Evlilik öncesi ve sonrasında yaşananlar özellikle çiftler başta olmak üzere süreçte yer alan herkeste bir probleme yol açabiliyor. Öyle ki, süreç hem çok hızlı hem de stresli geçiyor. Evlilik öncesi nasıl sakin ve bilinçli davranılması isteniyor ise evlilik sürecinde de aynı görüşlerin olması bekleniyor.

Beklentiler yaralanıyor

Psikiyatrlar süreci çok iyi takip etse bile olay tamamen eşlerde bitiyor. Evlilikte sorun yaşayan çiftlerle konuşulduğunda, neredeyse hepsi benzer sorunlardan söz ediyor. Bahsedilen sorunların başında yer alan ise eşlerin birbirlerine olan ilgisizliği ve monotonluk. Sergilenen tavırlar, tarafların birbirlerine olan saygılarını ve birbirlerinden beklentilerini yaralıyor.

Anlaşmazlık ve çatışma

Aynı şekilde kıskançlık, aşırı müdahaleci olma, birbirlerinin kariyerlerini engelleme, öfke, şiddet, cinsel sorunlar, ekonomik sıkıntılar, çocuklarla ilgili sorunlar, çocuk sahibi olamama, ailelerin etkisi, ailelerle beraber yaşamak, evdeki görev paylaşımı, birbirini kısıtlama, iletişimsizlik gibi birçok faktör eşler arasında anlaşmazlığa ve çatışmalara yol açabiliyor.

Ölüm riski var

Bu sorunların ana temelinde ise çiftlerin birbirleri ile olan iletişimi geliyor. Özellikle çiftlerin birbirlerini dinlemesinin zihin ve beden sağlığı açısından bir hayli önemli olduğu açıklandı. İskoç bilim adamları tarafından yapılan araştırmalara göre sözlerini eşine dinletemeyen kişiler, öfkeye bağlı yaşadıkları stres yaşıyor. Bu da beraberinde ömrün kısalmasına neden oluyor. Hatta 20 yıl boyunca bu sorunu yaşayanlarda, erken örüm riski daha yüksek.

Mutlu evlilik hayali

Mutlu evlilik kimine göre bir hayal, kimine göre gerçek. Ancak bütün evliliklerin mutlu olmak üzere başladığı da bir gerçek. Sevgiyle, aşkla evlenen kadınlar ve erkekler bir süre sonra mutsuz insanlar haline gelebiliyor. Uzmanlara göre aşkın ömrü 3 yıl ancak doğru kişinin tercih edilmesi ile yapılan evlilik daha uzun ömürlü. Evlilik süresinin sağlıklı bir şekilde ilerletebilmenin yolu da sevgi, saygı, anlayış ve güvenilirlikte geçiyor.