Yetişkinler olarak, çocuklarımızın davranışlarını genellikle anlaşılmaz buluyoruz. Normal ve anormal davranışlar arasındaki sınırı bilmek çok zor. Peki, çocuğumuzun tedaviye ihtiyacı olup olmadığını nasıl anlayacağız?

İşte küçük çocuğunuzun bir terapistin yardımına ihtiyacı olup olmadığını anlamanıza yardımcı olabilecek, dikkatinizi çekmesi gereken işaretler.

Aşırı tepki

Uzmanlar, 10 yaşından küçük çocuklarda rahatsız edici davranışların tanınmayan kaygıdan kaynaklanabileceğini söylüyor. Aşırı tepki, çocuğun zihninin yaptığı psikolojik bir yanıttır. Gizli duygularını ifade etmenin bir yoludur. Tehdit edici durumlarda çocuğunuzun muzdarip olduğu içsel bir rahatsızlığı gösteriyor olabilir.

Sosyal rahatsızlıklar, birçok durumun kontrolünü kaybetmelerine yol açarak yıkıcı davranışlara neden olur. Bir çocuk psikoloğu, tepkilerini anlamalarına ve içinde bulundukları çevrenin hiçbir şekilde onlara zararlı olmadığını anlamalarına yardımcı olabilir.

Geçmeyen öfke

Çocuklar belirli sorunlara aşık olurlar. Küçük çocukların ebeveynleri, sızlanmak ve tekmelemekle uğraşmak zorunda olduklarını bilirler, ancak öfke, çocuğun aşırı derecede başvurduğu bir davranışsa, bunu önemsemeniz gerekir. Geçmeyen öfke; çocukluk anksiyetesi ve hatta dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (DEHB) belirtilerine işaret edebilir. Bir terapist çocuğunuzun öfkesinin nedenlerini kolayca belirleyebilir ve bununla birlikte, özel vakalar için daha odaklanmış çözümler önerebilir.

Kalıcı üzüntü ve sinirlilik

Bir çocuk, hakkında bilmediğimiz veya sinirlendiğimiz konularda üzülme eğilimindeyse, temel sorunu bulmak için daha derine inmeliyiz. Mümkünse, onlara neden bu kadar üzüldüklerini sormalıyız. Ebeveynleriyle rahat konuşamayan veya kendi evinde huzur bulamayan bir çocuğun bir uzmanı ziyaret etmesi gerekir.

Küçük yaşlarda, çocuklar ebeveynlerinin yardım etmeye çalıştığını ve bu durumun onları sakinleştirmeye meyilli olduğunu fark ederler. Çatışma, endişelerinin devam ettiği ve takıntılar etrafında dönüp dönmediği anda ortaya çıkar. Bu, çocukların gereksiz saplantılar (korkular) ve zorlamalar (davranışlar) yaşamalarına neden olan bir obsesif kompulsif bozukluk (OKB) olabilir.

Notlarda ani ve açıklanamayan bir düşüş

Notlardaki ani bir düşüş endişe kaynağı olabilir. Notlar, özellikle küçük çocuklar söz konusu olduğunda, okul performanslarından ziyade çocukların duygusal istikrarını yansıtma eğilimindedir.

Bu durum bazen ebeveynlerin yanlış davranışlarının sonuçları olabilir. İlk önce çocuğun öğretmenine danışmak ve bir psikolog ziyaret etme olasılığını değerlendirmek en iyisidir.

Yalnız olmayı tercih etmek

Arada sırada, her çocuğun sessizce, etrafta çok insan olmadan, yalnız bir zamana ihtiyacı vardır. Ancak bu faaliyet onlar için ne ölçüde bir tercih haline geliyor? Çocuklar sürekli sosyalleşmek isterler. Ancak, daha az konuşmayı veya sadece okulda yalnız oynamayı tercih eden birçok çocuk var. Çocuğun öğretmenine bu tuhaflığı fark edip etmediklerini sormak atılacak ilk adımdır. Bu küçük işaretler, gençler için sosyal kaygıya çok yaygın bir kapı açıyor olabilir.

Konsantre olamama

Birçok çocuk hayalperest olma eğilimindedir, ancak günlük hayatlarına normal olarak devam edebilirler; ödevlerini zamanında yapmayı başarırlar ve doğru yazmayı ve konuşmayı öğrenirler.

Konsantrasyon dereceleri çok düşerse, çocuğun hareketsiz oturmadığı, kolayca dikkati dağıldığı veya çalışmakta zorlandığı noktalara dikkat etmelisiniz. Bir terapist, sadece birkaç seansta bir disleksi veya DEHB vakası olup olmadığını anlayabilir.

Takıntılar ve zorlamalar

Takıntılar ve zorlamalar, hiç geçmedikleri ve günlük yaşama müdahale etmedikleri sürece çocuğun gelişiminin normal bir parçası olabilir. Çocuğunuzun yaşıtlarından daha ciddi saplantı ve zorlamalara sahip olduğunu fark ederseniz, telaşa kapılmalısınız. Bu, obsesif kompulsif bozukluk sendromunun belirtilerinin en yaygın olanlarından biridir. Bu tür saplantılar çocuğu günlük görevlerini yerine getirmelerine izin vermeyecek şekilde etkiliyorsa, bir terapiste başvurmak gerekir.

Uyku düzeninde ani değişiklikler

Bebekliklerinden, büyük çocuklar olana kadar, ebeveynler olarak, sağlıklı uyku alışkanlıkları oluşturmalarına yardımcı olmamız önemlidir. Düzensiz yatma saati, davranışsal sorunlara neden olabilir.

Fiziksel ve duygusal gelişim ile uyku kalitesi arasındaki ilişki çok önemlidir. Erken yaşlarda yeterince uyumamak, beynin gelişimini ve bununla birlikte çocuğun günlük aktivitelerini etkileyebilir. Daha önce evde uyku programları ayarladıysanız ve çocuk bu programa uymada zorluk çekiyorsa, uykusuzluk yaşıyorsa veya sürekli yorgunsa, bir terapisti ziyaret etmek önemlidir.

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.