Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe, oldukça özel bir roman. Yayımlanmadan önce 20 dile satıldı. Küçük Prens gibi anılacak kitaplar arasında gösteriliyor. Yazarı Paola Peretti'yi tanıyanlarınız bu romanın özelliğini biliyor. Paola, romanını kendi çocukluğundan esinlenerek yazdı.

Paola'ya 15 yıl önce görme kaybına sebep olan ve sonra da tamamen görme kaybıyla sonuçlanan Stardtgardt genetik hastalığı teşhisi kondu. Bu nadir görülen hastalığın, hayatına karanlık yerine, aydınlık getirmesini tercih etti Paola ve bunu, hayatındak bazı şeylerin iyileşmeye başladığı bir nokta olarak değerlendirdi. Diyor ki: "Bu görme kaybından çok, bakış açısının değişimi anlamına geliyor.” İşte 9 yaşındaki Mafalda'nın hikayesi, böyle başlıyor...

Paola, geçtiğimiz günlerde gerçekleşen ITEF'te (Istanbul Uluslararası Edebiyat Festivali) İstanbul'a geldi. Benim de kendisiyle sohbet etme şansım oldu. İşte sohbetimiz...

ÜÇ YIL ÖNCE TÜM İŞARETLERİMİ KAYBETTİM

- Paola Peretti kimdir? Bize biraz kendini anlatır mısın?

Paola, herkes gibi gücü ve korkuları olan, çok insancıl bir kadın. Hayatımda derin bir krizle karşılaştım ve onları dinlemeye çalıştım. Mutlu, küçük bir kız, sakin bir genç, oldukça pasif bir yetişkin oldum. Üç yıl önce tüm işaretlerimi kaybettim. Bu en büyük şansımdı, çünkü dikkatimi her zaman yapmak istediğim şeye, yazmaya odaklıyorum.

- İstanbul'a hoş geldin? Edebiyat Festivali nasıl geçti?

ITEF, çok yoğundu. Beni yazarın rolü ve kadınların gücü hakkında düşündürdü.

- İstanbul'a daha önce gelmiş miydin? Şehri nasıl buldun?

Bu İstanbul'a ilk gelişimdi. Ondaki iki ruhu gerçekten sevdim: Biri hızlı ve modern şehirlerden biri, ikincisi şık ve antik.

- Bir romanında İstanbul'da geçen bir hikayeden de bahsedersin belki, ne dersin?

İsterim. İkinci kitabımda hayatında çok fazla seyahat eden yaşlı bir karakter var. Şimdiden Türkiye'deki serüveninin küçük bir hikayesini anlattım bile.

- Harika! Peki Paola, yazmaya ne zaman ve nasıl başladın? Bir yazar olmaya nasıl karar verdin?

Yazmaya başladığımda... Çizmeye! Resimleri hayal etmek ve kağıda aktarmak, aklımda doğmuş bir şeyi iletmenin ve anlatmanın ilk yoluydu. İkinci tutkum, okumak olmuştu. İyi olduğumu söyleyebilirsem, yazmaktan başka hiçbir şeyde iyi olmadığımı fark ettiğimde yazar olmaya karar verdim. Genellikle başkasının söylemesini tercih ederim. Kendimi ciddi şekilde eleştiririm.

- Peki bir yazma rutinin var mı?

Evet, var. Disiplinli bir program izlemeye çalışıyorum; her sabah ve her öğleden sonra haftanın yedi günü yazıyorum. Yapamıyorum; karakterlerim, onların hikayelerini bitirmediğimde bana huzur vermiyor.

Paola Peretti, Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe röportajı

AMA BU BİR OYUN. HADİ OYNAYALIM!

- Stardtgardt genetik hastalığına sahipsin ve buna bağlı bir görme kaybı yaşamışsın? Bunun yazarlığına ve yazdıklarına etkisini paylaşır mısın bizimle?

Her şeyden önce, her gün bir sorunla boğuşan herkes için bir teşvik mesajı paylaşacağım. Her zaman savaşıyoruz ve devam etmek mi yoksa pes etmek mi istiyoruz, karar vermeliyiz. Hayat çok zor, o yüzden vazgeçmeye karar verenleri anlayabiliyorum. Stargardt hastası olan insanlar, devam etmeli!

- Hayatında neler değişti? Paylaşmak istersen tabii!

Hastalığım hakkında konuşurken, çoğunlukla okuma ve hareket etmede ciddi bir sorun olduğunu kabul ediyorum. Ama ben eminim ki, her şeyi alışkanlık haline getirebiliriz. Kitaplar hakkında konuşmak; işte hayatımdaki en büyük değişim bu! Küçük gazeteler için bir öğretmen ve gazeteciydim; şimdi ise, uluslararası insanlarla, geçişlerle, dünyanın dört bir yanından okuyucularla, yeni bir kitapla, beklentilerle uğraşıyorum... Daha önce olduğundan çok daha stresliyim ve ailemi öncekinden daha az görebilirim; ama bu bir oyun. Hadi oynayalım!

- Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe, otobiyografik bir roman diyebilir miyiz?

Roman, kısmen otobiyografik. Hiç mutsuz bir kız çocuğu olmadım; ama Mafalda, ruhumun bir parçası. Onun sezgileri ve benim korkularımı temel aldım.

- Peki neden Kiraz Ağacı?

Kiraz ağacını seçtim, çünkü çocukluğumda bir kiraz ağacı vardı.

SADECE İNSANLARA BİR ŞEYLER SÖYLEMEK İSTEDİM

- Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe ilk romanın ve henüz yayımlanmadan 20'den fazla dile satıldı. Bu sana ne hissettiriyor? Sence başarının sebebi ne?

Memnuniyet bir yana, beni inanılmaz ve endişeli hissettiriyor! Bir yazar ve bir kadın olarak sorumluluğum için endişeleniyorum. Sebeplerini bilemiyorum, çok şanslıydım. Belki de insanlar kendilerini Mafalda'nın hikayesinde, onun acısında, kendilerini tanıdılar.

- Romanın, "Küçük Prens”, "İçimizdeki Müzik” gibi özel eserlerle bir arada anılıyor. Sen ne düşünüyorsun?

Bu büyük bir onurdur! Eğer kariyerimin sonunda da hak ediyorsam, anlayacağım. Belki!

- Romanı yazmaya başladığında böyle başarılı olacağını düşünmüş müydün?

Hayır, kesinlikle. 10 – 15 yıldır, küçük bir yayıncı ya da hikayelerimi okuyan birini arıyordum. Sadece insanlara bir şeyler söylemek istedim.

Paola Peretti, Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe röportajı

SENİN İÇİN ÖNEMLİ OLAN NE?

- Romanda Mafalda için "vazgeçilmez” olanı bulmaya çalışırken, hayal ettiğin neydi?

Üç yıl önce derin bir krizle karşılaştım ve enerjimi, hayatımda gerçekten yapmak istediklerime odakladım. Kendime sormak zorundaydım: Senin için önemli olan ne? Bu yüzden Mafalda için bu süreci kolayca hayal ettim.

- Mafalda'nın yaşamını anlatırken, ilham aldığın şey neydi?

Quino'nun güney amerikan çizgi romanındaki küçük kızdan ilham aldım, ki bu çok güçlü bir karakter; küçük öğrencilerimden, tüm dünyadan harekete geçiyor; çocukluk anılarımdan ve en sevdiğim romanlardaki kadın kahramanlardan.

- Şöyle bir cümle var: "Aşık olduğun zaman gözlerin daha iyi görmüyor belki; ama bir yerlere çarpmaktan daha az korkuyorsun”. (Bu cümleyi çok sevdim.) Korkularımızı sence hangi duygularla hafifletiyoruz, aşıyoruz?

Aileye bağlılık, -eğer sahip olduğumuz için şanslıysak-, irade, yaşanılan güne ve insanların kendilerine olan sevgisi; amaçlara ulaşmanın alternatif yollarını düşünmek; geleceği kontrol edebileceğiniz fikrini kabul etmek; ama bunun hakkında hayal kurabilir ve daha iyi hale getirmek için çok çalışabilirsiniz.

Paola Peretti, Kiraz Ağacı ile Aramızdaki Mesafe röportajı

DAHA MUTLU OLABİLİRDİK

- İnsan, hayatı bazen gerçekten görmeden yaşıyor. Bu konuda ne düşünüyorsun? Onlara bir şey söylemek ister misin?

Herkesin üçüncü bir göze ve çok gelişmiş bir duyarlılığa sahip olduğunu düşünüyorum; ama kullanmıyoruz. Çünkü zamanımız yok. Çok fazla korkunç olaydan dolayı stresliyiz ve korkuyoruz. Oğullarımızı büyütmek veya hayatta kalmakla meşgulüz. Hayat çok zor! Fakat gerçek hayatımızı görmemiz gerekirse, daha mutlu olabilirdik.

- Mülteci çocuklara İtalyanca öğretiyormuşsun. Nasıl gidiyor? Hala devam ediyor musun?

Hayır, henüz öğretmiyorum ve bunun için çok üzgünüm. Daha fazla zamanım yok; ama öğrencilerim her zaman kitaplarımda.

- Peki yeni çalışmaların neler? Bir roman var mı örneğin?

Yeni bir roman yazuyorum. Ana karakter küçük bir erkek çocuk olacak.

Damla Karakuş: Teşekkür ederim.

Paola Peretti: Teşekkür ederim.

*

Damla Karakuş

[email protected]

Instagram: biyografivekitap

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.