Annelerimizden sık sık duyduğumuz anne olunca anlarsın cümlesi tam anlamıyla gerçeği yansıtıyor. Anneliği yaşamadan anlamak mümkün olmuyor. İşte yalnızca anneliğe mahsus 8 duygu.

Grip bile olmuş olsa çocuğuna bin bir nasihat vermek

"Nane limon iç”, "Terleme”, "İlaçlarını vaktinde al”, "Bu soğukta dışarı çıkma” ve daha neler neler. Aslında hepsi karşılıksız sevgi ve saf endişeden ibaret.

Kendinden çok çocuğunu düşünmek

Bir zamanlar sadece kendini düşünürken artık dünyadaki en önemli şeyin çocuğun olması. Sadece onun için yaşamak ve onun için her türlü fedakarlığı yapmaya hazır olmak.

Uyumayı çok severken sabaha kadar çocuğunun başında gözüne uyku girmeden beklemek

Uyku birçok insan için önemlidir ev bir keyif unsurudur. Hatta annemize şaşırırız; nasıl bu kadar erken kalkıyor, nasıl bütün gece uykusuz kalabiliyor diye. Erken de kalkılıyormuş, uykusuz da kalınıyormuş; eğer söz konusu çocuğunuz ise.

Yemeyip yedirmek, giymeyip giydirmek

İlginçtir ki anneler önce çocuklarını düşünürler. Çok istedikleri bir şey varsa önce çocuğunun çok istediği şeyi alırlar, önce çocuklarına yedirirler sofraya en son onlar gelirler. Ne büyük fedakarlık, anne olmadan anlayabilir miyiz?

Evin tüm işlerine yetişmeye çalışmak

Anneler genelde evin tüm yükünü sırtlanırlar. Her ne kadar yanlış olsa da biz çocuklar ev işlerinin sadece annenin yapması gereken şeyler olmadığını çok geç fark ederiz. Belki de hala farkında değiliz. Herkesin yaşadığı bir evde herkesin sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğinin farkına varalım, mesela bu anneler gününde harekete geçebiliriz!

"Anne sözü dinlemezsen böyle olur” diye söylenmek

Annelerimiz sürekli anne sözü dinlemediğimizden yakınırlar. Biz ise kötü giden şeyleri onları dinlememize değil bambaşka şeylere bağlarız. Belki de hep onlar haklıdır.

Eve geç kalan çocuğunu korkuyla merak etmek

Bu hep şikayet ettiğimiz bir şeydir. Merak etme anne diye sakinleştirmeye çalışsak da asla anlamazlar. Hatta araya başka tatlı sert tehditler girer, bacaklar kırılır, "Vallahi ben karışmam babana anlat”lar havada uçuşur. En büyük şoku da kendinizi çocuğunuza "Neredesin, gel artık geç oldu” diye yakınırken bulduğunuzda yaşarsınız.

Çocuğunuz büyük hatalar yapsa bile her şeye rağmen onu tüm sevginizle kucaklayabilmek

En çok da bu bağışlayıcı özelliklerine şaşırırız. Yaptığımız hataların farkına vardığımızda ben annemin yerinde olsa neler yapardım deriz. Ama onlar sadece sarılırlar ve iyi olmamızı isterler…