Kobe Bryant kimdir

Basketbolu sevdiren, onu bir yaşam tarzı olarak hayatına adapte eden, uzun yıllar Los Angeles Lakers’te forma giyen ‘Black Mamba’ lakaplı Kobe Bryant’ın hayat hikâyesidir…

Kobe Bryant! Namı diğer Black Mamba! Basketbolun, potaya sayı atmaktan çok daha fazlası olduğunu yaşayarak anlatan, hissettiren adam! Çoğu zaman spor yazarları, onu hep Michael Jordan'la karşılaştırdı. Çok hızlı sayı üretebilme özelliği ile hep parladı. En bilinen özelliği ise, kendi şutunu yaratabilmesiydi. Sahada adeta devleşiyordu. Yaptığı işte en iyi olması ile bir ilham kaynağıydı. Şampiyonluklarla dolu bir hayat yaşadı…

Ve 26 Ocak'ta, bindiği helikopterin düştüğü haberi geldi. Kobe, kızı Gianna ile hayata veda etmişti.

Şimdi tüm cümleler, Kobe'in yoluna parlak taşlar döşesin.

Ruhun şad olsun, Black Mamba!

Kobe Bryant öldü. Kobe Bryant kimdir? - biyografisi

Çocukluğu

Kobe, 23 Ağustos 1978'de, Philadelphia'da, Pam ve Joe Bryant çiftinin üç çocuğundan en küçüğü olarak dünyaya geldiğinde ailesi, ona "Kobe Bean” adını verdi. Bu ismin ilginç bir hikâyesi vardı. Kobe'nin doğumuna birkaç ay vardı, ailesi Philadelphia'daki "Kobe” adlı Japon restoranına gitmişti. Menüde Kobe bifteği ilgilerini çekti ve babası sipariş verdi. Çok lezzetliydi. Üstelik burada o kadar güzel vakit geçirmişlerdi ki, oğullarına Kobe adını koymaya karar verdiler. İkinci adı olan Bean de yine babasından geldi. Joe, Pensilvanya'da eski Philadelphia 76ers oyuncusuydu ve hızından dolayı ona, 'Jellybean' lakabını takmışlardı. Bu iki hikâye çocuklarına isim oldu: Kobe Bean!

Kobe, basketbol oynamaya başladığında 3 yaşındaydı. Nihayetinde babası profesyonel basketbolcuydu. Shaya ve Sharia adında da iki kız kardeşi olan Kobe, eski NBA oyuncusu John 'Chubby' Cox'un da, anne tarafından yeğeniydi. Babasının, bir takımda oynamaya başlaması sebebi ile Kobe, 6 yaşındayken ailecek İtalya'ya yerleştiler. Akıcı bir şekilde İtalyanca ve İspanyolca konuşmayı burada öğrenmişti. Ayrıca basketbolun yanında AC Milan takımına duyduğu ilgi ile futbol da oynamaya başlamıştı. Milan, onda bir tutku olmuştu. En sevdiği oyuncu, Marco van Basten'di.

Çocukluğunun önemli bir bölümü burada geçecek, futbolu gerçekten çok sevecek, formalarını ve atkılarını hep saklayacaktı. 1991'de Philadelphia'ya döneceklerdi…

Kobe, yıllar sonra yaptığı bir açıklamada burada olmakla ilgili şöyle diyecekti: "İtalya'da kalsaydım, futbola devam edip profesyonel olurdum.” Kobe, ne istediğini bilen bir çocuktu. Şartlar onu yönlendirdikçe aldığı yolda hamurunu lezzetli yoğurmasını bilmişti…

Kobe Bryant öldü. Kobe Bryant kimdir? - biyografisi

Eğitimi ve basketbola ilk müthiş adım

Kobe, 1991'de, Lower Merion Lisesi'ne başladı. Aynı zamanda lisenin basketbol takımına da seçilmişti. Basketbol hayatının merkezine yerleşmeye kararlı gibiydi. Babası ile de sahada karşılaştı. Onu ilk kez yendiğinde, 16 yaşındaydı. Daha sonra bu maçtan bahsederken şöyle diyecekti:

"Gayet sert bir maç oldu. Bana karşı fiziksel üstünlüğünü kullanmaktan çekinmedi. Hatta dudağım bile yarılacak gibi oldu.”

17 yaşında girdiği SAT sınavından 1080 aldı. Bu çok iyi bir puandı, en iyi kolejlerden birine girmesi gerekirdi. Ancak Kobe, tercihini basketboldan yana kullandı. Lisede Wilt Chamberlain'in 4 yıllık toplam sayı rekorunu kırmıştı. 1996 NBA Seçmeleri'ne katıldı. Charlotte Hornets tarafından, 13. sıradan seçilmişti. Seçmeler öncesinde yapılan hazırlık çalışmalarında Kobe, bütün dikkatleri üzerine çekmeyi başarmıştı. Öyle ki, potansiyelini fark eden Lakers Genel Menajeri Jerry West, Kobe'nin çalışmasının bugüne kadar gördükleri arasında en iyilerinden olduğunu söylüyordu. Bunun için Vlade Divac ile Kobe'yi takas etti. Kobe, Los Angeles Lakers'ta basketbol oynamaya başlamıştı…

Seçmelere katılan oyuncunun, kurallara göre seçmelerin yapıldığı gün en az 19 yaşında olması gerekiyordu. Kobe ise, 18 yıl, 2 ay, 11 günlüktü. Müthiş bir başarı yakalamıştı ve 18 yaşında NBA'ya katılan ilk genç oyuncu oldu. Aradan bir yıl geçtiğinde ise Kobe, NBA'daki En İyi Genç Basketbol Oyuncusu seçilecekti…

Liseden sonra direkt basketbol yaşamı böylece başlamıştı. Bir zaman Kobe'nin, Duke'ye gideceği bir efsane gibi dilden dile dolaşmaya başladı. Kobe ise, böyle bir durumda North Carolina'yı tercih edeceğini söyleyerek bu efsaneye açıklık getirdi. Ama efsane gerçek olsaydı, Kobe, Vince Carter ile oynayacaktı.

Kobe Bryant öldü. Kobe Bryant kimdir? - biyografisi

(Shaquille O'Neal ile)

İlk maç ve sonrası

Kobe, Lakers'teki kariyerine 8 numara ile başladı. Çünkü Adidas ABCD kampında Kobe'nin numarası 143 idi ve bu rakamların toplamı da 8 ediyordu. Lisedeki basketbol kariyeri boyunca 33 numara giyen Kobe, 2006'da 24 numaraya geçene kadar, 8 numaralı forma ile attı sayılarını…

Ligdeki ilk maçında Minnesota Timberwolves'ın karşısında ve sadece 6 dakika sahadaydı. Maçı, 1 ribaund, 1 top kaybı ve 1 faul ile tamamladı. Ligdeki ilk sayısını ise, bir sonraki maçta New York Knicks'e karşı attı. 4. maçında da, Toronto Raptors karşısındaydı. Bu kez sahada 17 dakika kaldı ve 10 sayı attı. Bu aynı zamanda Kobe, ilk kez çift haneli sayılara ulaşmış demekti.

28 Ocak'ta Dallas Mavericks maçında Kobe, 12 sayı attı. Bu maçın bir özelliği vardı. Kobe, sahaya ilk 5'te çıkmıştı ve NBA tarihinde, 18 yıl, 5 ay, 5 gün ile en küçük yaşta sahaya ilk 5'te çıkan oyuncusuydu.

Kariyerinin en yüksek skoruna 8 Nisan'da, Golden State Warriors karşısında ulaştı. 25 dakikada 8/7 ikilik, 3/2 üçlük ve 7/4 faul atışı ile 24 sayı attı. Çaylaklar All Star maçında ise, doğu takımına karşı 31 sayı atmıştı ve bu organizasyonda Slam Dunk şampiyonluğuna ulaşan en genç oyuncu oldu. İlk sezonda Kobe, 25 maçta 10 sayı, 4 maçta 20 sayı barajını geçmişti. 71 maçta, 6 kere ilk 5'te çıkıp, 15.5 dakika oyunda kalma ve 7.6 sayı ortalaması ile ilk sezonu kapattı. Ligin en iyi ikinci çaylak 5'ine seçilmeyi de başarmıştı…

Kobe Bryant öldü. Kobe Bryant kimdir? - biyografisi

Rap müzikle de ilgiliydi

Kobe, bir NBA yıldızı olmadan önce hayallerinde Rap müziği vardı. Galibi basketbol varsa, Rap de orada varlığını göstermek istiyordu. Lisede basketbol takımında olan Kobe bir yandan da Rap müzik yapmanın peşinden gidiyordu. Rap, hayatında büyük bir alan kaplıyordu. Kobe'yi, kulüplerde rap atışmalarında da görmek mümkündü. 1998'de, bir Rap yapımcısının evinde 3 hafta kaldı. Bu arada Sony ile kontrat da yapmıştı. Visions adını verdiği bir albümün hazırlıklarına da başladı. Ancak bu albüm hiç yayınlanmadı…

Kobe Bryant öldü. Kobe Bryant kimdir? - biyografisi

Kobe evlendi

Kobe, belki bir Rap albümü yapamadı; ama Rap müzik, ona hayatının aşkını getirdi. Kasım 1999'daki Rap kayıtları sırasında aynı binadalardı dansçı Vanessa (Laine) ile. Vanessa 17 yaşındaydı. 6 ay sonra Mayıs 2000'de nişanlandılar. Yaklaşık bir yıl sonra 18 Nisan 2001'de de, Dana Point, Kaliforniya'da 12 kişilik sade bir davet ile evlendiler.

Düğünde bu kadar az kişi vardı, çünkü Vanessa, Afrika asıllı değildi. Evlenmek için yaşları da çok gençti. Bunun için ailesi orada değildi. Takım arkadaşları da katılmamıştı.

Ailesi ile araları düzelmedi. 19 Ocak 2003'te, Natalie Diamonte adını verdikleri kızları dünyaya geldiğinde ilişkileri biraz ısındı. Vanessa, 2005 ilkbaharında ikinci bebeklerini düşürdü. 1 Mayıs 2006'da ikinci kızları Gianna Maria-Onore'yi aldılar kucaklarına. Aynı gün aralarında soğuk savaşlar estirdikleri eski takım arkadaşı Shaq'ın da bir kızı oldu.

Daha sonra Bianka Bella ve Capri adını verdikleri 2 kızları daha oldu.

Kobe ve Vanessa, dönem dönem çalkantılardan geçen bir evlilik yaşasalar da, hep bir arada kaldı…

Kobe Bryant öldü. Kobe Bryant kimdir? - biyografisi

(Shaquille O'Neal ile)

Genç NBA Şampiyonu Kobe

2000 sezonu başladığında Kobe, maçlarda gerektiği kadar top alamadığından ve Shag'ın tüm topları harcadığından yakınıyordu. Bu yakınma henüz ses getirir değildi; ama zaman geçtikçe Kobe'nin duyduğu rahatsızlıkla boyutu büyüyecekti. Öyle ki, 2001 sezonunda bu durumu, o ana kadar üstü kapalı değinirken, açık açık basının karşısında da söyledi. Zaten sonra da durmadı. Daha fazla ve rahat top kullanıp sorumluluk alabileceği bir takımda oynamak istediğini de dillendirmeye başladı.

Kobe'nin ligde 4. Sezondaydı ve savunması ile dikkatleri üzerine çekiyordu. Sezonun en iyi savunma 5'ine seçilmiş, ligin en iyi 2. 5'inin de elemanı olmuştu. Kobe, 10-16 Nisan tarihleri arasında, 29.7 sayı, 6 ribaund, 7 asist ortalamaları ile haftanın oyuncusu seçildi. 12 Mart'ta da, Sacramento karşısında attığı 40 sayı ile kariyerinin rekorunu kırdı. Tabii kaçırdıkları da vardı. Kobe, sağ elinden sakatlanması sebebi ile 16 maç kaçıracaktı…

Kobe, sezonu 22.5 sayı, 6.3 ribaund, 4.8ortalamaları ile lig 12.si olarak tamamladı. Playoff'larda çok başarılı maçlara imza atmıştı. İlk turda Sacramento Kings karşısında 2. Ve 4. Maçlarda 32, 3. Maçta ise, 35 sayı atan Kobe, Batı finalinde Portland Trail Blazers karşısında 5. Maçta 33 sayı atarken, 6. Maçta 25 sayı, 11 ribaud, 7 asist, 4 blok ile tüm kategorilerde sahanın en iyisiydi. Kobe'nin bu başarısı, 9 yıl sonra Lakers'ı, NBA finaline taşıdı. Şampiyonluğa doğru adım adım ilerliyordu…

Final serisi başladığında Kobe de katkılarını sunmaya başlamıştı. Indiana Pacers'te yapılan ilk maçta ulaşılan 104-87'lik skorda 14 sayı Kobe'ye aitti. Ancak ikinci maçın 9. Dakikasında olanlar oldu ve Kobe sakatlandı. Tekrar oyuna dönemeyen Kobe, 3. Maçta da yer alamadı. 4. Maçta 8'i uzatma bölümünde 28 sayı atan Kobe, 36 sayı, 21 ribaund oynayan O'Neal ile birlikte 120-118 sonuçlanan bu kritik maçın kazanılmasında başroldeydi. Ancak 4. Maçta uzatma bölümünde bulduğu 8 sayıyı, 5. Maçta 20/4 şut yüzdesi ile tüm maç boyunca atabildiğinde 6. Maça uzadı. Lakers, 6. Maçın son periyoduna geride başlamıştı. Kobe, 4'ü son 13 saniyede olmak üzere 8 sayı üretmiş, maçı da 26 sayı, 10 ribaund, 4 asist ile tamamlamıştı. İşte bu, Kobe'ye, kariyerinin ilk NBA şampiyonluğunu getirmişti; 22 yaşındaydı…

Kobe Bryant öldü. Kobe Bryant kimdir? - biyografisi

İkinci kez şampiyon oldu

Kobe, ilk şampiyonluğunun lezzetine her lokmada varmaya devam ederken, Shaq (O'Neal) ile gerginliği de artıyordu. Kobe, basına kadar duyurmuştu ki, top bölüşmekten bıkmıştı. Daha fazla sorumluluk almak istiyordu. Kobe'nin bu isyanı karşısında Shaq da sessiz kalmıyordu artık. Kobe'nin maç kazanmak değil de, sayı ortalamasını yükselterek herkesten üstün olduğunu göstermeyi amaçladığını vurguluyordu. Elinde olsa tüm topları kendisi kullanacak diyordu. Shaq'a göre Kobe, egosu altında ezilen ve sevilmeyen zengin bir züppeydi. Artık o da eteğindeki taşları döküyordu. Sezon boyunca da bu atışmalar hiç durmadı. Tabii maçlar da!

Kobe, Aralık'ta, 16 maçta 32.2 sayı ortalaması ile ayın oyuncusu seçildi. Sezon boyunca 24 kez 30, 6 kez de 40 barajını geçti ve 2 kez triple-double, 8 kez double-double yaptı. 6 Aralık'ta, Golden State Warriors maçında attığı 51 sayı ile yine kariyerinin rekorunu kırdı. 8-18 Kasım tarihleri arasında 5 maçta art arda 30 sayı barajını geçti. 68 maçta 28.5 ortalama ile lig genelinde, sayı krallığında 4. Sıraya yerleşti.

Bu arada bir de sol el ve sağ ayak bileği sakatlıkları sebebi ile 14 maçta oynayamadı. 20 Aralık'ta gerçekleşen Los Angeles Clippers maçında sergilediği 2 teknik faulden sebep, ilk kez oyundan atıldı. Büyük başarıları gölgeleyen başarısızlıklar elbet yaşanıyordu işte; ama başarılar da yol almaya devam ediyordu. Lakers, Playoff'larda fırtına gibi esti. Nba Finaline kadar Portland Trail Blazers, Sacramento Kings, San Antonio Spurs serilerini yenilgisiz geçmişlerdi. Kobe, özellikle Batı finalinde San Antonio Spurs karşısında çok başarılıydı. İlk maçta 35/9 şut yüzdesi ile 45 sayı atıp kariyerinin Playoff rekorunu kırmıştı ki, seriyi de 4 maçta 33.3 sayı, 7 ribaund, 7 asist ortalamaları ile tamamladı.

Şimdi gözler tamamen Lakers'teydi. NBA finalinde yeni rakipleri Philadelphia 76ers karşısında yenilgisiz olmaları bekleniyordu. Lakers, 11 Playoff'u art arda kazanarak bir NBA rekorunu egale etmişti ve şimdi bir galibiyet daha aldıklarında rekor kıracaklardı. Ne yazık ki Kobe, uzatmaya giden ilk maçta 52 dakika oyunda kalıp 22/7 şut yüzdesi ile sadece 15 sayı yaptı ve 6 da top kaybetti. Shaq 44 sayı, 20 ribaundluk bir performans gösterse de 107-101'lik skorla maçı Sixers aldı.

Şok eden bu yenilginin üzerine Kobe, 2. Maçta 31, 3. Maçta 32 sayı atarak serideki durumu 2-1' getirdi. 4. Maçta, şut yüzdesi düşük olsa da attığı 19 sayı, 10 ribaund, 9 asist ve 5. Maçtaki 26 sayı, 12 ribaund, 6 assitlik performans ile ilk maçtaki hezeyanı unutturdu. Bir tökezlemiş, ama çabucak silkelenip kendine gelmişti. Böylece şampiyonluk kupasını ikinci kez kaldırmıştı…

Kupayı Kobe kaldırsa da, seride MVP (NBA En Değerli Oyuncu Ödülü) ödülünü alan Shaq olmuştu…

Biyografinin tamamı için ensonhaber.com/biyografi

*

Damla Karakuş

[email protected]kadinvekadin.net

Instagram: biyografivekitap

Yorumlar

YORUM YAZ