Kanser ameliyatları 2-3 aydan fazla ertelenmemeli

Uzm. Dr. Fikret Düşünceli, salgını nedeniyle kanser teşhis, tedavi ve düzenli kontrol süreçlerinin son bir yıldır aksadığını hatırlatarak, özellikle ameliyat tanısı alan hastaların ertelememesi gerektiğini söyledi.

Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Fikret Düşünceli, 1-7 Nisan Kanser Haftası nedeniyle önemli uyarılarda bulundu.

Tüm kanserlerde pandemi boyunca polikliniklere başvuruların azaldığına işaret eden Dr. Fikret Düşünceli, "Pandemide bir yılı geride bıraktık ve bir yıl geç kalmak tüm kanserler için alarm niteliğindedir. Bu süreçte rutin muayenesine gelmesi gereken hastalar gelmedi bu da önümüzdeki günlerde bazı kanserleri ileri evrede görebileceğimiz anlamına geliyor” dedi.

İstatistiklerde kanser tanısı azalmış görünüyor

Geçtiğimiz yıl Covid – 19 salgını nedeniyle pek çok kişinin hastalık bulaşacağı endişesiyle rutin kontrollerini ve tetkiklerini yaptırmaktan çekindiğini belirten Dr. Düşünceli, şunları söyledi:

"Rutin muayenesine gelmesi gereken hastalar gelmedi, bu da önümüzdeki günlerde bazı kanserleri ileri evrede göreceğiz demek. Böyle bir yan etki yaratacak bize. Mesela geçen yıl mamografi çekilmesi gereken bir hastada belki bir yıl önce tümörünü saptayacaktık, ameliyatını yapmış olacaktık.

Bu hastaları hastaneye bu yıl başvurduğunda belki evre 2 safhasında ameliyatını yapacağız. Bazı kişilerde kolonoskopi, endoskopi gibi işlemleri yapamadık, biyopsi alamadık ve bundan dolayı kanser tanısı konulamadı. Kanser teşhisleri bu yüzden geçen yılki bazı istatistiklerde daha az görünüyor. Ama bu bir yanılsama, kanser azalmadı.”

Pandemi şartlarında ilk etapta hastaların ameliyatlarını planlayamadıklarını ve "Ameliyatı ne kadar öteleyebiliriz ve hastaya zarar vermeden ideal zamanda ameliyat ederiz?” sorusunun yanıtının arandığını belirten Dr. Fikret Düşünceli, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bana kanser teşhisi konuldu bekleyeyim ve bir yıl sonra ameliyat olayım demek mantıklı bir yöntem değil. İlk başlarda daha ne olduğunu bilmediğimiz için bir iki ay geçsin, önümüzü görelim denildi ancak bu sürenin 2-3 ayı geçmemesi lazım. Tüm kanserler için bu durum geçerli.

Bir yandan da 2020 yılı içinde en fazla ameliyat yaptığımız grup kanser hastaları oldu. Çünkü bazı hastaların ameliyatını çok fazla erteleme şansı yoktu. Geçen yıl oransal olarak kanser ameliyatlarının sayısı arttı diyebilirim. Önceden 100 ameliyattan 15'ini kanser ameliyatları oluştururken geçtiğimiz yıl 60 ameliyatın 20'si kanser vakalarıydı.”

Yeni ilaçlarla tedavide başarı artıyor

Kanser tedavisinde başarı oranlarının arttığından da bahseden Dr. Düşünceli, güncel tedavi yaklaşımları hakkında da şu bilgileri aktardı:

- Teknoloji geliştikçe hastalıkları daha erken tespit edebiliyoruz, ayrıca eskiden yapamadığınız ameliyatlarda ya da tedavisinde başarılı olamadığımız kanser türlerinde daha başarılı sonuçlar alıyoruz. Bu da yaşam sürelerinin, yaşam beklentilerinin uzamasını sağlıyor.

- Akıllı ilaçlarla hedefe yani sadece kanserli dokuya yönelik ve vücudunuzda belli bir süre kalacak kontrollü salınım yapacak ilaçlara doğru gidiliyor. Vücudunuzda örneğin 3 ay kalan ve toplam 30 miligramı günde bir miligram salınacak şekilde ve başka dokulara zarar vermeden etkili oluyor bu ilaçlar.

- Yeni ilaçların bir yararı da önceden ilk başta ameliyat edilemeyecek durumda olan hastaları ameliyat edilebilecek safhaya getirmemizi sağlaması. Özellikle meme kanserinde eskiden belli bir evredeyken memenin tamamını almamız gerekirken günümüzde verilen ilaçlarla bu tümörü küçülterek memenin tamamını almadan sadece bir kısmını alarak tedavi şansı sağlanıyor.

- Tüm tümörler için hala geçerli olan en önemli kural, ne kadar erken saptanırsa o kadar başarılı tedavi edilmesidir. Tıp ilerledikçe yaptığımız cerrahiler daha minimal olmaya başladı. Elimizdeki silahlar güçlendikçe bugün daha kötümser konuştuğumuz durumlarda daha iyimser olabileceğiz. Cerrahi yapılamayan hastaları belki cerrahiye aday haline getireceğiz. Bazı vakaları da hiç ameliyat etmeden sadece ilaçlarla tedavi edebileceğiz

Laboratuvar sonuçlarını internetten doğrulatmayın

İnternetten hastalık bilgisi ararken hastaların genelde olumsuz bilgiye odaklandığını anlatan Dr. Düşünceli, kötü - negatif sözcüklerin daha fazla akılda tutulduğunu belirterek, "Laboratuvar tetkiki yaptıran bazı hastalar henüz doktora başvurmadan internetten edindiği bilgiyle bazen kendisinde düşük çıkan bir kan değerini "ben kanser oldum” diye yorumlayabiliyor. Bazen de tam tersi oluyor ve belirtileri, tetkik sonuçlarını göz ardı eden kişiler çıkan sonuçları internetten bakarak hafife alıyor. Eğer herhangi bir şüpheyle laboratuvar tetkiki yapıldıysa sonrasında mutlaka doktora danışılmalıdır” diye uyardı.

En yaygın 5 belirtiyi unutmayın

- Halsizlik,

- Normal yeme düzenine rağmen istem dışı kilo vermek,

- Kadınlarda adet döngüsü haricindeki kanamalar,

- İhmal edilen mide, bağırsak sistemi kanamaları,

- Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik.

Yorumlar

YORUM YAZ