Çocuk edebiyatı gibi bolca özen ve sevgi ihtiva etmesi gereken bir alanda çocukları kitaplarıyla heyecan dolu maceralara sürüklerken, ebeveynlerin gönül rahatlığıyle çocuklarını emanet ettikleri yazarımız Nur İçözü ile son kitabı Gizemli Sandığın Sakladıkları kitabını ve çocuk edebiyatındaki değişimi konuştuk...

- Bize kendinizden bahseder misiniz? Nur İçözü kimdir?

Nur İçözü, 1948 yılında İstanbul'un sevimli semti Bakırköy'de doğan, küçük yaştan itibaren yaşamı hep kitaplarla kucak kucağa geçen okuma ve yazma sevdalısı biridir. "Büyüyünce ne olacaksın?” sorusuna yanıtı hep aynı olmuştur. "Ya ressam ya gazeteci.” Her ikisini de olmayı başarmıştır. 1967 yılında ressam olarak girdiği Hayat Yayınları'nda kısa sürede editörlük ve ardından haber yazarlığı yapmaya başlamıştır.

Çocuklar için ben de farklı bir pencere açayım

- Çocuk edebiyatını tercih etmenizin özel bir nedeni var mıdır?

Gazetecilikle dergicilik baş başa yürüyen çok değerli iki kardeştir. Meslekte henüz çok başlardayken 1969-70 yıllarında Doğan Kardeş Dergisi'nin sorumluluğunu üstlendim. Ne çocukları tanıyordum ne de çocuk yayıncılığını. Hem çalıştım hem öğrendim. Bu büyülü dünya, beni sonraki yıllarda da çocuk ve gençlik dergilerine yönlendirdi. Mesleğimin otuzuncu yılında, "Artık çocuklar için ben de farklı bir pencere açayım,” diyerek kitaplarımı yazmaya başladım. Yani bir anlamda mesleğim beni bu alana çekti.

Çocuk okurların profilinde önemli bir değişme var

- Uzun süredir yayıncılık sektöründe çalışmış bir insan olarak, geçmişle günümüzü kıyaslarsanız çocuk edebiyatında ne gibi gelişmeler görüyorsunuz?

Gerek metinlerde gerekse baskı, illüstrasyon gibi teknik anlamda büyük bir aşama kaydedildi. Çok nitelikli kitaplar çıkıyor. Birbirinden farklı yeni yayınevleri, yetkin imzalarla hazırlanmış, özenle basılmış, kitaplarıyla alanda yerini alıyor. Sevindirici elbette.

- Çocuk okuyucuların beklentilerinde bir farklılık var mı sizce? Günümüz çocukları ne okumaktan hoşlanıyor?

Çocuk okurların profilinde de önemli bir değişme var. Sosyal medyanın ve iletişim olanaklarının onları bambaşka bir dünyaya çektiği gerçeği yadsınamaz. Çocuk kendini de o dünyanın içinde hissetmek istiyor.

- Çocukları dijital dünyadan, edebiyat dünyasına çekebilmenin yolları var mıdır? Teknolojideki bu dönüşüm çocukların okuma oranlarını etkiliyor mu sizce?

Okuma oranlarının eskisinden daha düşük olduğunu düşünmüyorum. Ancak pasta büyüdü mü, onu sorgulamak lazım. Tam tersi, bence pastadaki dilimleri paylaşmaya çalışanlar çoğaldı. Yani bu, yayıncıların yapacağı bir araştırmayla gerçek yanıtını bulur. Demem o ki, her geçen gün alana yeni bir yayınevi giriyor. Yayınladıkları kitapların ise, daha önce başka imzalarla başka yayınevleri tarafından basılmış metinleri içerdiğini görmek benim için şaşırtıcı oluyor. Çocuklar için öylesine değişik konular var ki yazılmayı bekleyen. Birbirinin tekrarı gibi metinler, yazınsal olmaktan çok öğretici olmayı hedefleyen içerikler yeni okur kitlesi tarafından nasıl karşılanır bilemem.

İyi bir okur, her kitabın satırları arasından kendine bir çıkarım sağlar

- "Gizemli Sandığın Sakladıkları” kitabınızı hangi yaş grubu için tavsiye edersiniz? Vermek istediğiniz bir mesaj var mı bu kitapla çocuklarımıza?

İyi bir okur, her kitabın satırları arasından kendine bir çıkarım sağlar. Ben özellikle mesaj vermek amacıyla yazmış değilim. Yaş grubuna gelince; bu çocuğun okuma kültürüyle ilgili bir durum. On, on iki yaş üstü diyebilirim.

- Okulların, çocuk edebiyat dünyası ile iletişimini nasıl buluyorsunuz? Eğitim dünyası, kitap okuma konusunda yeterince teşvik edici mi sizce?

Okulların yaklaşımına bağlı bir konu bu. Son yıllarda eğitim dünyası kitap okumayı özendirmek adına ciddi adımlar atıyor. Okur-yazar buluşmalarının bu konuda çok yararlı ve teşvik edici olduğunu düşünüyorum. Önemli olan nitelikli yazınsal ürünlerle öğrencinin buluşması.

- Ailelerin çocukları için kitap seçerken nelere dikkat etmeleri gerekir? Kitap seçimi çocuğa bırakılmalı mıdır?

Bu sorunun yanıtı " Hangi çocuğa?” diye başlar. Biliyorsunuz uluslararası anlaşmalarda çocukluk dönemi okul öncesinden 18 yaşa kadar kabul ediliyor. Tabi ben burada okul öncesi ve ilköğretim çağı için yanıt vermeye çalışacağım.

Çocuğun kendi kitabını seçmesi çok önemli. O zaman keyifle ve istekle okur. Ancak anne babanın bu seçim sırasında yerine göre yol gösterici olması da gerekir. Çocuğun kendi yaşının çok üstünde bir kitaba el uzatması, onun iyi bir okur olmasına değil hatta okumaktan kaçmasına da neden olabilir.

- Şu an hangi kitabı okuyorsunuz? Severek takip ettiğiniz yazarları paylaşır mısınız bizlerle?

Aynı anda birkaç kitabı birden okuma alışkanlığım var. Yazarlar konusunda da her an değişen tercihlerim olduğunu söyleyebilirim. Son aylarda Kurtuluş Savaşı ile ilgili kitaplar ve belgeselleri tercih ediyorum. Orhan Kemal, Kemal Tahir, Yaşar Kemal her zaman zevkle okuduğum klasikler diyebilirim. Şu an okuduğum çocuk kitabı ise Habib Bektaş'ın Sevginin Gizli Tarifi.

-Teşekkür ederiz.

Gizemli Sandığın Sakladıkları

Nur İçözü

Altın Kitaplar

S.:238

Kitabı satın almak için tıklayınız.

Hülya Saraçoğlu Akhan

[email protected]

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.