Şeyma Subaşı lolita tarzıyla konuşulmaya devam ediyor. Bu kez de ilginç bir tarz çalışmasıyla Studio11'in sorularını yanıtladı.

Boşandıktan sonra hayatında neler değişti

Boşanma elbette iki tarafı da etkileyen bir süreç. Biz uzun yıllar süren birlikteliğimiz ve her şeyin başında birbirimize olan saygımız sebebiyle medeni bir şekilde ayırdık yollarımızı. Hayatımda değiklikler olsa da en temelde ben her zamanki Şeyma olmaya devam ediyorum.

İlişkinde önceden yaptığın artık asla yapmam dediğin bir şey var mı

Herkes hayatı boyunca yalnızca fiziksel değil, zihinsel anlamda da büyümeye ve olgunlaşmaya devam ediyor. Benim de elbette bundan önceki ilişkilerimde yaptığım hatalar olmuştur. Yalnızca duygusal birliktelikler de değil, bence arkadaşlık ilişkilerinde bile yapılan hataları insan olgunlaştıkça yapmamaya çalışıyor. Benim de herkese çok çabuk güvenmek, onları da kendim gibi samimi sanmak ve içimi açmak gibi bir huyum var. Artık insanlarla olan ilişkilerimde bu sınırı korumaya çok daha dikkat ediyorum diyebilirim.

Şeyma Subaşı bugün popüler biri olmasaydı sence şu an ne yapıyor olurdu

Şeyma Subaşı eğer bu kadar popüler bir insan olmasaydı da şu anki Şeyma Subaşı olmaya devam ederdi. Çünkü benim hareketlerim, tavrım ve hayatımı yaşama şeklim popülarite uğruna yapılan şeyler değil. İnsanların anlamakta güçlük çektiği nokta da bu bence. Hiçbir zaman popüler olmak uğruna sahte olmayı seçmedim. İçimden nasıl geldiyse öyle davrandım, öyle giyindim öyle dans ettim. Bu sebeple eğer Şeyma Subaşı bu kadar popüler olmasaydı da yine gezmeye, eğlenmeye, hayatını bildiği ve en önemlisi sevdiği gibi yaşamaya devam eden biri olurdu.

Instagram'dan sıkılacağını düşünüyor musun

Burada ufak bir fark var, onu görebilmek gerek. Benim hayatım herkesin gözleri önünde değil. Ne yaşadığımı, sosyal medyada paylaştıklarım dışındaki hayatımı yalnızca ben, ailem ve arkadaşlarım biliyor. Markaların benimle sosyal medyada iş birliği yapmak istemesinin sebebi takipçilerime yansıttığım dinamik yaşam tarzım. Sahip olduğum o pozitif enerjiyi güzel şeyler için sarfetmek beni de besleyen bir şey. Kaldı ki hiçbir zaman içime sinmeyen bir iş birliği teklifine olumlu yanıt vermiyorum. Henüz sıkılmadım, sıkılmaya başladığımda bırakırım.

Kendine ayırdığın vakitlerde en büyük lüksün nedir

Basit etkinliklerden keyif almak şu sıralar en büyük lüksüm. Belki beni kimsenin tanımadığı bir Avrupa şehrinin küçük bir kasabasında öğle yemeği yemek, sokaklarında dolaşıp turistlik yapmak, yerel lezzetlerin tadına varmak benim için çok keyifli bir etkinlik.

Önümüzdeki ilkbahar ve yaz sezonunda seni neler bekliyor

Kafamda yeni ve heyecan verici birçok proje var. Healthyish harika gidiyor, daha da odaklanıp geliştirmek ve belki yurtdışına açılmak gibi düşüncelerim var. Doğan Kitap ile yürüttüğümüz kitap projesi çok yakında hayata geçecek. İş birliklerim devam ediyor, belki dijitale adım atıp farklı bir mecrada da takipçilerim ile buluşabilirim, kim bilir!

Kısa kısa

Bir içki olsan?

Pina Colada.

Bir ayakkabı olsan?

Dr. Martens bot. (Zamansız, her ana uyum sağlayabilen, sağlam, şık, işlevsel ve kaliteli)

Bir şarkı olsan?

Deep in my soul.

Bir şehir olsan?

Los Angeles.

Bir dönem olsan?

"Jazz Age” Amerika'sı.

Bir sanat eseri olsan?

Hangisi bilmiyorum ama bir pop sanat eseri olacağı kesin. Andy Warhol eserlerinden biri belki?

Bir sanat akımı olsan?

Pop-Art.

Bir aroma olsan?

Hindistan cevizi aroması.

Röportajın tamamına ulaşmak için buraya tıklayabilirsiniz.

Röportaj hakkında: Elbise/Özlem Süer, Kemer/MANC // Creative Direction & Styling: İlkyaz Özel & Mustafa Oral // Fotoğraf: Nihat Odabaşı // Yazı: Simay Yılmaz // Makyaj: Erkan Uluç // Saç: Nuri Şekerci // Moda Ekibi: Yıldızhan Filiz & Eray Akkurd // Mekan: Splendid Palas Büyükada

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.