Anne ve Çocuk

Travmatik olaylar çocuk psikolojisini nasıl etkiliyor

Travmatik olaylar çocukları nasıl etkiliyor? Çocuklar bu durumda nasıl belirtiler gösteriyor? Aileler bu konuda neler yapmalı? İşte cevaplar...
03-01-2017 Anne ve Çocuk
Travmatik olaylar çocuk psikolojisini nasıl etkiliyor

Günümüzde artan şiddet olaylarına baktığımızda pek çok insanın her gün çeşitli travmatik olaya maruz kaldığını söylemek mümkün. Yaşanan terör olayları, savaş, kazalar gibi pek çok etken çocuklarımızın psikolojik olarak etkilenmesine yol açıyor. Bu tip travmalarda, toplumsal olaylarda yetişkinlerin verdiği tepkiler çocuklara örnek oluyor!

Okan Üniversitesi Hastanesi'nden Psikolog Emel Güler, insanlarda travma yaratan etkenlerin 3 grupta yer aldığını belirtti:

İnsan eliyle istemli oluşturulan travmalar (İşkence,tecavüz, şiddet, terör)
İnsan eliyle istemsiz oluşturulan travmalar (Araç kazaları, iş kazaları)
Doğal afetler (Deprem, yangın, sel, kasırga)

Ancak insan için en acı verici olanın tecavüz, terör, şiddet olayları gibi insan eliyle istemli gerçekleştirilen olayların olduğunu belirten Psikolog Emel Güler, "Bu travmatik olaylar kendimiz ve çevremizle ilgili dünya algımızı değiştirerek 'dünyanın güvenli bir yer' olduğu inancımızı sarsabilir. Ancak olumsuz yaşam olayları her zaman travmatik etki yaratmaz. Travma 'Bireyin fiziksel bütünlüğünü tehdit eden, dehşete düşüren, çaresiz bırakan, herkes için sıkıntı kaynağı olan, olağan ya da olağandışı yaşantılar' olarak tanımlanmaktadır. Travma sonrasında olayı tekrar yaşantılama belirtileri, travmayı hatırlatan uyaranlardan kaçınma ve devamlı bir uyarılmışlık hali olursa Travma Sonrası Stres Bozukluğu olarak değerlendirilmektedir” açıklamasında bulundu.

Çocuklar travma olaylarında yetişkin tepkilerini örnek alıyor

Psk. Emel Güler'e göre travmatik olaylardan sonra çocuklarda tekrarlayıcı anılar olur. Travmatik anıların canlanması tekrarlayan rüyalar veya tekrarlayan oyun temaları ile görülmektedir. Çocuklar aynı travmatiklaya farklı tepkiler verebilir. Çocuğun gelişim sürecinin hangi aşamasında olduğu, çevresel desteğine, ebeveynlerle kurduğu ilişkiye, psikolojik dayanıklılık düzeyine ve pek çok faktöre bağlı olarak değişebilir. Çocuklar travmatik bir olayla karşı karşıya kaldıklarında bunu nasıl anlamlandıracaklarını bilemezler. Dolayısı ile bağlı oldukları yetişkinlerin olaya verdikleri tepkileri gözlemleyerek onları model alırlar. Bazen de tam tersi davranışlarda bulunabilirler. Olay öncesinde olduğundan çok farklı tepkiler geliştirebilirler.

Çocuklar travmatik olayın ardından hangi belirtileri gösterebilir

Öncelikle çocuklar kendisi için travma etkisi yaratacak olay sonrasında uyum problemleri gösterirler. Okulla ilgili sorunlar, uykuyla ilgili sorunlar, dikkat problemleri, aşırı hareketlenme, bedensel yakınmalar, nedensiz ağlamalar, parmak emme-alt ıslatma gibi gerileme davranışları, korku-öfke, kaygı ve saldırganlık, irkilme tepkileri görülebilir. Ancak tüm bu belirtilerin travma sonrası stres bozukluğu belirtisi olup olmadığı mutlaka bir uzman tarafından değerlendirilmelidir.

Yetişkinlerin bu konuda yapmaları gerekenler

"Yetişkinler, çocukların kendilerini model aldıklarını unutmamalı ve çocukların yaşadıkları olayı anlamlandırma süreçlerinde aktif rol almalıdırlar" diyen Psk. Emel Güler'e göre temel olarak bu dönemde yetişkinler tarafından yapılması gerekenler şu şekilde belirtilebilir:

"Çocuklara, yaşanan olayların gerçekleşmesinin mümkün olduğu ve dünyanın her yerinde yaşanabileceğinin açıklanması önemlidir. Çocukların yaşadıkları duruma verdikleri tepkilerin, normal olduğu aktarılmalı ve onlara birlikte güvenli bir ortamda oldukları söylenmelidir. Mümkün olduğunca hızlı bir şekilde yaşanılan olumsuz olay öncesindeki hayatlarına dönebilmeleri sağlanmalıdır. Bir yakının kaybı söz konusu olduğunda da, çocukların yas sürecini birlikte yaşamasına izin verilmeli ve onlarla duygu paylaşımında bulunmaktan kaçınılmamalıdır. Travmatik olayların ardından, çocukların dinlenilmeye olduğu gibi, duygu ve düşünce ifade edilmesine de ihtiyaçları vardır. Bu ifade genellikle oynadıkları oyun temalarında da gözlemlenebilir. Tekrarlayan oyun temaları aslında çocuğun içsel dünyasının aktarımına destek olur. Dolayısı ile onların yanında olunmalı, son derece dikkatli ve özenli bir biçimde destek verilmelidir."

YORUM YAZ
Doğrulama kodunu yandaki kutuya giriniz :