Bir Serebral Palsili’den açık mektup

17 yaşındaki Serebral Palsilili birey güzeller güzeli İrem’in (Baran) hepimize anlatacakları ve hissetmezsek yanıtını bulamayacağımız soruları var…

İrem, bana ulaşan bir Serebral Palsili birey. Ama hepsinden önce hayalleri olan 17 yaşında güzeller güzeli bir genç kız. Yaşadığı zorlukları kaleme aldığı bir mektubu ulaştırdı bana. Farkındalık oluşturmak adına sizlerle paylaşmak istiyorum. Çocukluğundan beri hasretini çektiği şeyleri, keşkelerini, olmasını istediği şeyleri ve zaten olması gerekenleri tüm duygusuyla anlatmış. Bazı cümlelerin insani yönünü hissedebilmek için tekrar okudum. Sonra bir tekrar daha. Normal insanın bir tanımının oluşu bile başlı başlına bir ayrıştırma gibi geldi sonra. İrem'in kafasındaki sorular, giderek benim de sorularıma dönüştü.

Her cümlesi ayrı bir mızrak; ama şu soru sanırım bende tokat etkisi yarattı:

'Herkes bu kadar hayat doluyken, ben neden karanlığım?'

Sanırım İrem'in ve bu soruya sahip her bireyin sorularına cevap bulmasına, hatta en iyisi bu soruları hiç sormamasına bir adım oluşturma görevi hepimizin payına düşüyor. Dünyaya gelmişsek, öylece yaşayıp gidemeyiz. Birbirimize karşı sorumluluklarımız var. Bazen üzerimize düşen önemsemediğimiz bir küçük gülüş bile olabiliyor. Yani demem o ki, İrem heyecanıyla, hayalleriyle, güzel kalbiyle bu cümleleri tüm bireyler adına kuruyor ve sorularını soruyor.

Peki biz o sorulara nasıl yanıtlar arayacağız? Sizin bu konuda düşünceleriniz neler? Yorumlara yazabilir ya da mailden ulaşabilirsiniz. Lütfen bizimle paylaşın...

İşte İrem'in mektubu…

Bir Serebral Palsili'den açık mektup

(İrem Baran)

İrem'den açık mektup

Hayatımın akışına yetişemiyorum. Neden böyle olmak zorunda? Öfkem benden bağımsız bir şekilde bedenimi ele geçirirken, hiçbir şey yapamıyorum. Kendi mutsuzluğum ve öfkemle boğuluyorum. Belki kalabalıklarda gülmeyi, güldürmeyi özlemişimdir. Korkuyorum; içimdeki çocuğun da beni yalnız bırakmasından. Yaşayamadığım çocukluğumun hasretiyle büyüyorum. Öyle derin ki acısı, hissetmek gerekir… Soruyorum bazen, 'Herkes bu kadar hayat doluyken, ben neden karanlığım?'

Kafamdaki bu soruları susturamamak öldürüyor beni…

Öyle bir noktadayım ki, ne ölmek ne de yaşamak istiyorum. En ufak bir olaya bile ağlamak geliyor içimden. 'Keşke!' diyorum, 'Hayatım biraz daha kolay olsaydı.' Beni yıpratan hastalığım değil, aslında cahil insanlar kendimi canavar gibi hissettiren. Bakışları, kendilerince normal olan sözleri; engelli, özürlü, sakat, spastik gibi… Bu kelimeler insanlara normal gelebilir; fakat benim gibi özel insanlar sırf bu sözleri duymamak için, bakışları üzerlerinde hissetmemek için kendilerini evlere hapis ediyorlar. Kısa süreliğine de olsa ben de eve hapis etmiştim kendimi; ama şunu anladım ki utanıp saklanması gereken kişiler bizler değiliz. Hatta topluma daha çok karışmalıyız.

Bir Serebral Palsili'den açık mektup

Kazanacağınızın hayaliyle yaşayın

İnsanlardan bir şeyi anlamalarını istiyorum: Her bedensel rahatsızlığı olan bireyin, zihinsel problemi de yoktur. Çok başıma geldi ve gelmeye de devam ediyor. Birine bir konuda fikrimi söylediğimde sanki akılsızmışım gibi tepkiler alıp, söylediğim şey mantıklı bile olsa dikkate alınmamasının ne kadar zoruma gittiğini anlatamam. Anlamıyorum, neden yürüyemiyorum diye akılsız olayım ki!

İntihar bazen bizler için tek çare olabiliyor ya da biz tek çare olarak görüyoruz. Tam üç kere denedim. Çok pişmanım, ne olursa olsun hayatımdan vazgeçmemeliydim. O dönemler yıpranmış hissediyordum. Sanki ölüm tek çarem, yapmazsam kurtulamam, mutlu olamam gibi geliyordu; ama anladım ölümümün sevdiklerimi üzmekten başka bir şeye yaramayacağını. Hem neden yaşayıp mutluluğun peşinden koşmayayım ki! İntihar hiçbir şeyin çözümü değildir! Savaşmaktan korkmayın! Kazanacağınızın hayaliyle yaşayın…

Çocukluğunu yaşayamamış binlerce çocuktan biriyim. 'Anlatılmaz, yaşanır.' derler ya, öyle gerçekten. Gözümün önünde saklambaç oynayan çocukları izleyerek büyüdüm. İlkokulda teneffüs zili çalar çalmaz koşan arkadaşlarımı sıramda yalnız izlerdim. Bana 'Sen otur, bizimle oynayamazsın, yürüyemiyorsun.' derlerdi. O zamanlar aşırı derecede öfkelenirdim. Ben de çocuktum; çocukluğunu kaybeden bir çocuk… Hala aklımdan çıkmıyor; bazen parka gidiyorum, salıncakta gökyüzüne uçuyorum. Küçükken kendime, 'Bak İrem! Salıncaktasın, gökyüzüne uçuyorsun.' derdim. Biraz olsun eğlenmeye çalışıyordum aslında. Fiziksel rahatsızlığım yüzünden arkadaş olmak istemeyenler oldu, hatta sevgili bile olmak istemediler. Anlam veremiyorum. Bir trafik kazasında veya başka bir olayda sizin de benim gibi olmayacağınızın garantisi var mı? Bizlerin hastalığı bulaşıcı değildir; Otizm, Down Sendrom, Cerebral Palsy ve daha sayamayacağım kadar hastalık… Çocuklarınıza, 'Onlara yaklaşmayın, size de bulaşır.' demek yerine farkındalığı öğretin.

İnanın, bizim de hayata karışmaya sizin kadar hakkımız var!

(İREM BARAN)

*

Damla Karakuş

[email protected]kadinvekadin.net

Instagram: biyografivekitap

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.

Yorumlar

Kezban Eser 16-03-2021 20:57:43

Eşsizsiniz ve bir o kadar bizsiniz..

Emre 24-09-2020 02:35:43

Eline koluna sağlık irem okurken duygulandım

Emin 11-09-2020 01:22:22

İrem eline koluna sağlık okurken gözlerim doldu ☹️

BEYZA 25-07-2020 19:17:10

Yazıcak bişy bulamıyorum kusursuz.

Merve 10-07-2020 22:15:12

Seni tebrik ediyorum düşüncelerin o kadar güzel ki harikasın eline kalemine sağlık ❤️

SELDA DOĞANBAŞ 09-07-2020 22:21:53

seni okadar cok iyi anliyorumki iremcigim elimizde evimizde buyudun yeri geldi.sen benim diyemediklerimi yasadiklarimi tek tek dokmussun misralarina.ama sunu unutma can kus.asil engelli o kotu zihniyette olanlardir.suan ve sonrasi elinde olan maddi -manevi seylerin kiymetini cok iyi bil.inan hersey beden engeline sebep degildir.akil zihniyet yuregin seni oyle zaferlere ulastirrki hic bir zaman yilma,konusup yazistiklarimizi hic birzaman aklinda cikarma.cesaretin ve azmin oz guveninden dolayi seni takdir ediyorum

Beril 08-07-2020 20:22:27

Gerçekten akıllı insanların anlayabileği bir yazdır eline emeğine sağlık ❤ çok etkileyici bir yazı

Şerife K. 08-07-2020 17:06:18

Bravo İrem'cim annen(Dilek ablam)ve sen bir harikasınız. Cümlelerin inanılmaz güzeldi

YORUM YAZ