Siz hayatı nasıl yaşıyorsunuz? Anın tadını çıkaranlardan mısınız yoksa "Şu gün bir bitseydi” diyenlerden mi?

İtiraf etmek gerek ki hepimiz anın tadını çıkarmak istesek de eninde sonunda içinde bulunduğumuz andan kurtulmak isteyen yorgun savaşçılara dönüşüyoruz. Çünkü genciz değer bilmiyoruz, çünkü elimizdeki anın belki de son anımız olduğunu fark edemiyoruz, başımızda kavak yelleri…

Çünkü hayat bizi çok yoruyor ve kimse bizi anlamıyor.

Çünkü hayat dediğin nedir ki, geçip gidiyor…

Hayatı yakala

Evet hayat dediğin geçip gidiyor, zamanı durdurmak imkansız, ama zamanın hakkını vererek kullanmak mümkün, öyle değil mi? Bu sadece hayata durup nereden baktığınla ilgili.

Hiç yaşamak için kendinize koşullar koyduğunuzu fark ettiniz mi mesela? "Şu bir olsun da ondan sonra şunu da yaparım…"

Şu hiç olmadı ya da olsa da sizin şunu yapmaya hevesiniz kalmadı değil mi? Korkmayın canım, yani size bunları yazıyorum ama ben daha iyisini yapabildiğim için değil ben de böyle olamadığım için. Hem böyle olmamayı tercih ettiğim zamanlarda da hayatı paylaştığım insanlar illa bir şekilde beni o koşullar girdabına doğru çekti. Demek ki o zaman da ben buna meyilliydim.

Şu olsun işte o zaman mutlu olacağım

Hayır olmayacaksın. Belki böyle söyleyince çok acımasızca oldu, ama doğru. Çünkü mutluluk ertelendiğinde seni bulacak bir şey değil, mutluluk şu anda.

Çünkü lise bitsin üniversiteye geçince hayat daha kolay olmayacak. Üniversiteden sonra iş bulup para kazandığında her şeyin yoluna girmesini beklemen ne saçma! Tek koşul bu mu yani, ya üniversitede bir robot gibi o günleri beklerken kaçırdığın anlar...

Evlenmeyi, sonra çocuk yapmayı düşünüp hayatın düzene girecek derken yaşamayı unuttuğunu fark ettiğinde boşanıyorsun sevdiğin o kadından / adamdan mesela ya da emekli olduğunda gezeceğini düşündüğün yerler için zamanın, zamanın varsa da enerjin kalmamış olacak, o zaman ne yapacaksın?

Mutlu olmak için, bir şeylerin olması şartını taşıma hayatına. Mutlu olmak, çok sevmek, nefret etmek, öfke duymak, işte bunlar hep insani duygular ve hissettiğin anda açığa çıkarırsan anlamlı. Öyleyse her şeyin değerini yerinde ve dozunda bilerek keyfini çıkarmak gerek…

Yaşadığın anı kaçırma

İnsan çok kompleks bir varlık. Bunu son zamanlarda daha sık düşünür oldum. Bir gün nefret ettiğimizi ertesi gün sevebiliyoruz. Bugün bizi ağlatan yarın güldürüyor. Hiç geçmezmiş gibi zannettiğimiz nice dertlerimiz toz olup hayata karışıyor. Hiç unutmam zannettiğimiz şeyleri unutuyoruz.

Sonra bir de üstüne gelecekte değişecek odaklı beklediğimiz anlar için şimdiki anı yok sayan algımıza yenik düşüyoruz. Bu kara sevdaya düşmekten daha beter, şöyle bir geriye dönüp baktığımda anladım. Şu şu olsun öyle yaparım diye ertelediğim ne çok şey için pişmanım, bir bilseniz. Eminim sizin de var böyle pişmanlıklarınız… Çünkü kabul edin, hiçbirimiz ertelediğimiz şeylere çok sonra ulaştığımızda aynı heyecanda değildik ve bu hazzın ne olduğunu hiç bilemedik.

Küçükken ne zaman babamdan bir şeyler için izin istesem, kendince haklı sebeplerle, hep o şeyi yapma hakkını bana geciktirerek verdi. Evet, belki bir çocuğun hırsını ya da o şeyi ne kadar istediğini anlaması için bu değerliydi. Ama şimdi durduğum açıdan baktığımda, ben o istediğim şeye sahip olunca, o izni istediğim andaki kadar heyecan duymadım ve en kötüsü de o anki heyecanım ne olacaktı bilemeyeceğim.

Aslında daha kötüsü de var. İşte bunları öğrenip sonra tüm hayatımız boyunca uyguluyoruz. Bir gün bizi mutsuz edenlerin listesini çıkarmayı akıl edip de fark etmiyorsak, gün geliyor her şeyden habersiz çocuklarımıza da öğretiyoruz.

Bu kısır bir döngü mü dersiniz?

Geçmişe bak geleceğini gör

Geçmişimin geleceğime bir yol çizdiğini, bugünüme bir ayna olduğuna inanıyorum. Hayatın bütün renklerini bana sunan kim, ne varsa geçmişten bugüne taşıdığım, eğer geleceğimde de olacaksa bana bir şeyler katmalı diyorum. En başta da dediğim gibi, beni girdaba sürüklememeli.

Öyleyse geçmiş de gelecek de sadece bir şeyleri algılamayı kolaylaştırmak için. Demek ki, tek yapmam gereken geçmişten çıkardığım derslerle geleceğimin hayalini kurmak, ama asla bu anımı kaçırmadan…

Sevgimle…

Damla Karakuş

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.