En önemli görevi sindirim sisteminin daha iyi çalışması olan probiyotikler, dolayısıyla daha güçlü bir bağışıklık sistemine, enfeksiyonları önlemekten daha iyi bir psikolojik dengeye kadar büyük bir alanda insanlara hizmet ediyor. Tabii ki onların da beslenmeye ihtiyacı var ve prebiyotikler burada devreye giriyor.

Prebiyotikler, bazı besinlerde doğal bir şekilde bulunan besinsel liflerdir ve bu bileşenler en iyi kuşkonmaz, muz, enginar, yer elması, karahindiba, tam tahıllı ürünler, taze sarımsak, pırasa ve soğanda bulunur. İyi bakteriler, prebiyotikler ile beslendiğinde sadece sayıları artmakla kalmıyor, aynı zamanda vücudumuza olan pozitif etkileri artıyor.

1. Daha iyi bir uyku

Colorado Boulder Üniversitesi'nde yapılan araştırma, stresli olaylardan sonra prebiyotik gıdaları tüketmenin uyku kalitesini arttırdığını belirtiyor. Bu durum hem tamamlandığında daha dinç hissetmemizi sağlayan REM uykusu ve hem de vücudun tamirinin gerçekleştiği NREM uykusu için geçerli.

2. Daha iyi bir psikoloji ve beyin sağlığı

Vücudumuzu tamir eden NREM uykusunun daha kaliteli olması ve daha iyi bir sindirim, direkt olarak beyin gelişimini etkiliyor. UCB'nin araştırması böyle bir beslenme tarzının erken yaşlarda alışkanlık haline getirilmesinin daha kaliteli bir uyku, daha sağlıklı bir bağırsak mikrobiyomu ve verimli bir beyin/psikolojik sağlık dengesini sağladığını belirtiyor.

3. Stresin vücudumuzdaki etkilerini azaltma

Araştırma aynı zamanda dinç hissetmemizi sağlayan daha kaliteli bir REM uykusunun stresin etkilerini azalttığını belirtiyor. Yapılan araştırmalar travma sonrası kaliteli bir REM uykusu tecrübe edenlerin travma sonrası stres bozukluklarından etkilenmediğini gösteriyor.

4. Kalın bağırsak kanseri riskini azaltır

9 adet farklı araştırmanın sonuçlarını inceleyen Minnesota Üniversitesi Gıda Bilimi ve Beslenme uzmanları prebiyotik gıdalar ile beslenmenin, kalın bağırsak mikroflorasını canlı tutarak ve düzenleyerek kalın bağırsak kanserinin gelişmesini önlediğini belirtiyor.

5. Kalsiyum emilimi arttırır

Kalsiyum içeren ürünlerin prebiyotik içeren gıdalar ile beraber tüketilmesi, hem bağırsaklarda emilimi hem de ergenlik döneminde çocuklar için kemik oluşumunu destekliyor. Yapılan bazı araştırmalar sadece ergenlik değil, 27 yaşına kadar bütün bireylerin de aynı şekilde etkilendiğini savunuyor.

6. Tokluk hissini arttırır

Prebiyotik içeren gıdalar lifli yiyecekler olduğu için aynı zamanda yemeklerden sonra daha fazla doygunluk hissi sağlıyor, bu da kilo vermeyi ve obezitenin önüne geçmeyi kolaylaştırıyor.

Kaynak:yesilist.com