Medcezir'in yakışıklısı gerçek hayatta yazar

Medcezir dizisinde oynadığı Kenan rolüyle geniş bir hayran kitlesine sahip olan Ali Aksöz meğerse yazarmış.

Medcezir dizisinin 'Kenan'ı Ali Aksöz özel hayatına dair pek çok bilinmeyeni 'Cosmopolitan'a verdiği röportajda açıkladı.

Aslında yazar olan yakışıklı oyuncunun şu şıralar tamamlamakta olduğu bir romanı var.

Aktörlüğe ilgisi olmadığını söyleyen Aksöz'ün oyunculuk serüveni de zaten tesadüflerle başlamış.

İşte röportajın tamamı...

Hakkınızda araştırma yaparken meslek olarak oyuncudan önce yazar kelimesine rastladık. Biz sizi aktör biliyorduk oysa ki.

Çok küçük yaşlardan beri yazıyorum. Önceleri kendime saklıyordum yazdıklarımı. Sonra dergilerde yayımlanmaya başladı. Bu arada hikayeler yazıyordum sürekli. 'Lost Library' adında internet sitesi kurdum. Orada köşe yazıları ve hikayeler yazmaya başladım. Site bir senede çok büyüdü. Hatta dünya çapında yer altı şöhreti elde etti. Genelde anılarımı yazıyordum. Fakat şu anda hem doktora tezi hem aktörlük buna balta vurdu. Bir romanım var. Basacağım ama henüz bitmedi, bekliyor. Önce tezi bitirmeli, hayatımı düzene sokmalıyım. Bu dizi işi biraz sürpriz oldu.

'Aktörlüğe ilgim yoktu'

Diziye nasıl katıldınız?

Hep teklif alıyordum ama karşı koyuyordum. Yüzümün değil, ismimin şöhret olmasını istiyordum. Yazarın ihtiyacı olan kaybolabilme becerisini baltalar gibi geliyordu bu. Yoksa insanlardan hoşlanmadığım için değil.

Yazdığınız roman ne hakkında?

Bir dönem romanı. Aslında ben dönem romanları okumayı sevmem ama hikaye mecburen bu dönemde geçmek zorunda. İstanbul'da geçiyor. Psikolojik bir roman. İçinde fantastik öğeler de var. Hikaye başını alıp başka yerlere gitmezse şimdilik plan bu.

Ne okuyorsunuz?

Beykent Üniversitesi'nde sinema televizyon doktorası yapıyorum.

Oyunculuk nasıl girdi devreye?

Oyunculuk aslında profesyonel anlamda düşündüğüm bir şey değildi. Benim jenerasyonumda her genç Spielberg ya da Arnold Schwarzenegger filmi izlerken, "Terminatör'ün yanında ben olsam, iki el de ben ateş etsem” diye düşünmüştür mutlaka. Küçükken film çekerdim. El kameralarıyla fantastik, korku, karete filmleri falan çekerdim. Onun dışında aktörlüğe ilgim yoktu.

Dizinin temposu yoğundu; sezon finali yaptı. Bu kadar yoğunluktan sonra boşluğa düşmeyecek misiniz?

Tatil yapacağım. Güneş altında yatacağım, yüzeceğim ve kitap okuyacağım. Bol bol kahve ve bira içeceğim.

Şiddet ilgimi çekiyor

İlgilendiğiniz konular arasında 'Tehlikeli meseleler' diye bir madde var. O nedir?

Hassas bir konu; şiddet konusu benim için hem rahatsız edici hem cezbedici. Hayatımda şiddetten hiç kaçmadım. Şiddeti tasvip etmiyorum ama çok ilgimi çekiyor. Öfke, nefret, cinayet, katliam, bom-balama, bıçaklama neden oluyor? Bunları inceliyorum.

En büyük korkunuz nedir?

Ailme çok bağlıyım. Benim için en kötü şey annemi ya da babamı kaybetmek olur.

'Güçlü kadınlar hep beni çekmiştir'

Kendinizden yaşça büyük bir kadınla olur muydunuz?

"Birlikte olur muydunuz”u tanımlar mısınız?

Tek gecelik ya da uzun ilişki gözüyle bakabilirsiniz.

Yaşı benim için hiç önemli değil ki... Birlikte kendinizi nasıl hissettiğinizle alakalı bir şey. Zaten çok çocuksu, çok şımarık, muhtaç kadınlardan hoşlanmam. Güçlü kadınlar hep beni çekmiştir. Başarılı, eğitimli, hedefleri olan, sağlıklı kadınlardan hoşlanıyorum. Yaşı önemli değil yani. Güzel olması da önemli tabii.

Peki aşkta mantık var mıdır sizce?

Aşkı nasıl yaşamak istediğinize bağlı. Önünüze bir tülbent bağlayıp kendinizi bir boşluğa bırakmak istiyorsanız mantık aramanıza gerek yok. Ama eninde sonunda çarpacağınızı da hesap etmelisiniz. Mantık aramıyorsanız sonucuna katlanmalısınız. Ama "Üzülmek, yıpranmak istiyor muyum”, "Bıçaklanmak istemiyorum?” diye düşünüyorsanız belli miktarda mantık aranması gerekir. Bulur musunuz, onu bilemem.

Aşık olduğunuzda neler değişir?

Her şey farklı bir boyut kazanıyor. Uyandığın zaman senin için özel biriyle aynı dünyaya uyanmak ya da onun bir yerlerde bir şeyler yaptığını bilmek... Ufak bir şey dahi olsa sanki heyecanlı bir şey yapıyormuş gibi hissediyorsun.

ABD'de de bulunmuşsunuz. O nasıl oldu?

İki sene New York'ta yaşadım. Amerika'ya gitme sebebim doktora yapmaktı. Pulitzer ödüllerini veren Columbia School of Journalism'e başvurdum. Para almadan birkaç iş yaptım. Devamı gelemedi çünkü krizin tam vurduğu zamanda gitmiştim oraya. Doktora olmadı. New York Film Akademisi'nde senaryo eğitimi aldım. Burada sinema-TV bölümü açıldığı haberini aldım ve gelip başladım. Gidişattan da memnunum.

'Daha çok köpek balığıyım'

Kaç doğumlusunuz?

7 Mart 1979'da doğdum.

Balık burcusunuz yani...

Daha çok köpek balığıyım! Balığın iyi yönlerini taşırım, kötü yönlerini törpülemek içinse çok uğraştım.

Kötü yönleri nedir?

Duygularına çok fazla kapılırmış. Aslında burçlarla çok ilgilenmiyorum ama kendi burcum olunca hayatımın bir döneminde dönüp "Ben neymişim” diye okumuşumdur. Çok duygusal olur ya balıklar; incinmeye müsaittir, biraz sulugözlüdür. Ben öyle değilim.

Balık erkeği kadınlardan daha zordur derler...

Ama balık erkeği dünyanın en iyi aşığıdır.

Japonca biliyormuşsunuz.

O nereden çıktı? Artık biliyorum diyemem çünkü pratiksizlikten başa döndüm. Japon kültürünü çok seviyorum.

Yorumlar

YORUM YAZ