Psikiyatrist Dr. Bahar Tezcan, ilişkilere bambaşka bir mercek tutuyor

Psikiyatrist Dr. Bahar Tezcan, Terapi Odasında İyileşen İlişkiler adlı kitabıyla insana dair tüm ilişkilere mercek tutuyor.

Aslında farkında olmadan pek çok ilişkiye dahil oluyoruz yaşamımızda. İş arkadaşlarımız, yakın arkadaşlarımız, ailemiz, eşimiz, sevgilimiz, belki her gün önünden geçtiğimiz için sadece başımızla selamladığımız esnafla… Peki ne kadar biliyoruz bu insanların içini? Acılarını ya da sevinçlerini ne kadar paylaşıyoruz? İşyerinde biri bir şeye fazla tepki verdiğinde bunun aslında bambaşka bir konuyla ilgili olduğunu, belki de çocukluğundan beri yanında gölgesi gibi gezdirdiği travmalarının onu boğmak üzere olduğunu düşünüyor muyuz hiç? Ya da çok ufak bir şey bizi saatlerce ağlatabiliyorsa bunun geçmiş travmalarımızla ilgisi olabileceğine ihtimal veriyor muyuz? Çözmeye çalışıyor muyuz yaşadığımız hisleri? Geçmişi geçmişte bırakmayı başarabiliyor muyuz yoksa bunu yaptığımızı zannederek bir şeyleri sadece halının altına mı süpürüyoruz?

Unutulmaya yüz tutmuş hisler...

"Geçmiş ancak onu anladığımız, bize neler olup bittiğini görebildiğimiz zaman geçmişte kalabiliyor.”

Psikiyatrist Dr. Bahar Tezcan da Terapi Odasında İyileşen İlişkiler adlı kitabıyla aslında sadece kadın-erkek ilişkisine değil, insana dair tüm ilişkilere mercek tutuyor. Yedi farklı vakanın yer aldığı bu kitapta bambaşka insanların yaşamlarını gözlemleme, geçmişe yolculuk etme ve bir şeyleri çözümleme fırsatı sunuluyor. Yazar, vakaları anlatırken öte yandan durumları da değerlendirip çoğu insanın çaresiz hissettiği arayışlarda yeni yollar seriyor önlerine ve olaylara bambaşka açılardan bakılmasına yardımcı oluyor. Her vakanın sonunda ise ümidin daima ceplerde olduğunu anımsatıyor. Cümleleriyle ilişkilerde unutulmaya yüz tutmuş hisleri getirip yerleştiriyor zihinlere:

"Bir ilişkide sevgi ve emek varsa; şiddet, istismar yoksa umut da hep vardır.”

"Bağ kurabilmek bir ilişki adına daima umut edebilmektir.”

Terapi Odasında İyileşen İlişkiler akıcı dili, dingin üslubuyla okurların kalplerine dokunurken ferahlamalarını sağlıyor. Çünkü yazar, okuruna terapi odasının kapılarını ardına kadar açıyor; okura da yıllardır yanında gezdirdiği yükleriyle girdiği bu kapıdan, yaşadıklarını anlamlandırıp arınmış hissederek çıkmak kalıyor.

"Her acıyı geçiremeyiz ama acının kaynağını bulup onunla baş etmeye çalışabiliriz.

Kişi duygularıyla yüzleştiğinde ise daha insancıl, derin, tatminkâr, anlamlı bir hayat sürebiliyordu.”

Yorumlar

YORUM YAZ