Genç sanatçı Fatma Zeynep Çilek 3 Mart'ta MERKUR'de açılan ve 31 Mart'a kadar izlenebilecek olan yeni sergisinde, modern Türk kadınının kökleriyle karşılaşmasına ve Türk kadınının estetik dokunuşlarının hikayesine odaklanırken Selçuklu kadınını günümüz kadını ile buluşturdu.

"Kadın değirmen taşı ya da buğday tanesi değildir"

Fatma Zeynep Çilek kendi sergisiyle ilgili şu ifadeleri kullandı: "Kadın değirmen taşı ya da buğday tanesi değildir. Su ya da yatak da değildir. Rüzgar ya da yaprak hiç değildir. Öğütmez, öğütülmez. Akıntıya katılıp sürüklenmez.

"Türk kadınının tarihteki yeri bambaşkadır"

Türk toplumunda kadın her zaman perdenin ya da peçenin arkasında değildi. Türk kadını deyince aklımıza gelen kurmacalarla kadının tarihteki yeri bambaşkadır.

Çarşılar, pazarlar, hanlar, hamamlar, aşhaneler, hastaneler yaptırmış; konağında misafirler ağırlamıştı. Toylarda, şölenlerde ve divanlarda ağırlığı vardı.

Daha da önemlisi Türk kadını kendi estetiğini kendisi tasarlamıştı. Selçuklu döneminden kalma başlıklar, çizgiler, kıyafetler bunun göstergelerinden.”

31 Mart'a kadar sürecek

Birçoğunu yakından tanıdığımız portreler ile Selçuklu kadınlarının suretlerinin birleştirildiği ve dönem motiflerinin izlenebileceği bir karşılaşma sergisi olan Suret Defteri 31 Mart' kadar MERKUR'de görülebilir.