Kırıklar hakkında doğru bilinen 5 yanlış

Basit bir düşmeden trafik kazası gibi daha büyük yaralanmalara kadar kırıklar, yaşamımız boyunca birçok kez başımıza gelebiliyor. Sık karşılaşılan bu sorunla ilgili bazı yanlış bilgilerin olduğuna işaret eden Doç. Dr. Onur Kocadal, kırıklar hakkında doğru bilinen 5 yanlışı paylaştı.

Kırıklar, herhangi bir travma sonrasında yaşanabilecek ortopedik sorunların başında geliyor. Basit bir düşmeden trafik kazası gibi daha büyük yaralanmalara kadar kırık problemleri ortaya çıkabiliyor. Nedeni ne olursa olsun kırıkların mutlaka tedavi edilmesi gerektiğini ifade eden Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Onur Kocadal, sık karşılaşılan bu sorunla ilgili bazı yanlış bilgilerin olduğuna işaret etti ve kırıklar hakkında doğru bilinen 5 yanlışı paylaştı.

"Eğer hareket ettirebiliyorsan kırık yoktur.”

Doğrusu: Hareket kaybının kırığın bulgularından biri olmasına rağmen kişinin ağrı eşiğine bağlı olarak travma sonrasında az ağrı duyan kişilerin hareket etmeye çalışması hasara neden olabilir. Vücudumuz, kırık durumunda ağrı mekanizmasını kullanarak hareketlerimizi kısıtlar. Hareket kısıtlılığının bir diğer sebebi de kemik yapısındaki bozulmaya bağlı gelişir. Özellikle eklem içi veya parçalı kırıklarda kemik yapının bütünlük kaybı nedeniyle hareket kaybı gelişir. Çatlak terimi ise ayrışmamış kırıkları ifade etmek için kullanılır. Hareket kısıtlılığı ve ağrı yakınmaları ayrışmış kırıklarda daha fazla olmakla beraber çatlaklarda da olabilir.

Bu doğru bilinen yanlış bilginin yaratabileceği olumsuz etkiler olabilir. Ayrışmamış bir kırık sıklıkla cerrahi dışı yöntemlerle tedavi edilebilir. Buna karşın önemsenmeyip üzerine yük verilmesi veya hareket edilmesi durumunda hastalar bu şansı kaybedebilir.

"Kırık durumunda mutlaka ağrı vardır, ağrı yoksa kırılmamıştır.

Doğrusu: Ağrı kırığın temel bulgularından olmakla beraber ağrının varlığı veya yokluğu kırık için bir kriter değildir. Kafa karıştırıcı gibi görünmesine rağmen bu durum kişinin ağrı eşiği ile ilişkilidir. Ağrı eşiği yüksek kişiler basit kırıklarda ağrıyı göz ardı edebilmektedir. Stres kırığı gibi kronik travmaya bağlı gelişen yetmezlik kırıklarında da düşük düzeyde ağrı meydana gelebilir.

Ağrıyı az olarak yorumlayıp harekete devam edildiği durumlarda kırıktaki ayrışma miktarı artabilir. Bu da kolayca tedavi edilebilecek hastalarda daha karmaşık tedavi yöntemlerinin uygulanmasını gerektirebilir. Ayrıca kırığın iyileşmesi için hareketin kısıtlanması gerekir. Hareket ettikçe iyileşme periyodu uzayacaktır.

"Parmak kırıkları kendiliğinden geçer, doktora gitmeye gerek yoktur.”

Doğrusu: Uygun tedavi edilemeyen parmak kırıklarında, şekil bozukluğu, hareket kısıtlılığı ve kavrama güçlüğü meydana gelebileceğinden mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Kırıklarda kaynama sonrası fonksiyonel başarı kırığın yerine ve ayrışma düzeyine bağlıdır. El parmağı kırıklarında açılanma miktarı ve kırığın eklemde olup olmaması kritik öneme sahiptir. Özellikle eklem içi kırıklarda veya ayrışma gösteren parmak kırıkları kavrama güçlüğü, hareket kısıtlılığı ve kozmetik deformitelere yol açabilirler. Ayak parmak kırıklarında el parmaklarına kıyasla tedavi sonuçları daha yüz güldürücüdür. Bununla beraber kırık şüphesi varlığında tedavi gerektirdiği unutulmamalıdır.

Parmak kırıklarında hastanın yaşı da çok önemlidir. Özellikle çocuklarda erişkinlerden farklı olarak büyüme çekirdekleri mevcuttur. Büyüme çekirdeği yaralamamaları uzun vadede deformitelere neden olabileceğinden çocuk kırıkları özellikle önemlidir.

"Kırılan kemik eskisinden daha güçlü olur”

Doğrusu: Bu da yanlış bilinen bir bilgi. Kemiğin dayanıklılığı ile kırık sonrası kaynama hali arasında bir ilişki yoktur. Dolayısıyla kırılan kemik eskisinden daha güçlü olmaz.

"Ağrı sadece kırık bölgesinde vardır”

Doğrusu: Travmayla birlikte kemik dokuda bütünlük kaybı meydana gelir ancak bunun yanında kırığı meydana getiren enerji yumuşak dokuda da hasar meydana getirir. Dolayısıyla ağrı sadece kırık bölgesinde olmayıp daha geniş alanda da hissedilebilir.

Yorumlar

YORUM YAZ