Kız Kulesi, bakmalara doyamadığımız, sanki bir bakışta yeniden aşık olduğumuz, bizi aşka aşık eden o mükemmel yapı. Evet, o aslında sadece bir yapı, bir kule. Ama insanların yüklediği anlamlarla, anlatılan ve muhtemelen anlatılmaya devam edilecek efsanelerle baktığımızda gördüğümüz sadece bir yapı değil işte. O bir kuleden çok daha fazlası.

Oturduğunuz ev ile ilgili efsaneler anlatıldığını düşünün, ona bir daha sadece oturduğunuz ev olarak bakabilir miydiniz?

Kız Kulesi'nin sarsıcı kullanılışı

Aslında Kız Kulesi, M.Ö. 5. yy'da Yunanlılar tarafından yaptırılmış. Üsküdar'da Roma İmparatorluğu döneminden kalma tek eseri olarak biliniyor. Kız Kulesi elbette belirli amaçlar için kullanılmış yüzyıllarca; törenler için top atış alanı, seyirlik dinlenme mekanı, vergi alımı için stratejik nokta...

Farklı imparatorluklar tarafından kullanılan yapının beni en çok şaşırtan kullanımı, I. Mahmut döneminde bir Darüşşade ağasının, rüşvet aldığı gerekçesiyle, idam edilişi oldu. Bugüne kadar çok şey okudum Kız Kulesi hakkında. Ama sizce de bu sarsıcı değil mi? Düşünün, bizim aşkla baktığımız o yerde zamanında birinin idamı gerçekleşmiş.

Kız Kulesi Efsaneleri

Bizi ona bağlayan efsaneler, dilden dil dolaşıp bugüne gelmeyi başarmış bu efsaneler aslında iyi ki var. İnsanı böylesine derinden etkileyecek şeyler lazım sonuçta hayatta.

Bir kere ismini bu efsaneler anlatıla anlatıla oturtmuşlar. Yoksa neden bir kuleye Kız Kulesi adı verilsin?

Her dönemin de ayrı efsanesi oluşmuş zamanla. Yunanlı ayrı, Osmanlı ayrı hikayelerle bugüne taşımış nazlı kızımızı.

Damalis Kulesi efsanesi

Yunanlılar zamanında Atina kralı Hares'in dünyalar güzeli bir karısı varmış; Damalis. Salacak sahilini çok sevdiğinden öldüğü zaman Hares, karısını bu kuleye gömdürmüş. Bundan sonra da kule, Damalis kulesi olarak anılmaya başlamış.

Leandros Kulesi efsanesi

Yunan mitolojisinde aşk ve güzellik tanrıçası olarak bilinen Hero, Afrodit'in rahibelerinden biridir. Kız Kulesi'nde çalışmaktadır. Bir erkeğin aşkı ona yasaktır.

Ancak bir gün yolu Leandros ile karşılaşır. Leandros da bir rahiptir. İlk görüşte aşık olurlar. Leandros, Hero ile görüşebilmek için geceleri boğazın soğuk sularını yüzerek geçip kuleye varır. Ama rüzgarlı bir gecede Hero'nun ışık olsun diye tuttuğu fener söner ve Leandros karanlıkta yolunu kaybeder ve boğularak ölür. Hero da bu olaya şahit olmanın verdiği ızdırabla kendini kuleden boğaza bırakır.

Aşk, burada biter. Aslında belki de aşkın başladığı yerdir. Bundan sonra Romalılar kuleyi Leandros Kulesi olarak anarlar.

Selçuklu ve Battal Gazi efsanesi

Selçuklu sultanlarından biri bir gün bir rüya görür. Rüyasında çok sevdiği biricik kızının yılanlar tarafından öldürüleceği haberi verilir. Sultan bu rüyasından çok etkilenir ve yerinde duramaz. Kızını kuleye yerleştirir ve kendisi de dahil kuleye herkesin girişi yasaktır. Yiyecek - içecek giriş bile belirli düzeneklerle sağlanır.

Bir gün Sultan'ın biricik kızı hastalanır. Dönemin en iyi hekimi getirilir ve kız iyileşir. Selçuklu sultanı kızı iyileştiği için çok keyiflidir. Gönderilen hediyeleri kabul ederler. Ancak hediyelerden biri bir sepet üzümdür ve herkes içine saklanmış olan yılandan habersizdir. O gece yılan genç kızı ısırarak öldürür.

Atı alan Üsküdar'ı geçti

Bir başka Türk efsanesi de Battal Gazi hakkında anlatılır. Seyyid Battal Gazi, dönemin İslam halifesi ile İstanbul kuşatmasına katılır. Sonuç başarısızlıktır ama Batta Gazi İslam ordusu geri çekilirken, Üsküdar'dan gitmek istemez. Çünkü tekfurun kızına aşık olmuştur. Ancak Üsküdar tekfuru kızını Battal Gazi'den uzak tutmak niyetindedir. İmparatordan izin alarak kızını kuleye kapatır.

Ancak Battal Gazi, bir gece gizlice kuleye girmeyi başarır ve tekfurun kızını kaçırır. Aşkıyla yollara düşer. Hatta ''Atı alan Üsküdar'ı geçti'' deyiminin bu efsaneye dayandığı bilgileri de vardır.

(Tekfur: Bizans İmparatorluğu'nda valiler ile Anadolu'daki ve Rumeli'deki Hıristiyan beylerine verilen ad. )

Kadinvekadin.net özel haberidir.