Hararetli bir ses tonuyla yönetici Arkan Bey hıçkırıklar içinde anlatıyor: "Ne yaparsam olmuyor, her türlü yolu denedim, böyle yaptım olmadı, şöyle yaptım olmadı. Yok, bu işler mümkün değil böyle yapılamaz."

Arkan Bey, koltuğuna geri oturunca, hızından yarım tur dönen sandalye bakış açısını değiştiriveriyor. Derin bir nefes alıp düşünmeye başlayınca yeniden jaluzi perdeler aralanmaya başlıyor.

Arkan Bey pek çok yol denemiş. Çözüm üretmekte çok başarılı belli... Aydınlık yüzüne düşünce fark ediyor ki hiç camdan dışarı bakmamış. Gelen ilhamla başkaları bu işi nasıl yapmış diye merak ediyor, hemen çağırıyor Elif'i, araştırma yapalım diyor. Diyor ama nereden başlayacağını bilemiyor, öyle de çok şey var ki... Elif hazır cevap, hemen sıralayıveriyor, başlamak üzere koşar adım çıkıyor kapıdan.

Akşam güneşi Arkan Bey'e vururken yol değil diyor kendi kendine yolcu. En iyi bildiğiniz yolu denemiş olabilirsiniz. En kolay yolunu denemiş olabilirsiniz, hatta bir de en zorunu deneyim demiş olabilirsiniz, ama yine de istediğiniz gibi olmamış olabilir. İyi kötü, kolay zor, doğru yanlış tüm yollar aynı noktaya getirdiyse sizi artık belki de konu yeni yollar bulmak ile ilgili değildir. İmkansız dediklerini, "olur bu iş"e dönüştürmek için Arkan Bey'in kendinde neler olması gerekir?

Hedefe ulaşmak için olmaz çığlıkları içimizde çınlarken,
supermen gibi olmak için hep elimizde olanlardan fazlası bize gerekliyse eğer,
içimizdeki pencereden daha içeri bakıp,
ceplerimizi doldurmamız gerekenleri bir daha düşünmek lazım.

Bazen destek almak, bir başkasının fikrinden yararlanmak, bizde olmayan bir kabiliyetten faydalanmak, bir alternatif bakış açısı sormak zor gelir. İnsanlık hali, olayların akışı içinde dışardan bir göz, farklı bir tecrübe belki de derdinizi çözüverir.

Yardım istemekten çekinmeyin

Uzmanlardan, işi bilenlerden sormak soruşturmaktan, araştırmaktan, yaşa başa bakmaksızın yardım isteyebilmekten çekinmemek lazım.

Bazen de denedim diye düşündükleriniz aslında ihtiyaçlarınız ile uyumlu değildir. Alışveriş için gittiğiniz bir yerde aslnda size lazım olan bir uzun kollu gömlekken onun yerine bulabildiğiniz bluzu alıp çıkmanız gibi. Bluz da işinize yarar ama bir gömlek değildir sonuçta. Siz onu sevmeyip dolabınızın diplerine ittirdiğinizde kabahat bluzun değildir sonuçta.İhtiyaçlarınızın ne olduğunu iyi belirleyip, beklentilerinizle uyumlu seçimler yaptığınızda tatmin olma ihtimaliniz artmış olur.

Belki de Arkan Bey tekrar eden denemeleri yerine, hep aynı noktadan bakıyor olabileceğini fark edip destek istese hızla ilerleyecek işleri. Belki de aslında olmaz dedikleri gerçekten de olmayacak gibi çünkü işleri yapan kişilerle uygun değil beklentileri, ah bir fark etse belki de değiştirecek ya kişileri ya da isteklerini. Ya da kendi dediği gibi aslında yol değil yolcuydu asıl mesele, kendinde geliştirmesi gereken yönleri fark etmek çözerdi meselelerini.

"Olmaz" kelimesini bir kenara bırakın

Olmaz dediklerimiz aslında bizim onları olmaz çerçevesi içinde gördüklerimizdir. Oluru nasıl olur diye düşündüğümüzde, denklemin içindeki parametreler değişir, değişince olmazlar mümkün olur. Olmaz dediklerinize bir de parametreleri değiştirerek bakın, belki yolunuz doğrudur ama sizin kendinizde değişiklik yapmanız gerekir, kendinizde geliştirmeniz değiştirmeniz gereken yönleri değerlendirin, değerlendirirken kendinize karşı da sammimi olmayı unutmayın.Bu değerlendirmelerden sonra belki sizde gerekli olanlar vardır ama gerçekten yolunuz hiç fark edemediğniz bir başka yola değişmelidir.

Dışarıdan bakabilecek kişilerden destek almaktan çekinmeyin. O bilmek dedikleriniz, o olmaz dediklerinizi oldurabilecek noktalar görme ihtimalini göz ardı etmeyin.

İçinden çıkamadıkları konularda nasıl başkalarına yardım etmek keyifliyse, ihtiyacınız olduğunda kendinize de destek almanın keyfini yaşatın.

Yaşam Koçu Eda Türetken Özenses

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.