Denizlerin soğumaya başlamasıyla lezzetlenen balıkları mevsiminde tüketmek önem arz ediyor. Örnek vermek gerekirse, kış mevsiminin dışında tüketilen hamsi ve palamut, yaz aylarında tüketilen lüfer ve kefalden besin alabilmek hiç kolay değil. Dondurulmuş balığı çözdükten sonra tekrar dondurmak veya uzun süre bekletmek içerisinde zararlı bakteriler üremesine neden oluyor. Bu bakteriler ise yararlı besin kaynaklarını çoğunlukla absorbe ediyor. Bu noktada satın aldığınız yerlerin güvenilirliği ise oldukça önemli.

Ekim ayında hem en taze hem de en lezzetli halleriyle gönül rahatlığıyla tüketebileceğiniz balıklara kısaca bir göz atalım.

Palamut

Sürüler halinde yaşayan pulsuz siyah etli göçmen balığı olan palamut, uskumru, torik ve orkinosu içeren bir familyadandır. Sırtı çizgili, karnı gümüş renginde olan bu balığın çeşitleri bütün denizlerimizde görülmekle birlikte en lezzetlileri Karadeniz ve Marmara'da bulunmaktadır. Yağlı olan yapısıyla fırın ve buğulamaya daha uygun olan palamut, kılçığının az olmasıyla da en çok tercih edilen balıklardan biri.

Barbunya

Denizlerimizin bu tatlı balığı genellikle Ege ve Akdeniz'de bulunur. Barbunya sıcak ve ılık denizlerin kıyıya yakın olan kumlu ve çamurlu deniz diplerinde, az olmakla beraber kayalık yerlerde yaşar. Kaya barbunyası, kum barbunyası, ot barbunyası ve paşa barbunyası diye dört çeşidi vardır. Bunların içinde en lezzetlisi ise kaya barbunyasıdır. Son zamanları olan bu ayda tavası ve ızgarası oldukça lezzetlidir.

Tekir

Barbunyaya çok benzeyen ve yakın akrabası olan bu balık bütün denizlerimizde avlanır. Dört mevsim yenebilecek bu balığın en lezzetli zamanı ekim ayında tavası ve kâğıt kebabı denemeye değer.

Uskumru

Sürüler halinde dolaşan, yaz aylarını Karadeniz'de geçiren uskumru, eylül ve ekim aylarında Marmara'ya iner ve kışı burada geçirip yumurtlar. Mart ila haziran aylarında da Karadeniz'e döner. Denizlerimizde 30 cm civarında olan uskumrunun, ızgarası, kağıt kebabı, dolması, köftesi ve tuzlaması çok güzel olur.

Çipura

Egenin meşhur yerli balığı olan ve küçük sürüler halinde gezen çipura, her ne kadar çiftliklerde yetiştirilmeye başlansa da denizde serbest halinde gezenlerin lezzetine hiçbir zaman ulaşamaz. Atlas okyanusu, kuzeybatı Karadeniz, Ege ve Akdeniz de bulunan çipuranın, Marmara denizinde de yakalanan ve alyanak adı ile tanınan çeşidinin nesli maalesef tükenmiştir. Her mevsimde zevkle yenebilen bu balığın ızgarası, buğulaması, çorbası, fırını çok lezzetlidir.

Lüfer

Akdeniz, Karadeniz, Marmara, Hint okyanusu ve Atlas okyanusunda sürüler halinde dolaşan göçmen lüfer balığının soğuk denizde yaşayanları daha yağlı olduğundan daha da lezzetli olur. En yağlı olduğu Ekim ayında daha çok ızgarası tercih edilse de, tavası, fırını ve buğulaması yapılarak da tüketilebilir.

Kırlangıç

Genellikle tuzlu, sıcak ve ılıman denizlerin sahil ve sahile yakın bölgelerinde dibi kumlu, çamurlu, midyelik bölümlerinde yaşarlar. Ülkemizde en çok İstanbul ve Çanakkale boğazlarında avlanan kırlangıç balığı, yağlı olduğundan en çok çorbada tercih edilse de şişi ve buğulaması da oldukça lezzetlidir.

Gizem Bozdağ

[email protected]

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.