Bu hassasiyetin temel nedenin laktoz hassasiyeti ile ilişkili genlerdeki değişimler olduğunu dile getiren Acıbadem Üniversitesi Çocuk Genetik Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Yasemin Alanay laktoz intoleransı hakkında bilgi verdi.

Laktoz intoleransı, sütün içindeki bir şeker olan laktozu ve diğer süt ürünlerini sindirmeyi engelleyen bir durumdur. Süt ile alınan laktozun bağırsaklarda emilebilmesi için laktaz enzimi tarafından parçalanması gerekir. Laktaz enzimi ise ince bağırsağın astar hücreleri tarafından üretilir. Laktaz enzim seviyesi doğumla birlikte en fazla seviyede iken ilerleyen yıllarda azalır. Bu nedenle de laktoz intoleransı yıllar içinde ortaya çıkar.

Bebeğiniz, genetik olarak anne sütünü sindiremeyebilir. Nadir olarak görülen, genetik geçiş gösteren konjenital laktaz eksikliği de normal dışı görülen bir durumdur. Konjenital laktaz eksikliği, bebeklerin anne sütündeki laktozu sindirememe hastalığıdır. Laktoz intoleransının bu türü şiddetli ishal oluşması ile sonuçlanır. Laktoz hassasiyeti olan bebeklere laktozsuz mama verilmezse, ciddi su ve kilo kaybına yol açabilir. Yetişkinlikteki laktoz intoleransına ise bebeklikten sonra laktazın azaltılmış üretimi sebep olur.

Laktoz intoleransı olan yetişkinler laktoz içeren süt ürünlerini tüketirlerse, 30 dakika ile 2 saat arasında karın ağrısı, şişkinlik, gaz, bulantı ve ishal ile karşılaşabilirler.

Laktoz hassasiyeti olan birçok kişi laktaz aktivitelerini sürdürüyor ve diyetleri farklı miktarlarda laktoz içerirken semptomlarla karşılaşmayabiliyorlar. Genellikle laktozdan etkilenen bireyler taze sütü sindirirken zorlanırlar ama peynir ve yoğurt gibi bazı süt ürünlerini rahatsızlık hissetmeden yiyebilirler. Bu besinler, sütün içindeki laktozun büyük bölümünün parçalandığı bazı mayalanma süreçlerinden geçerek yapılırlar.

Doğu Asya kökenli insanların yüzde 90'ını etkiliyor

Bebeklik dönemindeki laktoz intoleransı, nadir karşılaşılan konjenital laktaz eksikliği sonucunda oluşan bir hastalıktır. Görülme sıklığı bilinmiyor. Bu durumun en yaygın olduğu yer 60 bin yenidoğanda 1 oranıyla Finlandiya'dır.

İnsan nüfüsunun yaklaşık yüzde 65'inde, bebeklik döneminden sonra, laktozu sindirme güçlüğü görülür. Yetişkinlikte laktoz intoleransı, bazı ülkelerde yetişkinlerin yüzde 90'ını etkileme oranıyla en fazla Doğu Asya kökenli insanlarda görülüyor. Laktoz intoleransı Batı Afrika, Arap, Yunan ve İtalyan kökenli insanlarda da yaygın olarak görülüyor.

Laktoz intoleransı, mayalanmamış süt ürünlerini önemli bir besin kaynağı olarak gören ve bu konuda uzun bir geçmişi olan topluluklarda az görülür. Örneğin, Kuzey Avrupa kökenli insnaların sadece yüzde 5'inde laktoz intoleransı görülür.

İnsanlar laktoz intoleransını nasıl devralırlar?

Laktoz intoleransı, ilişkili olan genlerdeki (LCT ve MCM6) değişiklikler sonucunda görülüyor. Bebeklerde ortaya çıkan laktoz intoleransı türü ise (konjenital laktaz eksikliği) kalıtsaldır.

Yetişkinlikte laktozun sindirme olanağı, bireylerin "MCM6" geninin içindeki düzenleyici elementin hangi değişimini ailelerinden aldıklarına bağlıdır. Bu değişimleri ebeveynlerinden kalıtsal olarak devralmayan kişilerin laktoz intoleransı bir dereceye kadar olacaktır.