Üç gün içerisinde ise, rakam ikiye katlandı. Bir üç gün daha geçtikten sonraysa, yaklaşık 1200 öğrenci (bu neredeyse Yale lisans öğrenimi nüfusunun dörtte biri kadar) derse kayıt olmuştu. 42 yaşındaki psikoloji profesörü ve Yale'in merkezlerinden birinde müdür olan Laurie Santos, haftada iki kere verdiği derslerle öğrencilerine, nasıl daha mutlu ve tatmin edici bir hayat yaşayabileceklerini anlatıyor.

Mutlu olmak istiyorlar

Dr. Santos verdiği röportajda, "Öğrenciler hem daha mutlu olmak, hem de kampüsteki kültürü iyileştirmek adına değişim istiyor. Şu an da bu dersi Yale öğrencilerinin dörtte biri alıyor, eğer öğrencilerin hareketlerinde iyi yönde değişmeler görürsek, örneğin daha çok minnet, ertelemeyi azaltmak veya sosyal ilişkilerde yükselme gibi, anlarız ki kampüsteki kültürü değiştirmeye yönelik tohumlar ekmişiz. ” diyerek projenin önemini vurguluyor.

Öğrenciler psikolojik yardım alıyor

Dr. Santos'a göre öğrenciler derse ilgililer çünkü lisedeyken okulda kabul görmek ve başarılı olmak için mutluluğu öncelik sıralarının gerilerine atmışlar ve edindikleri zararlı alışkanlıklar da, Yale gibi bir okulda sıkça görülen 'akıl sağlığı krizleri'ne sebep olabiliyor. Yale Üniversitesi'nin 2013 tarihli raporuna göre, lisans öğrencilerinin yarısından fazlası okurken akıl sağlıklarını korumak için psikolojik yardım alıyor. Dersi alan öğrencilerden okulda ilk senesi olan Alannah Maynez dersin katkısı ile ilgili şunları söylüyor; "Aslında hepimiz kaygılı, stresli, mutsuz ve uyuşuk durumdayız. Böyle bir ders, negatif ve pozitif duygularımızı uyuşturmaktan ne kadar yorulduğumuzu anlayıp, önümüze bakmamıza ve yeni adımımız için motive olmamıza olanak sağlıyor.”