Evlilikte aldatılma

Evlilik uzun sureli bir kosu oldugundan bu surec icerisinde taraflari bekleyen en büyük risklerden biridir, aldatilma.

Aldatılan kişi yoğun öfke, çaresizlik, kırgınlık, ümitsizlik , suçluluk duyguları yaşar. Ve bunları kısa dönemde engellemek cok güçtür. Aldatılan eşler, genelde tipik üç davranis bicimi sergilerler.

1-Aldatılmayı kabul etmeyerek mantığa bürürler.."her erkek yapar", "erkeğin elinin kiri" tarzı düşüncelerle acılarını bastırmaya çalışırlar. Eşleri ile yüzleşmezler, bilmiyormuş numarası yaparlar.

2-Ilişkilerini bitirirler.

3- Aldatıyı kabul ederler. Sürekli bunun öfkesi ile yaşarlar. Eşleri ile yüzleşirler. Ancak ilişkilerini bitirmezler.

Tüm ilişkiler yalan, aldatı, sadakatsizlik riski taşır.. Bu nedenle ilişkilerimizi sorgularken bu olaylar bizim başımıza gelmezmiş gibi davranmamalı, eşinizle bu olasilikları tartışmalı ve olageldiğince nasil davranacağınızı birbirinize açıklamalısınız.

Aldatı, bir kez geçcekleşti mi bu yakınlığa çok fazla zarar verecektir. Yakınlık için gereken güven zedelenecektir. Oysaki yakınlık için dürüstlük, açıklık ve açık sözlülük gerekir. Aldatma, böylesi bir yakınlığı imkansız hale getirir. Dolayısıyla " bir kere ile birşey olmaz" mantığı terk edilmelidir. Biliyorsunuz ki bir kere yapılırsa bunun devamı olacaktır.

Bunları kabul ettikten sonra aldatı ile nasıl mücadele etmemiz gerekiyor?

1-Evlilik veya ilişki yeniden sorgulanmalı, beklentiler yeniden irdelenmeli, sadakata verilen anlam yeniden oluşturulmalıdır. Bu demektir ki, aldatıyı öğrenen eş bunu hasıraltı etmeden eşi ile tartışmalı, gerçeklerle yüzleşmeli ve beklentileri doğrultusunda ilişkisini yeniden yapılandırmalıdır.

2-ihanet eden eşler ancak tamamen dürüst davranarak eşlerinde yeniden güven yaratabilirler. Bu nokta önemlidir. Kimse karşısındakini küçümsememeli ve "nasılsa anlamaz" mantığı ile hareket etmemelidir. Ihanet bize korkularımızla yüzleşme şansı verir. Bunu değerlendirmeliyiz.

3-"Kimiz, neyiz ve ne istiyoruz" "bir ilişkiden neler bekliyoruz?" "ilişkimizde neleri bulduk neleri bulamadık . Bulduklarımız devam etmek için yeterli mi?" " başkasını bulamama korkusundan mı ayrılamyoruz yoksa gerçekten seviyor muyuz?" " duygusal açıdan mı yoksa maddi açıdan mı bağımlıyız?

Bu sorulara verdiğiniz yanıtlar yaşadığınız ilişkiyi ve kendinizi yeniden değerlendirmenize yardımcı olacaktır.

4-Unutmayınız ki, hiç bir ilişki tek tarafin gönüllülüğü ve isteği ile yürümez. Çocukluk dönemlerimizde oluşturduğumuz , geliştirdiğimiz savunmalarımız, olumsuz inançlarımız ilişkilerimizi daha da zorlaştırır. Cinsellik ve aşk farklı şeylerdir, evlilik ise daha farklı. Eşinizle "yola devam edip etmeme" konusunda açıkca konuşmalı, onun da çaba göstermesi gerektiğini bilmelisiniz. Aksi halde size zarar veren ilişkinizi bitirme konusunda daha cesaretli olmalısınız.

5-Aldatı bir dönüm noktasıdır. Duygularınızı zedeleyenin ne olduğunu tespit etmeniz zor olabilir. Kendinizle yüzleştiğinizde belkide asıl korkunuzun yalnızlık oldugunu görebilirsiniz. Üstesinden gelemediğinizde çevrenizden yardım istemeyi unutmayınız.

sanalpsikolog

Yorumlar

YORUM YAZ