Aralarında felsefeciler, akademisyenler, işletmeciler, kadın hakları savunucuları, sporcular, hukukçular ve habercilerin de bulunduğu değişik alanlarda çalışan 10 farklı kadın, gençlerin tercihleri ile ödüle layık görüldü.

Beykoz üniversitesi rektörlük yerleşkesinde yapılan töreninde ödül alan isimler ise şunlar;

"Tükiye'de kadınlar üzerine uzmanlaşmış bir kütüphane, arşiv ve araştırma merkezi kurma yolunda öncü olması” nedeniyle Aslı Davaz.

"Yüzyıllar boyu medeniyetin eşiği olan Mezopotamya bölgesinde kültür ve sanata verdiği değerin yanında bu yörede ilk turistik işletmeci ve tek şef olması” nedeniyle Ebru Baybara Demir.

"Toplumsal olayları saptamada ve betimlemede özgün ve etkileyici bir yazar olması” nedeniyle yazar Latife Tekin.

"Ülkenin dört bir köşesinde gizli gündemi yakalayabilme gücüyle bu örtük gündemin perdesini aralayabilen” muhabir Nazlı Yerebasmaz.

"Sınır bölgesinde güç savaş koşulları altında cumhuriyetin genç bir kadını olarak habercilik görevini başarıyla yerine getiren” haberci Öznur Aslan.

"Dirençli duruşu ve mücadeleci ruhuyla ilk profesyonel Kadın Akrobasi Pilotu olması” nedeniyle Semin Öztürk.

"Azmi ve yaşamda hiçbir şeyin olanaksız olmadığını kanıtlaması ve ülkemizi uluslararası açık yüzme dünya yarışmasında sırtüstü paralimpik dalında altın madalya kazandırması” sebebiyle ampute yüzücü Sümeyye Boyacı.

"Ülkemize spor dalında en iyi şekilde temsil etme ve ülkemize uluslararası alanda en fazla kupa kazandıran takımı olması” nedeniyle Vakıfbank Kadın Voleybol takımı.

Onur ödülleri

Törende "ülkemizde ve dünyada kadın çalışmalarında öncü olması ve kadın haklarının hukuksal savunucusu rolünü üstlenmesi” nedeniyle Avukat Nazan Moroğlu ve "Karar verici, etkileyici duruşu ve Uluslararası Felsefe Kuruluşları Onursal Başkanı, İnsan Hakları Uygulama ve Araştırma Merkezi Kurucusu ve Müdürü, ölüm cezasına karşı Uluslararası Komisyon Üyesi olması” nedeniyle Prof. Dr. İoanna Kuçuradi'nin onur ödülüne layık görüldüğü açıklandı.

Siyasal kadın katılımı konusunda dünyadan gerideyiz

Ödül töreninde bir konuşma yapan Beykoz Üniversitesi Rektörü Mehmet Durman; ülkemizde kadına seçme ve seçilme hakkının 1934 yılında verildiğine dikkat çekti. Kadınlarımıza seçme hakkının verildiği yıl 18 kadın milletvekilinin meclise girdiğine değinen Durman, günümüzde meclisteki kadın milletvekili sayısına bakıldığında bu oranın gelişmiş ülkelerin çok çok gerisinde olduğunu önümüzdeki yıllarda bu durumun siyasal partiler tarafından düzeltilmesi gerektiğini vurguladı.

Ataerkil toplumlarda erkeklerin yürekli olduklarını kanıtlamalarına ihtiyaç olmadığını ancak kadınların her işi yaparken gerçekten yürekli davranmak ve olmak zorunda olduklarını öne süren Beykoz Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nüket Güz ülkemizde kadına seçme ve seçilme hakkının İsviçre gibi bir ülkeden senelerce önce verildiğine dikkat çekti.

Prof. Dr. Nüket Güz, ödül töreninde yaptığı konuşmada, "Kadınlarımız erkek egemen bir toplumda yaptıkları işleri yapmak için gerçekten çok yürekli olmak zorundalar. Ataerkil toplumlarda erkeklerin yürekli olmak gibi bir öncelikleri yoktur. Çünkü onlara birçok hak doğuştan verilmiştir. Ama günümüzde kadınlarımız Suriye'deki savaşa 'da, erkek egemen alanlardaki bütün işlere de yüreklerini ortaya koyarak gidiyorlar. Bu da yapılan her işte erkeklerden çok ama çok daha fazla efor sarf etmeyi ve yürekli olmayı gerektirmektedir. Kadınlarımız için bu durum, bir insan olma savaşıdır.” şeklinde konuştu.

Bu ödülün gençler tarafından verilmesinin önemine de vurgu yapan Nüket Güz, "Gençlerin bu ödülleri doğru kişilere vermesi oldukça önemlidir, harika bir gençlik yetişiyor. Biz her gün derslerden önce gençlere bugün dünyada neler olmuş diye sorar ve güncel dünya olaylarını tartıştıktan sonra derslere başlarız. Aldığımız cevaplar farkındalığı yüksek bir neslin yetişmesinde bizi umutlandıran bir durumdur.” dedi.

Toplumun bilinçlendirilmesi önemli

Prof. Dr. Nüket Güz, törende yaptığı konuşmasında, son zamanlarda artan kadına şiddet ve kadın cinayetlerinin toplumsal bir yara olduğuna işaret etti. Yasal ve hukuksal anlamda tedbirlerin, kadına şiddetin ve kadın cinayetlerinin önüne geçilmesinde yetersiz olduğunu öne süren Nüket Güz, hukuki ve polisiye tedbirlerin yanında toplumun konu hakkında bilinçlendirilmesinin de oldukça önemli olduğunun altını çizdi.

Beykoz Üniversitesi tarafından yapılan ve Türkiye genelinde 1250 yükseköğrenim öğrencisinin katılımı ile bu yıl ilki gerçekleştirilen "Türkiye'nin Yürekli Kadınları” araştırmasının her yıl aynı tarihlerde tekrarlanacağı açıklandı.