Nöroloji Uzmanı Dr. Sema Targıt Akbaşak, dışarıda olan kişilerin maske takarken burunlarının dışarıda olduğuna dikkat çekerek, virüsün burun yoluyla kolayca vücuda girdiğini söyledi.

Virüsün koku siniri yolu ile beyine ulaştığını, merkezi sinir sistemi ve/veya sinir-kas sistemlerini tutabildiğini söyleyen Dr. Akbaşak, "Hastalıktan hiç haberi olmadan geçirenlerin bir kısmı, beyin ve sinir sistemi tutulumuna maruz kalabiliyor. Bunların göz önünde tutulması çok önemli, çünkü bu hastalık belirtileri sadece nörolojik hastalık zannedilip bulaşıcılığı devam etmekte olan kişilerin izole ortama alınmamasına sebep oluyor. Bu da gizli bir tehlike oluşturuyor.” ifadelerini kullandı.

Tuvalet kapaklarını kapalı tutun

Normalleşme sürecine girmiş olsak dahi tedbirleri sıkı tutmak gerekiyor. Evlerde ve tüm kapalı mekanlarda tuvalet kapaklarını kapalı tutmak gerektiğine dikkat çeken Akbaşak, özellikle büyükşehirlerde, yüksek katlı binalarda birbirini tanımadan yaşayan kişilerin tuvalet yoluyla virüs bulaşmasını engellemek için klozet kapaklarını kapalı tutmaları gerektiğini söyledi.

"Bir tuvalet sifonu havaya 8000 damlacık bırakır. Enfekte kişilerin bağırsak hareketlerinde en azından viral RNA salgıladıkları açıktır. Tuvalet kapağı aslında uçuşan damlacıkların yapıştığı yerdir. Elimizle tutarak, açılır ve kapanır. O zaman esas temiz tutulması gereken yer kapak ve etrafıdır. Çamaşır suyu ile yıkamalı, bol su ile durulamalıyız. Kullanma sırasında bir torba takılıp, her kullanımda tersten çıkarmalı ve yenileyerek bir sonra ki kullanıma temiz bırakmalıyız. Özellikle umumi kullanılan tuvaletlerde tek kullanımlık klozet kâğıtları veya kılıfları tercih edilmelidir. Sifon çekerken ve çektikten sonra klozet kapakları kapalı tutulmalıdır” diyen Akbaşak, 20 metrekareye 10 nüfus düşen ve doğru temizlenmeyen evler veya barınakların, esas tehlikeyi oluşturduğunu sözlerine ekledi.