Koronavirüsün hem fiziksel hem de ruhsal etkileri görülüyor. Koronavirüs nedeniyle birçok kişinin kaygılı olduğunu belirten Prof. Dr. Önder Kavakçı, sürecin uzamasının depresyonu beraberinde getirebileceğine vurgu yaptı.

Müziğin kendiliğinden yatıştırıcı ve rahatlatıcı özelliği olduğunu belirten Kavakçı, "Bu süreçte çok müzik dinlemekte fayda var. Mümkünse dans edip, oynayabilirsiniz. Her tür müzik iyi gelir. Çok duygusal ve hüzünlü müziklerin bile yatıştırıcı özellikleri kanıtlanmıştır. Günün belli saatlerinde daha eğlenceli başlayıp, farklı saatlerinde de değişik müzikler tercih edebiliriz. Çok fazla film ve konser şu anda internet ortamında erişime açıldı. Bunlardan yararlanabiliriz.” ifadelerini kullandı.

Tükenmişlik, çaresizlik ve depresyon görülebilir

Tehlikeden kaçar, kurtulur ve rahatlarız. Yakın tehdit alan, hastanelerde çalışan insanlarda kaygıdan çok korku daha da ön planda. Ama her an olabilir, gelebilir ihtimali kaygıyı artırıyor. Bu kişiden kişiye, evden eve değişiyor. Burada kaçmanın çok zor olduğu, uzun süren bir tehditle karşı karşıyayız. Bu da korkutucu bir şey. Bu durum yorgunluk, tükenme gibi ve bedensel hastalıkları; uzadığı zaman da tükenmişlik, çaresizlik ve depresyonu beraberinde getirir.

Belli yaşın üstündekiler ve altındakiler sürekli evde. Bu da ilişkileri geren, huzursuzluk yaratan ve karşılıklı iki tarafı da alarm durumuna getiren bir ortama zemin hazırlıyor. Tehdit ve tehlike algısının çok yükseldiği bir dönem yaşıyoruz. Biz ne kadar dengede ve huzurlu olursak, bağışıklık sistemimiz de o kadar iyi çalışıyor. Dengemiz ne kadar bozulursa bağışıklık sistemi de sıkıntıya giriyor.

Kendimizi yatıştırmak, çocuklarımızı, partnerimizi yatıştırmak çok önemli. Görüyoruz ki uzun sürecek ve çok kısa sürede atlatılacak bir durum değil. Birdenbire eski yaşantımıza dönemeyeceğiz. Bu dönemin uzun sürmesi de yorgunluk, öfke, gerginlik yaratıyor. Dolayısıyla şu dönemde kendimize iyi bakmamız gerekiyor.