Psikolojide en çok merak edilen şey kıskançlık duygusu. Özellikle kadınlar, karşı cinse duydukları kıskançlığın yanı sıra kendi hemcinslerine karşı da kıskanç olabiliyor. Bu kıskançlığın temelinde ise genellikle 'kendinde eksik olan her ne ise' o yatıyor. Peki kıskançlık doğal bir duygu mudur? Bu duyguyla nasıl başa çıkılır? İşte kıskançlık ile ilgili detaylar.

Duygunun düzeyi önemli

Kıskançlık duygusu belli bir düzeyde normal kabul edilebilir ama üstesinden gelinmesi ve ilişki içinde yaşanıyorsa uygun ifade yolları bulunması gereken bir duygudur. Kıskançlık duygusu sık ve yoğun yaşanıyorsa kişinin kendisine ve ilişkide olduğu kişilere zarar verir. Kıskançlık çoğunlukla başka duygularla birlikte yaşanır.

Başka duygular eşlik eder

Basit bir özenme, imrenme duygusundan öfke, hiddet, şiddet gibi geniş bir yelpazede duygular eşlik edebilir. Başka bir insana ya da onun özelliklerine duyulan özenme, imrenme zararsız kabul edilebilir, hatta o kişiyi model alarak beğendiği özellikleri kendisinde de geliştirmeye fırsat sağlayan yapıcı bir güç de teşkil edebilir. Ancak bir insan sürekli kendini başkaları ile kıyaslıyorsa, ilgisi ve dikkati sürekli kendisinde eksik ve başkalarında fazla gördüğü konularda ise bu o kişi için sağlıksız bir durumdur. Bu boyutta bir kıskançlık kişiyi içten içe kemirir ve kıskançlığının odağı olan kişilere de duygusunu yıkıcı bir güç olarak yansıtması muhtemeldir. Kontrol edilemeyen, üstesinden gelinemeyen kıskançlık kişinin gereksiz yarışma, rekabet durumlarına girmesine ya da kıskandığı kişiye yönelik düşmanca davranışlara itebilir.

Temelinde güvensizlik var

Kıskançlık duygusunun temelinde kendine güvensizlik ve eksiklik duygusu vardır. Bir insan -kadın ya da erkek- kendisinde neyi eksik görüyor ve ötekinde kendinde eksik bulduğu şeyin fazla olduğunu algılıyorsa kıskançlığı o çerçevede olacaktır. Bu karşıdakinin zekâsı, başarısı olabileceği gibi güzelliği, zenginliği ya da sahip olduğu başka şeyler de olabilir.

Kıskançlık duygusuyla başa çıkma

Duygular insanı harekete geçiren güçlerdir. Kıskançlık da hemen her insanın yaşadığı doğal bir duygudur. Ancak toplumca hoş görülmediği için yok var sayılır ya da bastırılır. Bir duyguyu yok varsaymak, yadsımak ya da bastırmak etkili baş etme yolları değildir. Çünkü bastırılan duyguların yoğunluğu artar. Kıskançlık da yoğun yaşandığında zarar vericidir. Bir duygu insanı olumluya itiyorsa, kişisel gelişimine katkı sağlıyorsa sağlıklıdır. Bastırılarak yoğunluğu artan bir kıskançlık kişinin yaşamında yapıcı değil yıkıcı bir güç olacaktır. Kıskançlık duygusunun pençesine düşmemek için kişinin kendisini başkaları ile kıyaslamak yerine kendi kişisel gelişimine odaklanması gerekir. Kendini gerçekçi bir bakış ile değerlendirerek artı ve eksilerinin farkında olan ve mükemmelliği aramak yerine kendisi ile barışık olmayı seçen insan bu duygunun esiri olmayacaktır.