Estetik olarak görünüşten endişe duyulması, kişileri rahatça gülmekten alıkoyabiliyor. Gülümseme esnasında diş etlerinin fazla görünmesiyse bu estetik kaygıların başında geliyor. Bunun yanı sıra diş eti seviyelerindeki asimetriklik ve diş eti çekilmeleri gibi problemler de bu kaygıların yanında kendini belli edebiliyor. Dental lazer tedavi yöntemiyle diş eti problemleri kısa sürede kolayca tedavi edilebiliyor.

Estetik kaygıya sebep oluyor

Gülümseme sırasında dişlerden çok diş etleri ön planda olduğunda, gülüşün kalitesi düşüyor. Bu da estetik açıdan memnuniyetsizliklerin yaşanmasına sebep oluyor. Diş eti çok önde olan hastalara, diş eti seviyelerinde düzenlemeler yapılabiliyor. Daha önce cerrahi yöntemlerle yapılan bu işlem, artık dental lazer tedavi yöntemiyle daha pratik şekilde hastaya uygulanıyor.

Estetik kaygılar zamanla kişilerde psikolojik sorunların oluşmasına neden olabiliyor. Diş etlerinde bulunan şekil bozuklukları ya da normalinden uzun diş etlerine sahip olmak kişilerin psikolojisine olumsuz etki edebiliyor. Gülüş sırasında diş etlerindeki problemlerin yanı sıra, aynı zamanda sigara kullanımına bağlı sarılıklar ya da renklenmeler de kişinin gülümserken kendini rahatsız hissetmesine neden olabiliyor. Bütün bu sorunlar günümüzde dental lazer tedavi yöntemiyle pratik bir şekilde çözülebiliyor.

Lazer tedaviyle kısa sürede çözüm

Diğer tedavilere göre daha konforlu bir tedavi yöntemi olarak değerlendirilen dental lazer uygulamaları, birçok diş probleminin çözümünde kullanılabildiği gibi diş eti problemlerinin çözümünde de yüksek başarıların yakalanmasını sağlıyor. Hastaların istedikleri gülüşe ulaşmalarını sağlayan lazer tedavi, diş ve diş eti problemlerinin kısa sürelerde çözülmesine yardımcı oluyor. Dental lazerle, hastalar tedavileri sırasında herhangi bir acı, ağrı ya da baskı hissetmeden tedavi ediliyor. Bu yöntem ile ayrıca diş etlerinin seviyeleri hastanın isteğine göre şekillendirilebiliyor.

Problemli diş etlerinden kısa sürede kurtulun

Dental lazer tedavisinde öncelikle, diş ve diş eti arasında bulunan ve cep olarak adlandırılan alanın uzman hekim tarafından ölçülmesi gerekiyor. Daha sonra fazlalık olarak değerlendirilen kısımlar lazer yöntemiyle kesiliyor. Korkutucu veya zor olduğu düşünülen bu işlem aslında anestezi uygulanmadan, 15-20 dakika gibi çok kısa sürelerde yapılabiliyor. Konforlu bir uygulama olmasının yanı sıra, işlem sonrasında hasta 1 veya 2 hafta içerisinde iyileşmeye başlıyor. Bu sebeple dental lazer tedavisi uygulandıktan sonra günlük hayata dönmek hasta için kolay hale geliyor.

Hastanın çene gelişimi tamamlandıktan ve hekimin önerdiği kurallara uyulduktan sonra dental lazer tedavisi genel olarak kalıcı bir etkiye sahip oluyor. Bu nedenle tedavinin 18 yaşını geçmiş tüm hastalara uygulanabildiği ve başarılı olduğu belirtiliyor.