Sünneti anlatırken kullanılan yanlış ifadeler kaygıyı artırabiliyor

Uzman Klinik Psikolog Seda Aydoğdu, sünnet konusunda bilgi verdi ve  tavsiyelerde bulundu.

Çocuklarda sünnetin 0-6 ay arasında yapılması gerektiğini vurgulayan Aydoğdu, “Bu zaman diliminde yapılmıyorsa 6 yaştan sonra yapılmasını öneriyoruz. Ailelere özellikle 3-6 yaş arasında çocuklarını sünnet ettirmemelerini, özel ve acil bir sağlık durumu yoksa bu yaş diliminin öncesinde veya sonrasında yapılmasını tavsiye ediyoruz.” dedi.

Aydoğdu, 3 – 6 yaş aralığının çocukların cinsel kimliklerinin gelişmeye başladığı bir dönem olduğunu kaydederek “Bu dönem, çocukların kendi ve diğerlerinin cinsiyetlerini, cinsel kimliklerini anlamaya başladıkları bir dönem. Hassas bir süreç olan 3-6 yaş döneminde çocuk kendi cinsiyetiyle aynı olan ebeveyniyle özdeşim kurmaya başladığı, onu örnek almaya ve taklit etmeye başladığı için sünnet edilmenin 6 yaştan sonra olmasını öneriyoruz.” dedi.

Sünneti anlatırken kullanılan yanlış ifadeler kaygıyı artırabiliyor #1

Beklerken çocuğun kaygısı artabiliyor

Aydoğdu, “Bizim kültürümüzde küçük çocuk yaşının biraz büyümesi beklenerek büyük çocukla birlikte sünnet ediliyor.” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: 

“Ailelerin ‘ikisinin düğününü bir yaparız’ şeklinde talepleri olabiliyor. Eğer çocuklar arasındaki yaş farkı 1’den fazlaysa lütfen bekletmeyelim. Gerekirse ikisi farklı zamanda sünnet edilebilir. Büyük olan çocuğun algıları, farkındalığı daha açık ve yüksek olduğu için kendisini bekleyen süreci düşündükçe kaygılanabiliyor. Bu nedenle de bazı davranışları daha geriye, daha bebeksi olmaya doğru gidebiliyor. Bu kaygıyı ve korkuyu yönetmekte sorun yaşadığı için çocuklara yüklenmek pek doğru bir davranış değil. Eğer çocuk hazırsa, bu süreç kendisiyle paylaşılabiliyorsa, doktoruyla birlikte bu süreci yönetilebildiyse, çocuk da süreç hakkında fikrini beyan edebiliyorsa, gerekirse tarihi kendisi belirleyebiliyorsa sünnet ettirilip, küçük olan çocuk da büyüdüğü zaman tekrar aynı süreç onunla birlikte baştan alınabilmeli.”

Sünneti anlatırken kullanılan yanlış ifadeler kaygıyı artırabiliyor #2

Aileler söylemlerine dikkat etmeli

Sünnet sürecinin aslında bu karar alınmaya başlandığı andan itibaren çocuğa anlatılması gerektiğini ifade eden Aydoğdu sözlerini şöyle sürdürdü: 

“Sünnetin neden olması gerektiği, nasıl bir prosedürünün olacağı ve canının ne kadar acıyacağı çocuğa kesinlikle anlatılmalı. 3-6 yaş dönemindeki çocukların kaygılarını ve korkularını artıran söylemlerden uzak durulmalıdır. Bu söylemlerden dolayı kaygı ve korkular ciddi boyutlara ulaşabiliyor. ‘Hiç canın acımayacak, oldu bitti hiç anlamayacaksın’ denmesi de yanlış çünkü bunlar gerçekçi söylemler değil. Gerçekçi söylemleri çocuğun yaşına ve bilişsel düzeyine göre anlatmak oldukça önemli. Canının ne kadar acıyacağı, bu işlemin ne zaman olacağı, ne kadar süreceği, ne zaman eskisi gibi olacağı gibi detaylar anlatılmalı ve hatta çocuk doktoruyla öncesinde tanıştırılmalı. Doktoru da çocuğa bu süreçle ilgili bilgileri verecektir. Doktoru sürecin ne kadar süreceğini ve nasıl yapacağını ona uygun bir şekilde anlatacaktır. Ancak bu şekilde çocuğun kaygıları kontrol edilebilir ve daha baş edilebilir bir noktaya gelecektir.”

Bu işlemin çocuğun hayatında sadece bir kere olacağı ve bir daha tekrarlanmayacağının da unutulmaması gereken en önemli noktalardan birisi olduğunu belirten Aydoğdu, “Bu durum da çocuğun kaygısını oldukça aşağıya çekecektir. Ülkemizde şöyle bir durum da söz konusu; erkek çocuklarının sünneti yapıldığı zaman bir tören yapılıyor. Sünnet düğününde çocuğa güzel kostümler giydirmek, bir organizasyon yapmak, sevdiği hediyeleri, oyuncakları, paraları ona vermek aslında çocuğun kaygısını azaltmaya yönelik yaklaşımlardır. Bunlar belki pandemi koşullarında biraz daha dikkat edilerek yapılabilir.” diye konuştu.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Başa dön tuşu