Anadolu Üniversitesi Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi (SODİGEM) Müdürü Prof. Dr. Levent Eraslan, Mavi Balina, Momo, Mariam gibi uygulamaların tamamının "dijital uyuşturucu" sınıfına girdiğini belirtti.

Bunlara "oyun" deme taraftarı olmadıklarını, bunun masum bir algı oluşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Eraslan, bu uygulamaların kişilerde bağımlılık yarattığını söyledi.

Ailelerin, çocuklarının dijital dünyalarını mutlaka takip etmeleri ve onları anlamaları gerektiğini belirten Prof. Dr. Eraslan, ebeveynlerin ve öğretmenlerin dijital dünyayı iyi anlamamalarının çocuklarda büyük problemlere yol açabileceği uyarısında bulundu.

Bağımlılık yapıyor

16-26 yaş grubu arasında insanların kullandığı yeni moda oyunlar var. Bunlara 'dijital savaş oyunları' diyoruz. O kadar çok yaygınlaştı ki cep telefonuyla insanlar otobüste, evde, her yerde savaş oyunları oynamakta ve burada şiddeti öğrenmektedir. Şiddet temelli oyunlar, şiddet öğretir. Çünkü şiddet öğrenilebilir ve öğretilebilir bir olgu. Bu yüzden oyunda, savaş esnasında bir kişinin karşısındaki kişiyi başından vurması dopamin ve serotonin etkisi yaratıyor, haz ve mutluluk veriyor ve bağımlılık yapıyor. Zaten biz merkez olarak bu tarz oyunlara 'dijital uyuşturucu' diyoruz. Dopamin ve serotonin uyuşturucuda olan etkenler. Beyin onu salgılıyor ve bağımlılık yaratıyor. Bence böyle daha geniş yaş gruplarının da sürece dahil olması önemli. Dijital tehlikeli oyunlar ve kendi alt segmentleri, okul öncesinden üniversite sonuna kadar bütün yaş gruplarını doğrudan etkilemektedir.

Kriminal zaman dilimleri var. Suç unsurları, özellikle 00.00-02.00 ve 00.00-05.00 saat dilimlerinde gerçekleşmekte. Bu saatlerde çocuklar çevrim içi durumdaysa büyük ihtimalle ve emniyetten gelen bilgiler doğrultusunda görüyoruz ki kriminal bir süreçle ilgili olabilirler. Ani motivasyon düşüklüğü yaşayan, okul başarısı birden düşen, günlük hayat sürecinin dışına çıkan ve odasında sürekli çevrim içi kalan çocukların böylesi dijital tehlikeli uygulamaları kullandıkları düşünülebilir.

Kademeli olarak azaltın

Öncelikle biz yasaklama değil, anlaşarak kademeli azaltmayı öneriyoruz. SODİGEM uzmanları bu konuda hem fikir. Raporda 12 yaş sınırı var. 12 yaşın altındaki çocuklara tablet veya akıllı telefon vermemek ne yazık ki günümüzde çok da mümkün değil. Çünkü 'dijital yerli' adı verilen bir genç grup var. 2000 doğumlu olan bu grup, hepimizin çevresinde vardır, ellerinde telefonlarla hayatlarını idame ettirmekte. Bizler yaş olarak 'dijital göçmen' konumundayız. Biz bu işi çok anlamıyoruz ama onlar çok iyi biliyorlar.