Psikoloji

Erkeğinizin annesi olmayın

Davranış Bilimleri Uzmanı Yeşim Varol Şen, ilişkide anaç davranmayı tercih eden kadınlar için yazdı.
DamLa Karakuş | 03-08-2017 13:51:47 Psikoloji
Erkeğinizin annesi olmayın

Özellikle bizim toplumumuzda, kız çocukları birer küçük anne. Zaten doğuştan anaç doğar kız çocuğu. Oyuncak bebeğini giydirir. Dizlerine yatırır, üzerini örter küçücük elleriyle. Yarım yamalak dönen diliyle ninniler mırıldanır, uyutur bebeğini. Rengarenk, plastik fincanlarıyla çaylar ikram eder anne ve babasına. Bir daha istemezseniz kırılır. O doğuştan küçük bir annedir, gülüşünden şefkat akar.

Anneler de destekler kız çocuklarının içindeki potansiyeli. Küçük kardeşinin bakımında yardım ister. Küçücük eline toz bezini tutuşturur. Yarım yamalak da yapsa öğrensin, alışsın diye. Akşam olup da baba evine gelince terlikleri elinde babasına koşması, tam bir "Aferin” aldırır. Kız çocukları daha küçükken öğrenir bu anaçlığının, herkesi düşünür halinin takdir aldığını. Küçük kız çocukları, kardeşlerini, anne babasını düşünerek, herkesin işini kolaylaştırarak büyümenin, takdirlik olduğunu öğrenir de bunca işin gücün arasında kendisine şefkat göstermeyi, kendisine iyi bakmayı öğrenecek vakti bir türlü bulamaz.

Kız çocuğu büyüdüğünde

Küçük kız çocuğu büyür. İçinde büyüttüğü anaçlığı tam olarak kullanacağı zamanlar çıkagelir. Artık bir eş ve çocuk sahibidir. İçindeki bütün şefkati, sevgiyi vereceği zaman gelmiştir. Şimdi verme zamanıdır. Ne mutlu ona. Çünkü o verdikçe değerli olduğunu, verdikçe sevildiğini hisseder. Ancak dünyanın bu en güzel duygusu, dengede, tadında olmazsa eğer, bakar ki onun en büyük yanlışı olmuş.

Sevdiklerimiz için bir şeyler yapabilmek, onları mutlu edebilmek ne güzel bir duygudur. Hele ki çocuklarımız için, seve seve verdiğimiz çabanın karşılığını onların sevgisiyle görmek ne değerli bir histir. Ancak hayatın içindeki pek çok rolümüzden "annelik” rolümüzün, özellikle "evlilik ilişkimizde”, eşimize karşı da davranışlarımızı belirleyici olması durumunda, "rol karmaşası” ortaya çıkmaya başlıyor.

Siz eşinizin annesi değilsiniz

Öncelikle unutmayın ki, siz eşinizin annesi değilsiniz. Eşiğinizin sevdiği yemeği düşünüp yapmanız, onun seveceğinden emin olduğunuz filme bilet alıp sürpriz yapmanız ne hoş. Ama sözüm, terlemiştir diye eşinin sırtına mendil koymaya çalışan, ilaçlarını alsın diye kocasının peşinde koşan kadınlara.

Eşinize "Hadi yat artık, sabah uyanamayacaksın” diye söyleniyor ve karşılığında, "Ya hu rahat bırak beni, ben çocuk muyum” diye sitemler duyuyorsanız, burada bir sorun var demektir. Siz bir eş olduğunuzu, karı koca olduğunuzu, bir ilişki yaşadığınızı çoktan unutmuşsunuz; eşinizin küçük bir çocuk değil, koskoca bir adam olduğunun farkında değilsiniz demektir. Roller çoktan karışmış demektir.

Kendinizi kandırmayın

Belki diyeceksiniz ki, "Ben düşünmezsem o kendini hiç düşünmüyor”. Bırakın yaşayarak öğrensin. Belki diyeceksiniz ki, "İyi de o çocuk gibi davranmasa, ben de annelik yapmak zorunda kalmam”. Bırakın büyüsün. Bunların hepsi bahane. Belli ki siz annelik yaptıkça, fedakarlık yaptıkça kendinizi değerli ve sevilen biri gibi hissediyorsunuz. Aslında bu fedakarlığın altında, bir açıdan bencillik var. Her şeyde sizin kontrolünüz olsun, siz çok verin ki çok sevilin istiyorsunuz. Kendinizi kandırmayın. Boş yere de yormayın.

Evlilikteki bu rol karmaşasının her iki taraf için de olumsuz yanları var üstelik. Hadi diyelim ki siz bu anaç halinizden memnunsunuz, başka türlü davranmayı bilmiyorsunuz; bir gün gelecek bakacaksınız ki, yıllar sizi çok yormuş. Çok yıpranmışsınız, ömür kendiniz için hiçbir şey yapamadan akmış gitmiş.

Ve gün gelecek diyeceksiniz ki, "Ben bu kadar emek verip, bu kadar yoruluyorum da bu adam bana ne katıyor? Bana yükten başka ne veriyor?” Bu sorgulamalar başladıktan sonra saygı, sevgi nerede, güven nerede? Kolay mı yeniden toparlamak?

Erkeğin cephesi

Eşinize gelince; evet belki hayatı çok kolay olacak. Yediği önünde, yemediği ardında olacak. Hatta belki işine gelecek. "Oh, asıl evlilik sultanlıkmış” diyecek. Ne güzel dünya, hiçbir şey düşünmesine gerek kalmadan, hayatını hep kolaylaştıran biriyle olmak, ne ala. Anneyle yaşam, ömür boyu konfor.

Ama gün gelecek kolunda bir eş, karşısında ona tutkuyla bakan bir sevgili, kahvenin yanında bir dost isteyecek. Çünkü hepimiz annemize bayılıyoruz, ama kendimize bir "sevgili” istiyoruz. Aşık olmak, aşkı yaşamak istiyoruz.

"Rol karmaşası” bundan ibaret değil elbet. Bir de günümüzde eşler arasında rolleri karıştıran, evin erkeği gibi davranan kadınlar, evin sorumluluklarından kaçan erkekler var. Ama o da başka bir yazının konusu olsun.

Şimdilik sevgiyle kalın…

Yeşim Varol Şen

Davranış Bilimleri Uzmanı

Kadinvekadin.net özel haberidir.
YORUMLAR
Aslı Nur
03-08-2017 23:44:14
Mükemmel yazı için teşekkür ve tebrik ederim..
YORUM YAZ
Doğrulama kodunu yandaki kutuya giriniz :