8 Ekim Dünya Görme Günü: Göz sağlığımızı korumak için ne yapmalıyız

Dünya Görme Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Prof. Dr. İzzet Can, görme bozukluklarının yüzde 80’inden fazlasının önlenebildiği ya da tedavi edilebildiğini belirterek göz sağlığını korumak için yapılması gerekenleri sıraladı.

Pandemi etkisiyle biçimlenen yeni düzen; sosyal izolasyon, evden veya uzaktan çalışma, online eğitim gibi gerekçelerle her yaş grubunda aşırı dijitalleşme ve uzun süreli yoğun ekran kullanımına yol açtı. Bu da Dünya Görme Günü'nü bu yıl daha da anlamlı kıldı.

1.2 milyar insan iyi göremiyor

Türk göz doktorlarını temsil eden Türk Oftalmoloji Derneği (TOD) Genel Başkanı Prof. Dr. İzzet Can, "Gözlerimizi her zamankinden daha fazla zorluyoruz” uyarısında bulunarak Dünya Görme Günü'nde göz sağlığının önemine dikkat çekti. Can,

günümüzde tüm görme bozukluklarının yüzde 80'inden fazlasının önlenebildiği ya da tedavi edilebildiğini belirterek, en önemli üç körlük sebebinin düzeltilmemiş kırma (refraktif) kusurları, katarakt ve glokom olduğunu paylaştı.

Beynimize ulaşan bilgilerin yüzde 83'ünün kaynağının gözlerimiz olduğunu belirten Prof. Dr. Can, "Diğer dört duyumuz olan işitme, koklama, tatma ve dokunmanın, bilgilerimizin sadece kalan yüzde 17'sinin edinme yolu olduklarını düşünecek olursak, görmenin önemi ve öğrenmedeki payı daha iyi anlaşılacaktır. Dünyada 1.2 milyar insan iyi görememektedir. Dünya çapındaki miyop kişilerin 312 milyonu 19 yaşından küçük. 277 milyon kişi ise yüksek miyop. Miyoplar arasında yüksek miyopi oranı 2000 yılında yüzde 2.7 iken, 2010 yılında yüzde 4, 2020 yılında ise yüzde 5.2'ye çıkmıştır. Pandemi ile daha da artan uzaktan eğitim, evden çalışma, sokağa çıkma kısıtlamaları miyopi için risk faktörüdür. Haftada 20 saat açık havada zaman geçirmek, D vitamini eksikliğini gidermeye katkı yaptığı gibi miyopinin gelişimini de azaltan değerli bir koruyucu önlemdir.” dedi.

Ortalama ömür arttıkça giderek artan sarı nokta hastalığı (yaşa bağlı makula yıpranması) ile yaşayan 196 milyon kişinin bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. Can, "Göz tansiyonu (glokom) ise 76 milyon kişinin birlikte yaşadığı bir hastalıktır. Hastanın hissedeceği görme azlığı ve görme alanı kaybı aşaması, geri dönüşsüz hasar tipi nedeniyle geç kalınmış bir aşama olduğundan, ailesinde glokom hastalığı bulunanların 35, bulunmayanların 45 yaşından itibaren 1-2 yılda bir kez göz hekimine muayene olmaları önemlidir” ifadelerini kullandı.

Göz sağlığımızı korumak için ne yapmalıyız

Türk Oftalmoloji Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. İzzet Can, göz sağlığımızı korumak için şu tavsiyelerde bulundu:

- Yenidoğan ve 1,5-3 yaş arası çocuklarda okul öncesinde mutlaka göz muayeneleri yapılmalı, 1 veya 2 yıllık aralıklarla düzenli göz muayenesine gidilmeli.

- 35 yaştan itibaren 1 veya 2 yıllık aralıklarla düzenli göz muayenesi kesinlikle ihmal edilmemeli.

- Pandemi şartlarına dikkat edilerek, mutlaka açık havada zaman geçirilmeli ve fiziksel egzersize önem verilmeli.

- Bilgisayar başında gözler sık sık kırpılarak, göz yüzeyinin nemlenmesi sağlanmalı.

- Ekran başında çok zaman geçiriliyorsa, dünyada genel kabul gören 20-20-20 kuralı uyarınca odak sık sık değiştirilmeli. Yani her 20 dakikada bir, 20 saniye boyunca 20 feet yani 6 metre veya daha uzağa bakılarak gözler rahatlatılmalı.

- Düşük karbonhidratlı, bol omega 3 içeren Akdeniz tipi beslenmeye özen gösterilmeli.

- Sigaradan uzak durulmalı.

Yorumlar

YORUM YAZ