Nisa Yıldırım’dan kadına şiddetin bir başka boyutu: Epidemik Eros

Nisa Yıldırım ile kadına şiddeti mizah ve mücadele boyutuyla ele aldığı ilk kitabı Epidemik Eros ve yazarlık yolculuğu hakkında keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Bilgisayar bilimlerinden televizyon ve internet yayıncılığına ve senaristliğe kadar birçok alanda farklı görevlerde yer alan Nisa Yıldırım, kadına şiddeti bambaşka bir boyutta ele aldığı ilk kitabı Epidemik Eros ile karşımızda.

Kariyerine birçok farklı eğitim ve görev sığdıran Nisa Hanım, yazarlık konusundaki kesin ve net görüşünü, "Yazarlık meslek değil, o yüzden kalıcı olmasında sakınca yok." sözleriyle ifade ediyor.

Yeni kitap sürprizlerini de veren Nisa Hanım ile sohbetimizi aktarıyorum. Keyifli okumalar...

Yazarlık meslek değil, kalıcı olmasında sakınca yok

- İsminizi, ilk kitabınız Epidemik Eros ile duyduk. Bize kendinizden söz eder misiniz?

83 yılında doğdum. Yetişkin olduğum ilan edilen yaşta hayatımı "ne” olarak geçirmek istediğimden emin değildim. Bu yüzden alanımın dışına çıkamayacağım meslekler edinmekten uzak durdum. Bilgisayar üzerine eğitim aldım, dijital tasarım, televizyon ve internet yayıncılığında çalıştım. Sinema her zaman en yakın olduğum sanat dalıydı. Aile büyüklerim arasında çok sayıda eğitimci var, belki bu nedenle okuldan fazla uzak kalamamış olabilirim. Eski bir sayısalcı olarak iletişim dalı da hep ilgimi çekmiştir. Sinema ve medya alanında doktora derecesi aldım yakın zaman önce. İki yıl önce çektiğim bir kısa filmim var. Bir yandan yazmaya devam ediyorum. Yazarlık meslek değil, o yüzden kalıcı olmasında sakınca yok.

- Yazmaya nasıl başladınız? Yazmak size ne ifade ediyor? Yazmak haricinde çalışmalarınız var mı?

Kurmaca yazmaya senaryo ile başladım. Fakat yazarı kısıtlayan sınırları var senaryonun. Akademik metinler de üretmem gerekiyor yıllardır. Bu ikisine kıyasla yazana çok büyük özgürlük tanıyor olması beni roman yazmaya itmiş olabilir. Aslında bu niyette değildim. Son birkaç yıldır keşfettim bu alanı, çok da mutluyum bu durumdan. Halihazırda çalışmalarını sürdürdüğüm bir araştırma kitabım var.

Başkalarını gözlemlemek daha çok ilgimi çekiyor

- Konu seçimini nasıl yaptınız, bir hikayesi var mı?

Özellikle kadın dayanışması temalı bir roman kaleme almalıyım diye düşünerek başlamadım. Sizden çıkacak olanı maruz kaldığınız gündem belirliyor büyük ölçüde. Kendime odaklı da değilimdir yazarken. Başkalarını gözlemlemek daha çok ilgimi çekiyor.

- Kadına dair ülke gündeminde söylenenler, sosyal medyada konuşulanlar düşünceleri şekillendirecek boyuta geldi. Siz de aslına bakıldığında sert ve acıklı olan bir hikâyeyi özünü kaybetmeden oldukça yumuşak şekilde aktarıyorsunuz. Yazarken nasıl bir yol izlediniz? Kitapta yer alan karakterlerin ilhamı gerçek hayattan mı? Sizin çevrenizde böyle kadınlar var mı?

Yakın çevremde değilse bile yaşadığım şehirde, ülkede bu kadınlarla yan yanayız. Öldürüldüğünü duyduğumuz bir kadınla bir gün önce sokakta göz göze gelmiş olabiliriz. Evlilik içinde psikolojik, ekonomik ya da fiziksel şiddet görmeyen kadınların sayısının sandığımızdan daha fazla olduğuna eminim. Erkeklerin iktidarlarını korumak için bu kadar vahşileşmelerini aklımız almıyor.

- Okuyuculardan aldığınız geri dönüşler var mı? Genel değerlendirme nasıl? Sizin özellikle aklınızda kalan bir geri dönüş var mı?

Çok yeni buluşmuş olsak da geridönüşler almaya başladım. Sosyal medyada, kitap okunduktan hemen sonra yapılmış şöyle bir yorum gördüm: "Şu an içimde hüzün var, mutluluk var, nefret var, cesaret var... Hangisi daha baskın bilemiyorum.” Bu benim için çok değerli bir geridönüş mesela.

Kitabın adı hikaye henüz kağıda dökülmeden belliydi

- Kadına şiddet konusunun görselleştirilmesi her daim beraberinde tartışmaları getirdi. Örneğin markaların Kadınlar Günü reklamlarında gözleri makyajla morartılmış kadın görselleri epey tartışıldı. Bu türde görsellerin kadınlara güç vermekten ziyade bir plastiğe hapsettiğinin altı çizildi. Sizin kitabınızın kapağında yer alan fanusların içlerinde hapsedilmeye çalışan, başkaldıran kadın figürleri görüyoruz. Siz bu konunun görselleştirilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yakın geçmişte yapılan bu çalışmalar tabii ki iyi niyetli olmuştur fakat işlevi tartışılır. Ben kurban rolünün altını çizen hiçbir çalışmanın işe yarayabileceğini düşünmüyorum. Aksine, cesaret vermeyen eylemlerin mücadelelere zarar verdiği bir gerçek. Sanırım bunun farkına varıldı. Günümüzde kadınlara ne kadar güçlü olduklarını hatırlatan, boyun eğmek zorunda olmadıklarının altını çizen işler daha görünür olmaya başladı. Kitabın kapağına gelecek olursak, benim çok beğendiğim bir tasarım oldu. Domestik bir hayatı da çağrıştıran fanuslar için, kadını eve ait gören, kamusal alandan uzaktan uzak tutmaya hevesli ilkel kafaların inşa ettiği hapishaneler diyebiliriz. Tabii ki kadınlar daha fazla orada kalmaya niyetleri yok.

- Kitabın adının bir hikayesi var mı?

Kitabın adı hikaye henüz kağıda dökülmeden belliydi. Bir anda ülke çapına yayılan, toplumsal histeri benzeri bir duruma referans veren bir isim olsun istedim.

- Sizin yazarken amacınız neydi?

Ben gerçeküstü gibi görünen bir durumun aslında ne kadar gerçek olduğunu göstermeyi amaçladım. Ve finali tek çözüm noktası olduğunu düşündüğüm yere taşıdım. Kitapta asıl mekân küçük bir kasaba olsa da, yaşanan olayın ülke çapında gerçekleştiğini en başından itibaren biliyoruz. Kasabadaki ana karakterlerimiz ise aynı kaderi paylaşan farklı sosyal tabakalardan kadınlar. Özetle gerçek hayatta olduğu gibi, kitapta da kadın olmakla tek başına yeterli bir sebep tehlikede olmak için.

- Yeni projeniz olacak mı, bizi neler bekliyor?

Okurla buluşmayı bekleyen bitmiş bir roman projem var. Son halini verdiğimde yayına hazır olacak, çıkış tarihini çalıştığım yayınevi belirleyecektir. Onun dışında Denizbank İlk Senaryo yarışmasından birincilik aldığım bir uzun metraj senaryom var, ilerleyen zamanda film projeleri olabilir. Bir yandan yazılmayı bekleyen, notları bir yerlerde biriken başka roman veya senaryo fikirleri var. Bunları paylaşırken kişisel tercihlerden çok, doğru zamanı göz önünde bulundurmak gerektiğine inanıyorum.

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.

Yorumlar

YORUM YAZ