Dün gece oradaydım. Gerçekten atmosferi bambaşkaymış; içinde bulunmak gerekliymiş. Eğlencesi, cümbüşü ve de ünlüsü oldukça boldu. Ama bir de gözyaşı vardı...

Harun Kolçak

Salonda gözyaşı

Evet, bir de gözyaşı vardı. Ne mutlu bana, ne mutlu bize ki, sadece benim değil; salondaki hemen herkesin gözlerinden süzüldü. Üstelik "Erkekler ağlamaz" kültürüyle büyütülmüş erkekler de dahildi. Çünkü sahnede Eşref Kolçak vardı ve oğlunun "En İyi Proje" dalında hak ettiği ödülünü alıyordu...

Harun Kolçak

Harun Kolçak anısına

Önce bir VTR dönmeye başladı: "2017'de kaybettiklerimiz". Tüm salon gözünü ekrana dikti; aman alkış kıyamet, her isimde bir iç geçirme... Sonra onun adı atlandı. Arkadaşım Görkem ile şaşkınlığa düştük; bire yandan gecenin büyüsündeyiz tabii. Nedense insanın aklına ilk gelen "Unuttular mı yoksa?" oluyor. Ama sonradan anladık; bu özenli, sanat ve emek dolu isimlerin listesi Harun Kolçak'ı anmak için sıralanıyordu.
Benim gözlerim her şeyi anlar anlamaz, daha yaşanmadan dolmaya başladı zaten. Sonra Eşref Kolçak, Umut Kuzey'in yardımıyla sahneye çıktı; oğlunun ödülünü almak için.

Harun Kolçak

Bir babanın duygu dolu anları

Mikrofana şunları söyledi: "Hayatımda 71 yılımı sinemaya verdim. Ama ben köy çocuğuydum. Köydeyken çok kelebek yakalardım; ama bu kelebeği, oğlum Harun yüzünden alıyorum". Sesi titriyordu ve yaşlı bedeniyle belli ki ziyadesiyle üzgündü. Bir alkış koptu ve Eşref Bey sözlerine teşekkür ederek devam etti: "Lütfen yanlış anlamayın. Oğlumu anacığının koynuna verdim; bunu da onun koynuna vereceğim".
Sonra da kelebeğe kondurduğu öpücüğü oğlunun ruhuna gönderdi. Ya da öyle güzel bir şeydi işte.

Babasının cümleleri çok şey anlatıyor ve hissettiriyordu aslında. Umut Kuzey de, Harun Kolçak ile çalışmanın ne kadar gurur verici olduğunu söyleyerek teşekkürünğü etti ve o da ödülünü aldı.

harun kolçak

Hayat devam ederken

İnsan hayatının ne değerli ve ne değersiz olduğu hissiyatını aynı anda yaşadım sümüklü sulu göz olduğumda. Sonra ne mi oldu? Elbette tören de hayat gibi devam etti; çünkü etmeliydi. Durup ana çakılı kalmak ancak bozuk bir saatin ya da uçurum kenarındaki bir ağacın işiydi. Bize düşen yaşamaktı. Ama yaşarken bir değeri anmak, nasıl güzel bir şeydi. İşte cümlelerim de naçizane bu yüzdendi zaten. Bu vesile ile onu bir kez daha anmak; haklıya hakkını vermek için.

Bir Harun Kolçak geçti bu dünyadan. Unutmayana, bu vesileyle her bir değeri kendi içinde anmaya devam edene, hak edene hakkını vermeyi unutmayana minnetle...

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.