Tüm cümlelerimiz yine çocuklar için. Nihan Kaya ile buluşmalarımız hep dolu dolu geçiyor. Biz sohbete başlayınca zaman su olup akıyor, yayına gireceğimizi, onun sayfalar süreceğini unutuveriyoruz. Ama hep bilgi, hissiyat dolu sohbetler… Bu kez Kadıköy'de, Penguen Kitabevi'nde yeşiller içinde buluştuk. Misafir ettikleri için teşekkür ediyor; sayfasını ölçsen uzun uzun; ama bir çırpıda okuyup, bol bol düşüneceğiniz bir söyleşi bırakıyorum size…

Nihan Kaya ile Bütün Çocuklar İyidir'i konuşuyoruz

(Nihan Kaya)

İyi Aile Yoktur'un çocuklara ulaşmasını hep çok önemsedim

- Nihan Hanımcım, İyi Aile Yoktur ve İyi Toplum Yoktur dedikten sonra şimdi Bütün Çocuklar iyidir diyoruz. Ne güzel…

İyi Aile Yoktur ve İyi Toplum Yoktur benim için tek kitap; birini kitabın ilk, diğerini ikinci bölümü olarak yazdım. Bütün halde ve son bölümleri iç içe geçmiş şekliyle daha iyi okunacakları kanaatindeyim. ("Ölmemiş Çocuklardan Bir Dünya" ve "Doğmamış Çocuğa Mektup" arka arkaya bölümlerdi normalde.) İyi Aile Yoktur'un çocuklara ulaşmasını hep çok önemsedim…

- Bu kitabın doğuşunu anlatarak başlayalım mı?

Bana göre İyi Aile Yoktur, her yaşta insan için. Nitekim bu kitabı çocuklar için satın alan kimseler de oldu. Beni çok mutlu eden bir şeydi bu. Ama kitabı çocukların da okumasını isteyen insanlar olarak ortak sorumuz, bir çocuğun kaç yaşından sonra bu dili anlayabileceği idi. "Bu kitabın çocukların -da- anlayabileceği düzeyde bir versiyonunu da yazacak mısınız?" sorusu sık geliyordu, böyle bir ihtiyacı belirten uzmanlar da oluyordu. Prof. Dr. Şehnaz Ceylan'ın da bu ihtiyacı belirtmesi dönüm noktası oldu sanırım benim için. Alanı çocuk gelişimi olan Şehnaz Hanım, çocukların haklarını anlayabilmesinin önemine vurgu yapmıştı çünkü. İyi Aile Yoktur'un dilinin -ben her ne kadar dili çok basit tutmaya çalışmış olsam da- gelişimsel olarak, küçük çocuklara ağır gelebileceğini söylemişti.

- Peki amacınızı şimdi bir de sizden dinleyelim istiyorum…

Şehnaz Hanım'ın kastettiği türde bir şeyi yazabildim mi bilmiyorum; ama her cümlesi, hem reel çocuğun hem de içimizdeki çocuğun haklarını anlayabilmesi ve böylece istismara istismar adını verebilmesi amacıyla yazılmış bir kitap Bütün Çocuklar İyidir. Hepimizin her gün istismara uğradığı bir coğrafyada yaşıyoruz ve bu istismarların sürmesinin en önemli nedeni, istismara istismar diyemeyişimiz. Bütün Çocuklar İyidir'i okuyan çocukların ve yetişkinlerin, sınırlarına ve haklarına karşı bakışlarının değişeceğini ümit ediyorum.

Nihan Kaya ile Bütün Çocuklar İyidir'i konuşuyoruz

İçimizdeki çocuğun tek derdi var: Derdinin anlaşılması

- İnsanlar her şeyi salt gerçeklik olarak düşünebiliyor. Burada aslında içimizdeki çocuğu da kastediyorsunuz. Bunu özellikle vurgulayalım istiyorum. İçimizdeki çocuğun sesini nasıl duyacağız?

Çok güzel bir soru. Evet, "çocuk"tan kastım "reel çocuk" değil, hiçbir zaman olmadı. Herkesin içinde anne, baba ve çocuk var; çocuğun içinde de anne, baba ve çocuk var. Hem çocuk hem yetişkin için asıl mesele, içimizdeki çocuk yahut sembolik çocuk aslında. Ebeveyn-çocuk ilişkisine dair ne söylüyorsam bu, içimizdeki ebeveyn-çocuk ilişkisi olarak algılanmalı yahut düşünülmeli önce. İyi Aile Yoktur'u ebeveynlik kitabı zannedenlerin düştüğü temel hata da bu sanırım. Kitabı ebeveyn olarak okuyunca -eğer içlerindeki anne-baba sertse- dili sert ya da öfkeli sanıyorlar, ama kitabı ebeveyn değil çocuk olarak okumak çok önemli, bunu hep vurgulamaya çalışıyorum. İyi Aile Yoktur'u okumakta duygusal açıdan güçlük çekenlerin, meselenin özünü Bütün Çocuklar İyidir'le daha rahat idrak edebileceklerini sanıyorum. İçimizdeki çocuğun, reel çocuk gibi, tek bir derdi var: Derdinin anlaşılması, yani sesini duyurmak.

Röportajın tamamı için ensonhaber.com/kitap

*

Damla Karakuş

[email protected]kadinvekadin.net

Instagram: biyografivekitap