Yaklaşık 8200 yıl önce Mezopotamya'da ortaya çıkmış bir sanat ürünü olan çömlekçilik ile karşınızdayız. Anadolu'da 5.000 yıl önce Kayseri'de Alişar'da, Boğazköy'de ve Truva'da ilk örnekleri bulunan bu sanat, Osmanlı devrinde su küpleri, kavanozlar gibi kaba eşyaların yapımında icra edilmiş. Günümüzde T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde "Unutulmaya Yüz Tutmuş Meslek” olarak adlandırılan çömlekçiliğin temsilcileri gün geçtikçe azalıyor. Diğer taraftan bu mesleğin tekrar canlanmasını isteyenlerde var. Yaptığı işi "Toprağın sanatla buluşması” diye tanımlayan Ufuk Yıldız, " Toprağın Hediyesi” markasını oluştururken bu düşünceyle yola çıkmış. Tamamen el tornası ile yapılan kahve fincanları ve diğer ürünler, bu isim altında markalaşarak Türkiye'nin ve dünyanın önemli noktalarında sanata değer verenlerle buluşuyor. Şimdi sizleri, Toprağın Hediyesi markasının kurucu Ufuk Yıldız ile yaptığımız keyifli söyleşiyi okumaya davet ediyoruz.

Çömlekçiliği başka bir ifadeyle belirtmek gerekirse "Toprağın sanatla buluşması” diyebiliriz.

- Çömlekçilik ve tarihçesinden bahsedebilir misiniz?

Diğer adları ve Anadolu'da Bardakçılık, Çanak, Çömlek, Gudu-Gudi, Kotik, Testicilik, Küpçülük olarak adlandırılan çömlekçilik; Çamur haline getirilen killi toprağın elle ya da çömlekçi çarkında şekillendirilmesiyle üretilen testi, vazo, küp, bardak veya fincan gibi eşyalardır.
Çömlek yapımı Anadolu, Kuzey Suriye ve Kuzey Mezopotamya'da yaklaşık 8200 yıl önce ortaya çıkmış ve 2000 yıl gibi kısa bir sürede dünyaya yayılmıştır. Anadolu'da ilk çarklı çömlekçiliğe ait bulgulara günümüzden yaklaşık beş bin yıl önce ilk kez Kayseri dolaylarında,
Alişar'da, Boğazköy'de ve Truva'da rastlanmıştır. Osmanlı devrinde su küpleri, kavanozlar, su testileri gibi kaba eşya, sırlı ve sırsız pişmiş topraktan yapılmıştır. Çömlekçiliği başka bir ifadeyle belirtmek gerekirse "Toprağın sanatla buluşması” diyebiliriz. Geleneksel olan her şey insanın yaratıcılığı için bir zemin hazırlıyor. Günümüzün çömlek ustaları da geleneksel hale gelen çömlekçilikte, bir sanat eserine dönüştürdükleri tasarımlara her geçen gün yenilerini ekliyorlar. Diğer bir yandan çömlekçiliğin çok önemli bir misyonunun da olduğunu söyleyebiliriz. Çömlekçilik, farklı Türk geleneklerini birleştiren bir ritüel aslında. Bunun en güzel örneğini de yine bizim için geleneksel hale gelen "Türk kahvesi için tasarlanan ürünler de görüyoruz.

Yapım aşaması ise şu şekilde oluyor: Çömlek yapımında kullanılacak olan kil, içindeki taşlardan ayıklanarak el ya da çömlekçi çarkında şekillenmeye hazır hale getirilir. İstenilen şekil verildikten sonra balçığın suyunu kaybetmesi, sertleşmesi için ilk fırınlama yapılır. Çömlek içine konulan malzemenin dışarıya geçmemesi için veya süslemek amacıyla ihtiyaç duyulursa sırlanır ve sırrın sabitlenmesi için ikinci kez fırınlanır. Çömlek elle ya da kazıma yöntemiyle üzerine farklı renklerde kil sürülerek ya da içine boya karıştırılan sırlarla süslenir.

çömlek

Bu benim için doğa ve toprak kavramını bambaşka noktalara taşıdı.

- Kısaca sizi tanıyalım… "Toprağın Hediyesi” nasıl ortaya çıktı?

Profesyonel iş hayatımda çok uzun yıllar reklamcılık ve tasarım alanlarında birçok proje içerisinde yer aldım ve farklı sektörlerden markalarla çalıştım. Daha sonra Aromatik ve şifalı bitkiler üzerine üretim yapan bir firmada ürün geliştirme ve pazarlama müdürlüğü yaparken
doğa ile farklı dilde konuşmaya başladım. Önceki senelerde İbn-i Sina ismini yılda birkaç kez telaffuz ederken, toprağın bizlere sunduğu kadim dostluğu hissettikten sonra yüzlerce kez dillendirmeye başladım. Bu benim için doğa ve toprak kavramını bambaşka noktalara taşıdı.
"Doğanın Hediyesi” ve "Toprağın Hediyesi” olmak üzere iki markamız var. Doğanın Hediyesi, akademik birçok makaleye konu olmuş bitki ve baharatlardan oluşan ürün üretimine verdiğimiz önemi destekleyen bir konumda. Toprağın Hediyesi ise topraktan sanat üretme arzumuzu ortaya koyan bir marka.

- Ürünlerinizden bahsedebilir misiniz? Ürünlerde neden Agrilion ve Agrillum isimlerini kullanıyorsunuz?

Dedem çömlek ürünleri çok sever. Küçük yaşlarda her yanında kaldığım sürede, içtiğim çorba kasesi, su destimiz, yemek kaplarımız çömleklerden oluşurdu. Şu an ellerimle yaptığım kaselerden çorba içmesi anlatılamaz bir duygu. Ürünlerimizin ortaya çıkış hikayesi biraz da
dedemin çömlekçiliğe verdiği öneme dayanıyor diyebiliriz.

Toprağın sanatla buluşmasında rol alan çömlekçilik mesleği maalesef şu an T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde Somut Olmayan Kültürel Miras Alanı "Yüz Tutmuş Meslek” olarak adlandırılıyor. Ben bu mesleğin unutulmaması ve çok daha ileri nesillere taşınması gerektiği düşüncesiyle yola çıktım. Nasıl yaparız? İşin neresinden başlarız? diye sorduğumuz sorulara En iyi toprak nerede var? En iyi ustalar nerededir? soruları eklendi. Bu noktada Bilecik'in Kınık Köyü'nde Nazmi ustayla tanıştık. Kendisine hayalimi anlatmaya ve neler yapmak istediğimi anlattım. İlk başlarda köye gelen herhangi bir toptancı, zücaciyeci gibi bir bakış açısı vardı. Ama bu işe ne kadar gönül koyduğumu görünce beraber çalışmaya başladık.

Diğer bir yandan Türk kahvesi hayatımızın olmazsa olmazlarında biri. Bu uzun yıllar hatırı olan geleneğimize farklı bir renk katmak istedik. "Agrilion ve Agrillum” Tunç Devrinde Bilecik topraklarının bulunduğu bölgeye verilen isimlerdi. Bilinen en eski isimleri Kınık Serimizin başlangıcı oldu.

- Sanatla toprağı buluşturuyorsunuz... Burada biraz geleneksel dokuları geleceğe taşıma ve yaşatma güdüsü var diyebilir miyiz?

Gelenekselleşmiş değerleri yaşatmak, sürdürebilir tutmak, sosyal sorumluluk bilinciyle bu değerleri çok ileri zamanlara taşımak tabi ki en güçlü dayanağımız. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle, seramik ve çömlekçilik çok daha kaliteli bir noktada. Geleneksel ifadesi ile sergilenen ve desteği gittikçe artan el yapımı ürünlerin popülaritesi ise hızla yükselmekte. Biz Toprağın Hediyesi olarak elimizden geldikçe geleneksel yöntemleri barındıran teknikleri ürünlerimizi tasarlamaya ve tüm dünyada tanınır bir hale gelmesi için çalışmalarımızı sürdürüyor olacağız.

- Farklı tasarımlarınızın yeni ürünleriniz olacak mı?

Şu an üzerinde çalıştığımız desti ürünümüz var. Yakın bir zamanda sınırlı ve özel ambalajında siz sanatseverlerin beğenisine sunmuş olacağız. Üzerinde araştırmalar yaptığımız ve yine Türkiye'de hiç yapılmamış bir ürün grubumuz daha var. Geleneğimizi yaşatabilmek için
yeniliklere her zaman ihtiyacımız var.

Aynı zamanda kurumsal firmalar özel günlerde bizim ürünlerimizi hediyelik olarak tercih ediyorlar.

- Bu ürünleri nerede bulabiliriz? Satış noktalarından bahseder misiniz

Geleneksel yöntemleri içinde barındırması, el emeğini, göz nurunu kıymetli sunmak ve satış yerlerini değerlendirmek için bir takım aradığımız özellikler bulunmakta. Turistlik tesislerde ve alışveriş merkezlerinde bulunan noktalarımızda, sanat ürünlerine saygı duyan ve müşteri
potansiyeli olan Pera Palas ve Kapadokya Museum Hotel gibi lokasyonlara öncelik veriyoruz. Aynı zamanda kurumsal firmalar özel günlerde bizim ürünlerimizi hediyelik olarak tercih ediyorlar. Bunların dışında özel ve butik ev dekorasyonu malzemleri satan dekorasyon mağazalarında bulunuyoruz. Son olarak kendi E-Ticaret sitemiz www.topraginhediyesi.com.tr ve uluslararası tasarımcıların buluşma noktası olan www.hipicon.com adreslerinde ürünlerimizi görebilirsiniz.

- Yurt dışı için projeleriniz var mı?

Köyümüz BEBKA destekleri ile "Çömlekten Dünyaya, Dünyadan Çömleğe” isimli 2015 yılında başlatılan proje ile yurt dışı çalışmalarında aktif rol alıyor. Toprağın Hediyesi olarak özellikle Uzakdoğu ve Avrupa kıtaları başta olmak tanıtım faaliyetlerimiz için hem fuarları önemsiyoruz hem de sosyal medya kanalları üzerinden çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu sayede çömleklerimiz, İngiltere, Almanya, İspanya, Kıbrıs, Azerbeycan, Dubai, Katar, Güney Kore, Japonya ve Rusya ülkelerinde başarılı satışlarla hem ülke ekonomisine hem de sanatımızın gelişmesine katkı sağlıyor. Şunu da belirtmek isterim sadece bizim köyümüz Kınık'ta, her yıl çömlekçilik festivali yapılıyor. Türkiye'nin her yerinden ziyaretçi akınına uğrayan festivalimiz her geçen sene daha da artarak kültürümüzün yaşatılmasına katkı sağlıyor ve sağlamaya da devam edecektir.

Ufuk Yıldız

Çiğdem Avcı

[email protected]

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.