Öykü sevenlere özel 10 kitaplık özel seçki

10 kitaplık özel bir seçki ile sürükleyici, eğlenceli ve duygu yüklü hikaye dünyasında harika bir yolculuğa ne dersiniz?

Sürükleyici, eğlenceli, renkli ve duygu dolu öykü dünyasında yolculuklara çıkmayı seven okurlar için 10 kitaplık harika bir kitap seçkisi hazırladık.

Ben Orada Değildim Üstelik Siz de Yoktunuz

Burak Aksak

Belki de hayat, bir şeylere yetişmeye çalışırken kaçırdığımız anların toplamıydı. Bir durup düşünsek yaşamın sırrına erecektik belki. Yahut kafayı sıyıracaktık kendimizi dinlemekten. Caddelerde gezinirken üzerimize üzerimize gelen insan selinde boğulmamak için saptığımız ara sokak denize çıkacaktı da, "Oh be,” diyecektik, "dünya varmış.” Hayatın kıymetini anlayacaktık iki deniz gördük diye. Sonra biz ne olduğunu idrak edemeden yol uzadıkça uzayacaktı da kendimizi bırakamayacaktık bir kenarda. Düşüncelerimiz, duygularımız, aşklarımız, ümitlerimiz ile yürüyecektik. Heyecan mı? Kim kaybetmiş ki biz bulalım heyecanı? Ümidimiz yeter bize. Hiç bilmediğimiz yerlere girecek, varlığından bile haberdar olmadığımız hayatlara dahil olacaktık. Görmezden geldiklerimizle göz göze gelecektik. Duymak istemediklerimizi bağıracaktı şehir. Karşılaştığımız durumlar bizi bazı bazı güldürürken bazı bazı içimizi titretecekti. "Ah be,” derken bulacaktık kendimizi.

Burak Aksak'ın kaleme aldığı öykülerden oluşan Ben Orada Değildim Üstelik Siz de Yoktunuz'u okurken İstanbul'u bir binanın çatısından seyrediyor hissine kapılacak, birbirinden farklı karakterlerle oturup uzun uzun sohbet etmek isteyecek, daha önce kaçtığınız, görmezden geldiğiniz her şeyle yüzleşeceksiniz!

Gelirken Ekmek Al

Şermin Yaşar

Kitapta yer alan birbirinden farklı 18 hikaye bulunuyor. Hepsi de üzerinde yaşadığımız bu coğrafyadan izler taşıyan bilindik fakat düşündürücü ince nüanslar ile çevrili hikayeler. Sırası ile hikaye isimleriyse şöyle; Gelirken Ekmek Al, Diğer Müjdatlar Gibi, Kız Kim?, Yine Muazzez, Bize Bi' Çay, Barıştık, Sıcacık, Olanlar Oldu, Topuğumuz, Çıkmaz Demeyin, Aşk Olsun, Babam Yüzünden, Tüh!, Armağanın Hediyesi, Nihat ve Teselliperver Cemiyeti, Pekmez ve Aklımda.

Tüm bu hikayeler arasında ağıt niteliği taşıyan öykülerden tutun da korku ve gerilim, aşk, hüzün ve güldüren anlatılar da yer alıyor...

Kesin Temassızlık Var!

Onur Gökşen

Dedem –herhalde üzüntüsünden– sigarası biter bitmez paketten bir sigara daha çıkardı, o sırada Mert geldi balkona. Kafasına banyo havlusunu sarmış, sadece gözleri gözükürken elindeki oklavayı döndürüp saçma sapan hareketler yapıyordu. Dedem küçük torununu o halde görünce büsbütün kahroldu, tek laf etmeden sigarasını yaktı. Üzüntüden o kadar derin bir nefes çekti ki, sanırım duman kalın bağırsaklarına kadar gitti. Kardeşimden umudu kesmiş olan dedem bana dönüp, "Sen bu çocuk kadar salak değilsindir umarım” ses tonuyla, "Sen neler yapıyorsun bakalım Onur?” diye sordu.

Onlar'ın Öyküsü

Ömür Sabuncuoğlu

Herkesin bir öyküsü vardır bu hayatta…

Bazısını yaşarız, bazısını izleriz, bazen de okuruz. Mesleklerinin zirvesindeki isimler Onlar'ın Öyküsü'nü kaleme aldı bu kitapta. Bir de şiirimiz var. Okuyamayan kız çocuklarımız için yazdılar. Şu an elinizde tuttuğunuz ve aldığınız her kitap, o kız çocuklarımızın eğitimi için kullanılacak.

Ajda Pekkan: "Sessizlik”

Arzum Onan: "İki Zeynep”

Belçim Bilgin: "Işık Çocuklar”

Bergüzar Korel: "Mucizenin Adı: Babam”

Demet Evgar: "Ben Kim miyim?”

Fatma Girik: "İşte Benim Sevdam”

Monik İpekel: "Yaşı Küçük Kalbi Büyük”

Nazlı Çelik: "Mehmet”

Nebahat Çehre: "Ülkemin Acı Gerçeği”

Ömür Sabuncuoğlu: "Canım Ağabeyim”

Sıla Gençoğlu: "Tomurcuk”

Songül Öden: "Baykuş”

Şükran Ovalı: "Kilitli Dolap”

Bu yazıları kaleme alan tüm isimler, bugüne değin güzel davranışlarıyla, başarılarıyla ve iyilikleriyle hep hayatlarımıza dokundu. Umarım bizi bir araya getiren bu saf ve iyi enerjimiz, o minicik kalplerin hayatına da aynı güzellikte dokunur.

Aşkın Kursağında Kalan

Sinan Tuzcu

…Aşk bazen sadece biter.

Kursakta izi kalır.

Her hikaye kendi gerçekliğini içinde saklar. Yazarken hayal gibidir, okurken gerçeğin ta kendisidir. Herkesin bir hikâyesi vardır; eksik ya da yarım kalmış, başlamadan bitmesi gerekmiş… Canı yanıp susulmuş, kan kusup kızılcık şerbeti denilmiş. Kimi hayatı teğet geçip ölümle sınanmış, kimi "hasretinden prangalar eskitmiş”… Hikâye bu ya; sonunda herkes eksik kalmış, tamamlanmamış duygular, yaşanamamış aşkların diyarında kursakta kekremsi bir tat bırakmış.

Bu kitapta okuduğunuz hikâyeler gibi... İyiliğin ve kötülüğün ortasında kalanları, hayata tutunamayanları, tutunup düşenleri, yel değirmenlerine karşı Don Kişot olmayı, hayatta kalmak için acımasız davranmayı, bazen de kendini yok saymayı elinizde tuttuğunuz Sinan Tuzcu'nun Aşkın Kursağında Kalan kitabında okuyacaksınız.

Sinan Tuzcu, Böcek romanının ardından hayata dair hikâyeleri anlattığı bu kitabında Türkiye'nin gerçekliğine de ayna tutuyor. Kitap; zaman, mekân, olaylar, karakterler farklı olsa da hayata dokunan herkesin hikâyesini konu alıyor…

Son Kuşlar

Sait Faik Abasıyanık

"Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da, bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Ada 'nın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.”

"Haritada Bir Nokta” adlı öyküden.

Sırça Köşk

Sabahattin Ali

Sabahattin Ali'nin 1944-1947 yılları arasında yazdığı hikâyelerden derlediği Sırça Köşk, hayatını altüst eden, kendisini ölüme kadar götüren o keskin devrede yaşadığı ve hayatını şiddetle etkilemiş olayları da yansıtmaktadır.

Ayrıca Sinop Cezaevi'nde karşısına çıkan mahkûmun başından geçenler gibi Rıfat Ilgaz'ın emniyetteki bir sorgusu da bu hikâyelere girmiştir. Sırça Köşk'te biyografik ve otobiyografik parçalarla yazarın kendine döndüğünü söylemek yanlış olmaz.

Sarıyaz

Mahir Ünsal Eriş

Mahir Ünsal Eriş altı yıl aradan sonra yeniden okurların karşısına çıkıyor. Aynı olayın etrafında dönen ve birbirine bağlanan sekiz öyküden oluşan Sarıyaz'da, yine küçük bir kıyı şehrindeki sözümona sıradan insanların dünyalarına ışık tutuyor. Onların aşklarına, hüsranlarına, isyanlarına, hezeyanlarına, kalp yaralarına ve her şeye rağmen hayata tutunma çabalarına tercüman oluyor… Her zamanki sakınmasız, dürüst ama merhamet dolu, hayat dolu tavrıyla. Her zamanki gibi sokağı dillendirerek…

Çocukluğun Soğuk Geceleri

Tezer Özlü

Tezer Özlü'nün bu ilk romanı, yaşamın yalnızca başlangıcını oluşturmakla kalmayan, sürekli dönülen, belki de hiç çıkılamayan çocukluğu yansıtıyor. Yetişkinlerin, topkı çocukluğa olduğu gibi, farklılığa'da aman vermeyen dünyasına karşı yazar anıların çoplak gerçekliğine sığınıyor.

Galata'nın Tembel Martısı

Behiç Ak

Güneşi Bile Tamir Eden Adam, Pat Karikatür Okulu ve Kedilerin Kaybolma Mevsimi ile her yaştan okurun belleğinde silinmez bir yer edinen Behiç Ak, "gülümseten öyküler”inin yedincisinde, kentlerde insanların öteki canlılarla bir arada yaşayabilmeleri, onların yaşam hakkına saygı göstermeleri üzerine düşündürüyor. İstanbul'un tarihsel simgelerinden Galata Kulesi'ni merkez alan öykü, mahalle kültürünü yansıtırken, sosyal sorumluluğun küçük bir toplulukta nasıl filizlendiğini de anlatıyor. İletişimi kolaylaştıran teknolojik olanakların, bir yandan insanı nasıl yabancılaştırdığına, bilgi kirliliğine yol açtığına ve sosyal paylaşım ağlarının "sanallığına” da değinen öykü, eşsiz bir kent masalı.

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.

Yorumlar

YORUM YAZ