Medipol Hastanesi KBB Hastalıkları ve Baş Boyun Cerrahisi'nden Yrd. Doç. Dr. Özmen Öztürk, nadiren de olsa sinüzitin menenjit, ve göz küresi enfeksiyonu gibi daha ciddi problemlere yol açabileceğini söyledi.

Koyu kıvamlı burun akıntısı, burun tıkanıklığı, geniz akıntısı ve bu akıntıya bağlı öksürük, yüzde ve kulaklarda basınç hissi, baş ağrısı, mide bulantısı ve kusma, iştahsızlık, yüksek ateş, huzursuzluk ve kas-eklem ağrıları... Tüm bunlar çocukluk döneminde en sık görülen enfeksiyonlardan olan sinüzitin belirtileri.

Sinüzit basit bir hastalık gibi görülse de nadiren de olsa menenjit, ensefalit ve göz küresi enfeksiyonu gibi daha ciddi problemlere yol açabiliyor. Antibiyotik kullanma zorunluluğundan dolayı anne-babaları bir hayli endişelendiren sinüzit hakkında bilinmesi gerekenleri İstanbul Medipol Hastanesi KBB Hastalıkları ve Baş Boyun Cerrahisi'nden Yrd. Doç. Dr. Özmen Öztürk anlattı...

Öncelikle, sinüzitin bir enfeksiyon olduğunu, bu nedenle hastanın yaşam kalitesinin aktif enfeksiyon süresince belirgin olarak bozulacağını belirten Yrd. Doç. Dr. Özmen Öztürk, "Ayrıca çocuğun uyku düzeni bozulur, okul başarısı olumsuz yönde etkilenir, sportif performansta azalma gözlenir. İştahsızlık, mide bulantısı ve kusma aileleri endişelendirir. Sık tekrarlayan ve kronikleşme eğilimi gösteren sinüzit büyüme ve gelişmeyi de olumsuz yönde etkiler." dedi.

Kronikleşen sinüzite dikkat!

Sinüzitin özellikle kulak problemlerini tetiklediğine dikkat çeken Öztürk, kronikleşen sinüzit konusunda dikkatli olunması gerektiğinin altını çizerek şunları söyledi: "Özellikle tam bir tedavi alamayan sinüzit kronikleşme eğilimindedir. Bu nedenle antibiyotik de içeren sinüzit tedavi protolüne uymak gerekmektedir. Alerjik rinit (saman nezlesi) sinüslerin çalışmasını bozarak alerjik sinüzit olarak da adlandırılan duruma yol açabilir. Bağışıklık sistemi problemlerinin de araştırılması kronikleşme eğilimi olan sinüzitte değerlendirilmelidir."

Sinüzit tedavisinde genellikle 14 günü geçmeyen bir antibiyotik tedavisi uygulandığını söyleyen Yrd. Doç. Dr. Özmen Öztürk, çocukluk döneminde sinüs tedavisinde cerrahi yöntemlere nadiren ve sadece özel durumlarda başvurulduğunu vurguladı.