Salgında ruh sağlığını korumanın yolları

"Geldiğimiz duruma bir nevi ruh sağlığı pandemisi bile diyebiliriz" diyen Klinik Psikolog Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu, koronavirüs salgını sürecinde ruh sağlığını korumanın yollarını anlattı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), koronavirüsün neden olduğu hastalığı 'pandemi' ilan edeli neredeyse bir yıl oldu. Koronavirüs pandemisi sürerken bir yandan beden sağlığımızı korurken bir yandan da ruh sağlığımızı da korumamız önemli. Klinik Psikolog Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu, "Dünya Sağlık Örgütü'nün verilerine göre dünya üzerinde 264 milyon kişi kaygı bozukluklarından, 322 milyon kişi depresif bozukluklardan muzdarip. Covid 19 salgının yaşamımızdaki olumsuz etkileri nedeniyle bu sayılarda artış olması beklenir bir durum. Diğer yandan bu tabloya alkol bağımlılığı, yeme bozuklukları, travmatik olaylar sonrası ortaya çıkan stres sorunları gibi sorunları da dahil edersek ruh sağlığı sorunları yaşayan insanların sayısı çok daha artacaktır. Geldiğimiz duruma bir nevi ruh sağlığı pandemisi bile diyebiliriz" dedi.

Psikolojik esenlik

Kurumsal Esenlik Zirvesi'nde konuşan Prof. Dr. Şalcıoğlu, ruh sağlığı yönünden psikolojik esenlik kavramını değerlendirdi. Şalcıoğlu konuşmasında modern dünyada insanların uyku dışındaki zamanlarının yüzde 60'ını çalışarak geçirdiğini ve sanayileşmiş dünyanın iş yerlerinde ruh sağlığı sorunlarının oldukça yaygın görüldüğüne işaret etti. Batı ülkelerinde yapılan araştırmaları özetleyen Şalcıoğlu, 27 Avrupa ülkesinde, çalışanların yüzde 22'sinde iş stresinin ruh sağlığını olumsuz etkilediğini, İngiltere'de her altı çalışandan birinde anksiyete, depresyon, strese bağlı ruh sağlığı sorunu görüldüğünü açıkladı.

Ruh sağlığı sorunlarının çalışanların verimliliğini düşürerek iş hayatında ciddi maddi kayıplara yol açtığını söyleyen Prof. Dr. Şalcıoğlu, "İş yerlerinde stres yönetimi, mindfulness (bilinçli farkındalık, şefkat eğitimleri düzenlenerek çalışan sağlığını destelemek olumlu sonuçlar yaratıyor. Ancak unutmamak gerekir ki ruh sağlığı sorunları geliştirmiş bir kişi bu eğitimlerden sınırlı fayda sağlayacaktır. Anksiyete ve depresyon gibi sorunlar psikolojik ve psikiyatrik tedaviler gerektirir” dedi.

Esenlik kavramının önemini vurgulayan Şalcıoğlu, "Ruh sağlığından bahsedildiği zaman çoğunlukla psikolojik sorunlar ve bozukluklar akla gelir. Oysa; ruh sağlığının tamamlayıcı bileşeninin esenlik olduğu unutulmamalıdır. Tam bir ruhsal sağlığa sahip olmak duygusal, psikolojik ve sosyal esenliğe sahip olmayı gerektirir. Duygusal esenlik mutluluk, olumlu duygular yaşama, haz almayı barındırırken, psikolojik esenlik bireyin yaşamın anlamı ve amacına dair bir anlayışla seçtiği doğrultuda kendi potansiyelini gerçekleştirmek için çaba göstermesini içerir. Sosyal esenlik ise kişinin toplumsal yaşama katılımı ve toplumun bir parçası olmasıdır" ifadelerini kullandı.

Ruh sağlığını korumanın yolları

Tam bir ruh sağlığına sahip olmanın psikolojik sorunlardan arınmış ve esenliğe erişmiş olmakla mümkün olduğunu belirten Şalcıoğlu, yaşamın farklı alanlarında bize yön verecek "değerler” benimsemenin ruh sağlığındaki önemini vurguladı. "Değerler, yaşamda bulduğunuz anlam, olmak istediğiniz kişi, yaşamınızın ardından bırakmak istediğiniz izdir. Örneğin, İyi bir ebeveyn olmak, iş yaşamında katkılarıyla fark yaratmak değerlere örnektir” diyen Şalcıoğlu, bazı tavsiyelerde bulundu.

- Öncelikle yaşamınızı anlamlı kılan ve ona yön veren değerlerinizi tanımlayın.

- Gündelik yaşamınızı ve davranışlarınızı benimsediğiniz değerleri temel alarak yönlendirin.

- Gündelik yaşam içinde değerlerinizle uyumlu eylemlere farkındalıkla girin.

- Duygu ve düşünceleriniz süreçte size engel oluşturabilir. Bu iç engelleri anlamaya ve aşmaya yönelik çözümler üretmeye çalışın.

Yorumlar

YORUM YAZ