Erkeklerin ve kadınların yaklaşık % 50'si en az bir kez eşlerinden psikolojik olarak agresif davranışlar yaşamıştır. Kadınların yaklaşık % 20'si, eşleri tarafından fiziksel şiddete maruz kalmıştır. İnsanların % 40'ı, yaşamları boyunca yakınları tarafından en az bir kere zorlayıcı hareketlere maruz kalmıştır.

Her an, her yerde etkisi altında kalabileceğimiz istismarların üzerimizde bıraktığı etkiler ise hiçte hafife alınacak cinsten değil. Evde, iş yerinde, sosyal hayatlarımızda bazen tanımadığımız insanlarca, bazen de en yakınlarımız tarafından farkında bile olmadan yaşadığımız kötü deneyimler, her zaman bizi takip eden bir gölge haline geliyor.

Önemli olan insan davranışlarına karşı farkındalığımızı artırmak ve etkisi altında kalabileceğimiz olumsuz davranışlara karşı kendimizi koruyabileceğimiz bir kalkan oluşturmak. Unutmamalı ki, bu hayata bir kez geliyoruz ve yaşamımızı sadece biz yönetebiliriz. Hayatımıza dahil olan insanlar ise, sadece bizimle aynı yolda yürüyebilirler.

Sözlü tacizden kaynaklanan acı, bir ömür boyu devam eder

Kolunuz kırıldığınız başta acı çeker, iyileşme süreci boyunca o acıyı istemsizce hissedersiniz. Kırık kaynamaya başlar ve iyileşir. Yaşanan acıyı unutmuşsunuzdur artık. İşte ya da ilişkinizde yaşadığınız acıyı unutmak ise zordur. Araştırmalar bile sözlü istismara maruz kalanların hayatları boyunca acıyı en derinden hissedebileceğini göstermektedir. Daha da kötüsü, olayı hatırlatacak her ortamda, tüm acı destanını yeniden tecrübe etmemiz.

Zihinsel sağlık sorunlarına yol açabilir

Küfürlü bir ilişki içindeyseniz veya çocukken bu tür sözlü taciz yaşadıysanız, bu deneyimler sizde kalıcı bir etki yaratabilir. Bunun gibi deneyimler, bir insanın özgüvenine ciddi şekilde zarar verme eğilimindedir. Mağdur her türlü öz saygı duygusunu kaybeder ve kendine daha az değer vermeye başlar. Bu da, oluşabilecek depresyon ve psikolojik sorunlara zemin hazırlayan en büyük faktördür.

Yakınlarınız verdikleri zarardan habersizdirler

Fiziksel şiddet, görülebilir etkilere sebep olduğundan kabul edilebilir ve fark edilebilir sonuçlar yaratır. İnsanlar acınızı paylaşır ve paylaştıkça acınızın hafiflediğine şahit olursunuz. Duygusal bir şiddete maruz kaldığınızda ise, bunun fark edilme olasılığı oldukça düşük. Ne kadar yakınınız olursa olsun, o, her zaman sizin iyiliğinizi istiyordur. Kendini ve verdiği zararları görme eğilimi zaten başta körelmiştir.

Yeme bozukluklarına yol açabilir

Duygusal taciz, fiziksel olarak bazı sonuçlar doğurabilir. Beceriksiz ve sevgisiz olma hissi de ortaya çıkabilir. Bu senaryoda, duyguları ifade etmek zorlaşabilir ve bu durum, yeme bozukluklarına yol açabilir. Yeme bozuklukları ise, duygusal açlığın yol açtığı aşırı yemeyle ya da kendine olan güvensizliğin getirdiği yememeyle karşımıza çıkar.

Sözlü ve duygusal taciz sizi madde bağımlılığına yönlendirebilir

Sözlü taciz, bir kişinin kendine olan güvenini, sevilme ve saygı duyulma hissini ortadan kaldırır. Kişi neyi yanlış yaptığını merak etmeye ve sessizce acı çekmeye başlamıştır. Bir teselli bulmak için çaresizlik içinde mağdur, madde bağımlılığına sürüklenebilir. Bu anlık rahatlama arayışı kişiyi bağımlı yapabilir.

Sözlü taciz, migren ve ağır baş ağrısına neden olabilir

Sözel ve duygusal tacize maruz kalmış kişilerde migren ataklarını yaşama olasılığı, bu travmayı yaşamamış olanlara göre 4 kat daha yüksektir. Araştırmacılar, migren ve istismar arasındaki bağlantının duygusal istismarda daha fazla gün yüzüne çıktığını savunuyor.

Acı, acıdır

Ağrı, fiziksel ya da sözlü olsun acıdır. Sizi suistimal eden birini durdurmazsanız. Fakat hangi ortamda kalıp kalmayacağınıza karar verme yetisine sahipsiniz. Ruh sağlığınızı korumak adına o ortamdan uzaklaşmak emin olun daha iyi olacaktır. Araştırmalar, çocukken istismara uğrayan bir kişinin, yetişkinlikte eşleri tarafından istismara uğramasının % 36 daha muhtemel olduğunu göstermektedir. Kendiniz için doğru olanı bulmaktan hiçbir zaman vazgeçmeyin.

Hepsinden kötüsü, siz de bir tacizci adayı olabilirsiniz

Sözlü ve duygusal istismarın kurbanı olmanın en kötü yanı, sizin de bu durumla beslenmeye başlamanız olabilir. Sözlü taciz ve istismarın yapan kişilerin ortak özellikleri kendilerinde eksiklik olarak gördüklerini karşısındakine yüklemeye çalışmak. En çok aile büyükleri yapar bunu. Çünkü geçmişte yapamadıklarını sen yapıyorsundur. Eşlerde de durum benzer şekildedir.

Bu tarz istismara maruz kalan bireylerde bir süre sonra savunma mekanizması olarak geliştirdiği misilleme güdüsü, sizi de istismar yapan birine dönüştürebilir. Kendiniz olmaktan ve istismarlara karşı güçlü tutumunuzdan hiçbir zaman vazgeçmeyin.

Gizem Bozdağ

[email protected]

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.