Çoçuklarda gece altını ıslatma genetik mi

Araştırmalara göre, yatak ıslatan çocukların yüzde 35’inin ağır cezaya maruz kaldığının ortaya çıktığını belirlendi

Gece altını ıslatma sorununun ayda en az bir kez ıslatma baz alındığında görüldüğü sıklık şu bilgileri verir:

6 yaş civarında yüzde 10 10 yaş civarında yüzde 5 Genç erişkinde yüzde 0,5-1 oranında

Anne ve baba küçükken ıslatıyorsa çocuklarda ıslatıyor
Altını ıslatma sorununda kalıtımsal faktörlerin etkili olduğu biliniyor. Anne, babadan her ikisinin çocukluk dönemlerinde altlarını ıslatmaları halinde çocukların da alt ıslatma sorunu görülme sıklığının % 77'dir. Anne ve babadan sadece birini altını ıslattığında çocuklarında alt ıslatma sorunu görülme sıklığı % 44 oranındadır. Eğer anne ve babada böyle bir sorun yoksa % 15 oranında altını ıslatma sorunu görülüyor. Son yıllarda yapılan kromozom analizleri sonucu 8. 12. 13. ve 22. kromozomlarda altını ıslatmadan sorumlu genler bulunmuştur.
Altını ıslatma sorunu bulunanlar incelendiğinde % 97'sinin idrar ve üreme yollarını ilgilendiren hastalıklara bağlı olmadığı, % 3'ünün ise idrar yolu hastalıklarına bağlı olarak geliştiği saptanmaktadır.

Gece altını ıslatma sorununun başka nedenlerini de şunlardır:

İdrar yolları enfeksiyonları

İşeme problemleri

İdrar yolları darlıkları

Diyabet hastalığı

Tiroid bezi bozuklukları

Uyku apneleri

Aşırı gıda duyarlılıkları

Gece altını ıslatma konusunda en fazla taraftar bulunan 3 teori şunlardır:

Geceleri artan idrar yapımı

Geceleri mesane kasının aşırı duyarlılığı

Yüksek uyanma eşiği (derin uyku)

Bu etkenlerin tek başına değil, birlikte de görülüp, gece altını ıslatma sorununu yaratır. Tanı koyabilmek için ayrıntılı hasta öyküsü, fizik muayene, idrar yapmanın gözlemlenmesi, tam idrar tetkiki istediklerini istenmektedir. Bunlara bazı olgularda üriner sistem ultrasonografisi, nörolojik muayene, gaitada parazit bakılması gibi tetkikler de eklenebilmektedir. Temel değerlendirmede herhangi bir pataloji saptanmayan olgularda tedaviye geçilebilir. Geri kalan olgularda ise ileri tetkik önerilir.

Prof.Dr. Bülent Alagöl, Üroloji

Yorumlar

YORUM YAZ