Şunu kabul etmek gerekiyor ki, insan en çok zamanını iş yerinde geçiriyor. Hal böyle olunca da iş yerimizi de en az evimiz kadar önemseyerek düzenlemeliyiz. İşte Feng Shui de bu konuda yardımcımız olacak bir felsefe… Çünkü Feng Sgui enerjinin insan ruhunda toplanmasını sağlayan bir felsefe ve inancının temelinde mutluluk, huzur, sağlık, başarı beklentisi yatar.

Feng Shui, Çin öğretisinden doğmuş bir felsefe ve artık dünyada da bir yeri var. Çinlilere göre, Feng Shui sayesinde doğanın yaşam enerjisini yaşam alanlarımıza uyarlayarak daha ferah ve huzurlu bir alan yaratabilmek mümkün. Zaten kelime anlamı da rüzgar ve su olan Feng Shui, bu sayede doğadan evimize, iş yerimize dolabiliyor.

Öncelikli koşulunuz sadelik olmalıdır. Eşyaların da renklerin de her zaman sadesini tercih etmelisiniz. Hayatınızda ne kadar fazlalık varsa atmanızı öğütlüyor Feng Shui. Özellikle olumsuz şeyler yaşadığınız insanları hatırlatan ne varsa atmakla başlayın; iş yerinizden de, evinizden de. Çünkü size olumsuzluk hissettiren her şey negatif enerji ile yüklenmiştir.

Feng Shui motivasyon artırır

Aslında işte bu noktadan yola çıkarak Feng Shui'yi tercih ediyoruz. En çok zaman geçirdiğimiz yerin iş yerimiz olduğu gerçeğiyle yüzleştiğimize göre, burada nasıl daha mutlu oluruz onu bulmalı; rahat nefes alarak çalışacağımız ortamda motivasyonumuzun artışını izlemeliyiz.

Hayat psikolojik karmalardan oluşuyor. Hedefine mutluluğu koyan insan bir gün elbet mutlu, başarılı, sağlıklı bir insan oluyor. Çünkü mutluluk gelirken çoğalarak geliyor.

Bolluk bereket köşesi kurun

Pozitif düşünce hayatınıza her zaman olumlu şeyleri çeker. Feng Shui'ye göre bolluğu bereketi simgeleyen unsurlar sizinle birlikte odanızda olmalıdır. Bu zenginlik demektir. Yeni projelerde size daha rahat nefes aldırarak başarıyı getirir.

En belirgin simge, balıktır ve yaşayan her şey sizi de yaşatır. Bu sebepten balığı bir biblo olarak değil, akvaryum olarak tercih edin ve sol yanınızda durmasına özen gösterin. Kalbimizin solda oluşundan, olumlu ve güzel olan her şeyi sol yanımıza konumlandırmanın doğruluğuna inanılır.

İlk dikkat etmeniz gereken ofis kapısı

Bir yere nasıl ve nereden giriyorsak işte enerjimiz de oradan toplanarak o odaya yayılır. Bu yüzden kapınızın konumlandığı yer çok önemli. Eğer bu mümkünse, ofisinizi yeni baştan kuruyorsanız mesela, kapının karşıda başka herhangi bir odanın kapısını görmemesine dikkat edin.

Bu mümkün değilse, bundan sonraki adımlarda daha özverili olun.

Duruşunuza özen gösterecek şekilde konumlanın

Masanızın konumunu doğru ayarlamalısınız. Peki doğrusu nedir?

Siz masanızda çalışırken şöyle bir arkanıza yaslanmak istediğinizde eğer sırtınız duvara yaslanıyorsa, evet işte bu doğru konumlanma demektir. Arkanızda pencere veya kapı olmamalıdır. Ancak bundan önce asıl duruşunuza özen göstermeli ve doğru pozisyonda oturmalısınız.

Özellikle yaratıcılık gerektiren bir işte çalışıyorsanız o zaman da masanızın mutlaka batıya doğru konumlandırılmış olması gerekir.

Odanın içindeki eşyaların büyüklüğünü de odaya göre tercih edin. Fazla eşya kasvettir, az eşya huzur getirir.

Gün ışığını kaçırmayın

Doğanın vereceği ilhama güvenin ve onu kaçırmayın. Güneşi görmeden yaratıcılığınızı köreltirsiniz. Yapay ışıkları gün ışığı uzaklaşana kadar kullanmayın.

Boşluğu seyredin

Masanızda çalışırken karşınıza her baktığınızda boşluğu görün. Özellikle beyaz bir duvara bakıyor olmak her seferinde size huzur verecek, işinize daha çabuk dönmenizi sağlayacaktır.

Bunun yanında dağınık ruh halinizi de o boşlukta asılı bırakıp masanıza öyle geçin. Bu dağınıklığın ruhunuzdan sonra masanıza da yayılmasına izin vermeyin.

Bu birkaç küçük ipucunun yanında asıl önemli olan böyle düşünmek ve inanmaktır. Her zaman pozitif düşünmeli ve kendinize inanmalısınız ki, eşyaların dili de doğru şeyler söylesin.

Keyifli çalışmalar

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.