezunlarını tercih ediyordu. Şimdi durum böyle değil. Bu öğrenciler için çok büyük bir avantaja dönüştü. İşveren artık kişinin yetkinlerine, yeni mezun olsa bile nasıl bir fark yarattığına, kendisini nasıl geliştirdiğine bakıyor. Sırf ismi olan bir üniversitede, istemediğin bölüme yerleşmek, sadece mutsuzluk getiriyor.

Yorumlar

YORUM YAZ