Sıvı diyetler yerine sağlıklı detoksları tercih edin

Beslenme ve Diyet Uzmanı Öznur Akgöz, sıvı diyetlerden ziyade bilinçli yapılan detoksların sağlık için daha faydalı olduğunu belirtti.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Öznur Akgöz, detoks adı altında bilinçsiz uygulanan sıvı diyetlerine karşı uyardı. Dyt. Akgöz, sıvı diyetler ile detoks diyetlerinin aynı şey olmadığını belirterek "Detoks diyetler her ne kadar zayıflamaya yönelik bir beslenme şekli olduğu bilinse de aslında zayıflamak için kullanılan bir diyet değildir. Detoks kelimesi detoksifikasyon kelimesinin kısaltılmış halidir. Detoksifikasyon vücutta oluşan toksik maddelerin vücuttan idrar, dışkı ve ter yoluyla uzaklaştırılmasıdır. Bunun büyük bir kısmı insan vücudunda karaciğer tarafından yapılır. Detoksifikasyon metabolizmasında rol oynayan bazı besin ögeleri vardır. Bunlar B grubu vitaminler, C vitamini, dallı zincirli ve diğer bazı aminoasitler ve flavanoidlerdir” diye konuştu.

Bilinçsiz yapılırsa karaciğere hasar verir

Sağlıksız beslenmenin, olumsuz çevre koşullarının, ilaç kullanımının, bazı karaciğer hastalıklarının vücudun detoks mekanizmasını etkilediğine değinen Dyt. Akgöz, şöyle devam etti: "Bu nedenle vücudun detoks mekanizmasını desteklemek için detoks mekanizmasında rol oynayan besin ögelerinin alınmasıyla yapılan diyetler detoks diyetlerdir. Yani detoks diyetler ödem atıcı, yağ yakıcı veya sıvı olarak bilinenin aksine katı ya da sıvı olabilen detoksifikasyon mekanizmasını destekleyen diyetlerdir. Bilinçsiz yapılan detoks diyetleri en başta karaciğer hasarı olmak üzere vücudun birçok sistemini etkileyecek sorunlara yol açmaktadır. Sıvı diyetler ise genellikle düşük kalorili ya da çok düşük kalorili olan şok diyetlerden birisidir. Gün boyunca beslenmede su, meyve ve sebzelerin sıvılaştırılmış halleri, maden suyu ve süt, yoğurt gibi sıvı besinlerin olduğu bir beslenme şeklidir. Diyetin amacı kısa bir zaman zarfında hızlı kilo kaybıdır.”

Önemli olan sıvı değil yağ kaybı

Dyt. Akgöz, bir beslenme uzmanının tavsiyesiyle yapılan detoks-detoksifikasyon diyetinin sağlık üzerinde birçok olumlu etkisi bulunduğunu ifade ederek, "Sıvı diyetler de amaç 1 ayda 10-20 kilo, 1 haftada 5 kilo gibi çok kısa zamanda fazla rakamlarda kilo vermeyi amaçlar. Obezite ya da şişmanlık vücutta yağ dokusunun artışıdır. Yani aslında kilo vermek yağ kaybı olmasıdır. Yağ yakımı da vücutta normal şartlarda çok hızlı gerçekleşen bir süreç değildir. Kilo kaybında önemli olan yağ kaybıdır. Sağlıklı bir kilo-yağ kaybı için sağlıklı bir beslenme şekli izlenmelidir. Bu tarz şok diyetlerin sonucunda kas ve su kaybı oluşmaktadır. Vücutta kas ve su kaybı oluşması istenilen bir durum değildir. Kas kaybı bağışıklık sisteminin zayıflaması, beyin fonksiyonlarında yetersizlik, dikkat eksikliği, depresyon, cilt bozuklukları, saç dökülmesi gibi sorunlara yol açar. Kilo kaybında en önemlisi sağlıklı bir şekilde olmasıdır. Bu da sağlıklı yani yeterli ve dengeli bir beslenme sonucu olmalıdır. Çok yüksek kitlede olan kişiler hariç ayda 4-5 kilo kaybı idealdir. Bu miktarda kayıpta da önemli olan yağ kaybı olmasıdır” diye konuştu.

En fazla 3 gün uygulanabilir

Sıvı diyetleri uygulanırken dikkat edilmesi gereken hususlara da değinen Dyt. Akgöz, "Sıvı diyetler, kişinin sağlık problemleri doğrultusunda hızlı kilo kaybı olması gerektiği durumlarda- örneğin çok yüksek kilolu kişilerde ameliyat öncesi kilo verme- uzman tarafından belirlenen sürede uygulanabilir. Hazımsızlık, ödem, şişkinlik gibi durumlarda en fazla 3 gün boyunca uygulanmalı, tekrar yapılacaksa aradan 1-1.5 ay geçmelidir. Sıvı diyetler yapılırken günlük alınması gereken makro ve mikro besin ögelerini yeterli miktarda karşılanamamaktadır. Bu nedenle birçok kişi tarafından kısa bir süre olarak görülen 1 ay sıvı diyeti uygulanmasında dahi beslenme yetersizliği oluşacağından dolayı vücutta ciddi sağlık problemlerine yol açacaktır. Kısa süreli yapılacağı takdirde yüksek tempoda egzersiz yapmamaya özen gösterilmelidir. Diyabet, hipertansiyon gibi sağlık problemi olan kişiler ile gebe ve emziren kadınlar, çocuklar ve yaşlılar bu tarz diyetlerden kesinlikle kaçınmalıdır” dedi.

Dyt. Akgöz, değerlendirmelerini şu şekilde sürdürdü: "Yeterli miktarda su tüketimi, yeterli miktarda tuz alımı, sodyum içeriği yüksek olan salam, sosis, turşu, salamura besinler, fazla miktarda baharat gibi besinlerin tüketimini azaltmak vücutta ödem oluşumunu azaltmak için yapılabileceklerden bazılarıdır. Herhangi bir sağlık problemi olmayan ve gebe-emzirme döneminde olmayan kişiler de ödem, şişkinlik olduğu durumlarda günde en fazla 2 fincan kiraz sapı çayı, yeşil çay içilebilir. Günlük beslenmeye maydanoz, salatalık, ananas gibi besinler eklenebilir. Vücudun detoks mekanizmasını desteklemek amacıyla optimal beslenme ile günlük beslenmemize brokoli, lahana, soğan, sarımsak, pancar, havuç, kereviz, maydanoz, zencefil, turunçgiller, limon, kırmızı meyveler gibi besinler ve yeşil çay gibi içecekler ekleyerek vücutta oluşan toksinlerin vücuttan atılmasına, bağışıklık ve sindirim sistemimizin işlevlerini daha iyi yapmasına yardımcı olabiliriz.”

Yorumlar

YORUM YAZ