Gerçek aşkı bulmak oldukça zor. Bir kez bulunca da yaşam daha kolay gelmeye başlıyor insana. Tabi ki, iki farklı insanın bir arada bulunmasının getirdiği bir takım sorumluklar ve sorunlar da olmuyor değil. Önemli olan bunları ne kadar içselleştirip ne kadarını tolere edebildiğinizde. İşte, evlenme arifesinde ya da sonrasındaki kararlarınıza ışık tutacak o işaretleri sizler için hazırladık.

Birbirinizin zihnini okuyabiliyorsanız

Psikolojik araştırmalar gösteriyor ki, sevginin sinir sistemlerinizdeki etkisi oldukça büyük. Bir süre sonra aynı dilden konuşur oluyor ve belli bir uyumu yakalamaya başlıyorsunuz. Karşı tarafın neye nasıl tepki vereceğini önceden kestirebilmek birini tanımanın da ötesinde önemli bir meziyet. Bazen sözcüklere bile gerek kalmadan zahmetsizce birbirinizi anlayabildiğiniz zamanlar oluyor mu? Bazen işaretleşerek bile aynı anda kahkahalara tutuluyorsanız, bu iş olmuş demektir.

Geleceğe dair planlar kuruyorsanız

Hayatınızın aşkını bulduğunuzda, çift olarak düşünmenizin zamanı gelmiş demektir. Muhtemelen gelecekte de birlikte olmayı istediğiniz insanla ne olursa olsun hayatınızı bir arada tutmanın bir yolunu bulacaksınız ve hayallerinize ortak edeceksiniz.

İlişkinizde fedakarlığın yeri varsa

Karşı tarafı mutlu etmek adına davranışlarınız konusunda daha ılımlı olmayı başarabiliyor musunuz? Japonya'da Kobe Üniversitesi'ndeki bir araştırmaya göre, fedakarlığın olmadığı bir ilişkinin uzun ömürlü olmayacağı yönünde. İçinizden gelerek, içgüdüsel olarak, karşı tarafa hiçbir sorumluluk yüklemeden yapabiliyorsanız bunu, ne mutlu size…

Beyin fonksiyonlarınızı etkiliyorsa

Aşkı söz konusu olunca akla ilk gelen kalbinizin bir farklı attığıdır. New York'taki Stony Brook Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, beyin reaksiyonlarının sevgiden nasıl etkilendiğini göstermiştir. Birini düşündüğünüzde, beyninizdeki ödül merkezi, dopamin seviyelerini artırarak uyarılır. Midenizde kelebekler hissettiğinizi de söyleyebilirsiniz.

Birbirinizin en büyük destekçisiyseniz

Uzun bir günün sonunda ruh eşinizle ihtiyacınız olan desteği bulacaksınız. En çok sevdiğiniz kişiden destekleyici kelimeler duymak, kendinizi daha da çok sevmenizi sağlayacaktır.

Kendi halinde, mütevazı bir ilişkiniz varsa

Kimseye bir şey ispatlamaya çalışmıyor, ona olan aşkınızı gözlerden ırak sadece sevdiğiniz insanla yaşamak mı istiyorsunuz? Odak noktanız sadece ilişkiniz olduğunda etrafa açıklama yapma gereği duymayacak ve mutluluğunuzu içselleştirmeye çalışacaksınız.

Sevdiklerinizle tanıştırmak istiyorsanız

Hepimiz hayatımızda ciddi bir karar alırken sevdiklerimizin fikirlerine başvururuz. Bizim için özel olan insanı onlarla tanıştırır, bir nevi onlardan onay alarak kararımızı pekiştiririz. Sizin için doğru olan insansa, emin olun tereddütsüz onlarla bir araya getirmeye çalışacaksınız. Hem de hiç zaman kaybetmeden.

Kimyanız uyuşuyorsa

Sağlıklı bir ilişkide duygusal uyum kadar fiziksel kimyanın da uyumu önemlidir. Sizin için özel olan insan her haliyle size çekici gelecektir. Bazen bir gülümseme, bir kelime bile güzelliğin tanımı olacaktır sizin için.

O yanında değilken eksik hissediyorsanız

Hayatınızda birine dahil etmeniz demek bağımsızlığınızı yok saymanız anlamına gelmiyor. Ama varlığıyla o kadar yer etmiştir ki, rutinleriniz bile onunla ilgilidir. Her zaman tek başınıza yaptığınız aktivitelerde bile yokluğunu hep hissedecek, onu arayacaksınız. Doğal olarak kendinizi eksikmiş gibi hissedeceksiniz.

Artık 'Biz' olduysanız

Her şey kafanızda oturmaya başladığında ise artık 'biz' olarak göreceksiniz kendinizi. Texas Üniversitesi'nde yapılan bir çalışmaya göre, doğru kişiyi bulan insanların kendileri hakkında konuşmaktan çok hayatlarını paylaştıkları insanlar hakkında konuşmanın getirdiği mutluluğu ortaya koydu. Sözcük seçimlerinizin bile 'biz' ya da 'bizim' olarak evrildiğine şahit olacaksınız.

Gizem Bozdağ

[email protected]

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.