İş hayatı her birimizi nasıl da yoruyor, yıpratıyor bunu iliklerimize kadar hissederek yaşıyoruz. Geceleri uyumak istemediğimiz uykudan sabahları uyanmak istemiyoruz. Sürekli halsiz, bitap dolaşıyoruz.

Bunların sebeplerinden en önemlisinin beslenme alışkanlığımız olduğunu biliyor muydunuz? Peki ne yapılmalı, ne yapmalı da sağlıklı beslenmeli? İşte bbu yazımız tam da bununla ilgili.

Günün en önemli öğünü atlanmamalı

Sabah kahvaltısı bilindiği üzere günün en önemli öğünüdür. Ancak sabahları erkenden iş için uyanmanın verdiği psikoloji ile genelde yok sayılır ve beslenme saati öğle yemeği ile başlar. Çoğu zaman da simit, poğaça, açma gibi yiyeceklerle geçiştirilir. Beyne gönderilen sinyal kahvaltı öğününün başarı ile gerçekleştiği olsa da bünyemizin hissettiği kocaman bir eksikliktir. Çünkü güne başlamak için vücudun ihtiyacı olan protein, vitamin, karbonhidrat, lif gibi besin gruplarını alamayan vücut halsiz düşer ve daha çok açlık hissi oluşur.

İş yerinde nasıl bir kahvaltı yapılmalı

Mümkün olduğunca zengin çeşitli bir kahvaltı yapılmalıdır. Ancak evden çıkmadan kahvaltı yapmak istemiyorsanız iş yerinizde yemek için bir kahvaltı öğünü hazırlayabilirsiniz. Eğer iş yeriniz buna uygun değilse, içinde peynir, domates, salatalık, yeşillikler bulunan sağlıklı bir sandvici yanında taze sıkılmış bir bardak portakal suyu veya bir tane sevdiğiniz meyve ile tüketebilirsiniz. Kolaylık açısından sandvicinizi akşamdan hazırlayıp buzdolabında saklayabilirsiniz.

Ara öğün şart

Bir günlük beslenme düzeninizde kesinlikle 3 ana 2 ara öğün bulunmalıdır. Özellikle ara öğünler sağlıklı bir beslenme için çok önemlidir. Bu öğün aynı zamanda sizi beslenme için kötü yiyeceklerden de uazaklaştırır. Ara öğün için yanınızda taşıyacağınız kuru meyveler, kuru yemişler, mevsim meyveleri oldukça besleyicidir. Kendiniz daha zinde ve sağlıklı hissedeceksiniz.

Şekeri hayatınızdan çıkarın

İş yerinde en çok tüketilenlerin başında çay, kahve geliyor. Öyle ki, bu tüketilen sıvı miktarları bizi su tüketiminden dahi uzaklaştırıyor. En azından tüketilen çay ve kahvelerde şeker kullanmamaya özen gösterebiliriz. Ayrıca yediğimiz yiyeceklerin de içeriğindeki şekere dikkat etmeliyiz.

Bol su tüketin

Vücudumuz neredeyse su ile çalışıyor diyebiliriz. Bu sebeple onu susuz bırakmamalıyız. Gülük tüketilen çay, kahve, meyve suyu gibi içeceklerin zaten sıvı olduğu yanlışına kapılmayıp günlük ihtiyacımız olan su miktarını karşılamalıyız. Ortalama olarak bir insanın su ihtiyacı günlük 2-3 litredir.

Eğer su tüketimi konusunda başarısızsanız sağlıklı besinleri kullanarak kokulu sular hazırlaybilirsiniz. Örneğin nane,maydanoz, salatalık, kabuk tarçın, zencefil, limon gibi besinler çok sağlıklıdır. Siz tat ve kokularını yakıştırdığınız besinleri bir arada ya da yalnız başına kullanarak bir sürahi su hazırlayıp keyifle içebilirsiniz.

Öğle yemeğinde seçimerinize dikkat edin

Eğer iş yerinizin bir yemekhanesi varsa şanslısınız. Ama eğer yoksa, dışarıda yemek yerken önünüze gelecek tabaklarda neler olduğuna dikkat etmelisiniz. Doğru seçimler yapın. Kızartılmış ve hamurdan yapılmış yiyeceklerde uzak durun. Mümkün olduğu kadar ızgara edilmiş veya haşlanmış sebze ve etleri tercih edin. Bunun dışında mevsim yeşillikleriyle hazırlanmış kocaman bir salata kasesini de mideye keyifle indirebilrsiniz.

Eve yürüyerek dönün

İş hayatınızın sizi hantallaştırdığını düşünüyorsanız hayatınıza biraz hareket getirin. Münkünse bindiğiniz taşıttan bir iki durak erken inin ve kalan yolu yürüyerek gidin. Yürürken gözünüzün etraftaki dükkanlara kaymasını engelleyin. Biliyorsunuz ki, bir çikolatan ne çıkar diye başlayıp yürüyüşünüze yazık edeceksiniz.

Psikolojinizi etkileyin. Bir ormanda yürüyüş yapıyormuşsunuz gibi düşünerek yürüyün örneğin.

Akşam sofranızda hafif yiyecekler olsun

Yoğun ve hareketsiz geççmiş bir günün ardından akşam yiyeceğiniz yemeğin hafif olması çok önemlidir. Çünkü bütün gün işte yorulduktan sonra artık evde de hareket etmeye pek mecaliniz kalmayacaktır. Yemek yedikten sonra basan rehavetle muhtemelen televizyonun karşısında kalakalacaksınız. İşte bu yüzden mümkün olduğunca hafif bir öğün hazırlamaya dikkat edin.

Meyveler sadece ara öğün olsun

Akşam yemeğinden sonra y iyeceğiniz meyvenin, içerdiği şeker sebebiyle bir kase tatlıdan farkı yoktur. Bu sebeple meyveyi öra öğünlerinizde tüketin.

Tatlıya gelince; şekerden uzak durmanız gerektiğini söyledim diye hatırlıyorum.

Sağlıklı günler, bol kazançlar diliyorum efendim...

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.