Genç Karikatürist Sinan Taşcı ile yaptığım röportajımızı paylaşıyorum sizinle. Kitabının adından, her bir karikatürüne kadar zeka ve eğlence fışkırıyor. Okuyalım ve tanıyalım...

Nietzsche Güldüğünde nasıl çıktı?

4 yıl önce OT Dergisi'nde çizmeye başladım. Metin Abi (Metin Üstündağ) karikatürlere bakıyordu. Benim karikatürlerim genelde filozoflarla, filmlerle ilgili. Nietzsche ile ilgili bir karikatür yaptım; çok sevildi. Metin Abi de "Sen bunu tip yap” dedi.

Nietzsche ile ilgili 8-9 tane karikatürüm vardı. Metin Abi ile bu kanaldan yöneldik. Çıkışı böyleydi. Ondan sonra işler gelişti; kendisi bir karakter hâline geldi Nietzsche'nin.

Bu Nietzsche bizim Nietzsche!

Bir Nietzsche hayranısınız yani?

Daha ziyade felsefeyle ilgilenirim. Bizim Nietzsche biraz daha farklı ama; bu Nietzsche, Anadolu Nietzschesi.

İlginç olan Nietzsche'nin adı; Nietzsche, sanki nüfus memurluğunda yanlış yazılmış soyad gibi. Bir de bizim Nietzsche aforizmalarını ekmek yemek için kullanan bir tip ve sözleri gerçek düşünceleri değilmiş gibi. Kadın peşinde koşan ama kırılgan bir tarafı da olan, ne yaptığının pek farkında olmadan yaşayan biri.

Bu Nietzsche bizim Nietzsche!

Kitabın adı ironi olsun diye mi Nietzsche Güldüğünde?

Elbette, kesinlikle. "Irvin D. Yalom"un "Nietzsche Ağladığında" kitabını çok severim.Nietzche'ye atfedilen klasik bir hikâye vardır: Nietzsche, hayatının son dönemlerine doğru bir atın kırbaçlandığını görür ve ağlamaya başlar. Ağlayan Nietzsche'nin bir daha hiç konuşmadığı söyleniyor o günden sonra.

Ama bizim Nietzsche tam tersine; ata sarılıp, atla deli gibi kahkahalar atıyor. Bizim Nietzsche'nin hüzünleri de çok absürt şeylerden ortaya çıkar. Nietzsche'yi seven kitle ayrıntıda boğulan insanlar. Ben de öyleyimdir. Bir yandan da koy verin gitsin, rahatlayın imajı var orada.

Bıyık da komiktir; tip olarak Türk'e uygun biri Nietzsche. Bir de ismi var. Benim de soyadım "Taşcı”, "ç" ile değil mesela. Bir karikatürümde Nietzsche'nin dedesi isim almaya gidiyor; o da sıkıntılar yaşıyor. Buradan bile Türklerin klişesi bir hikâye çıkıyor.

Felsefeyle karikatür arasında nasıl bir bağ var?

Deli gibi bir bağ var. Mizah dergilerinde sabahtan akşama kadar düşünen insanlar çalışır. Çünkü orijinal, ilginç, enteresan şeyler çıkarmalılar; yani soru soran adamlar. Nasıl ki felsefede soru soruluyorsa, karikatürde de öyle. Bizimkilerin tek farkı, amaçları güldürmektir.

Bu Nietzsche bizim Nietzsche!

Nietzsche'yi karikatürleştirip Anadolu'ya getirmek insanları felsefeye yaklaştırdı mı ?

Bir tiplemeyi yaptığınızda onunla ilgili kitapların satışları da oluyor; internette aramaları artıyor.

Bir kesim var Nietzsche'yi anlayarak okuyan. Zaten onlar sayesinde bir kitleye daha ulaşıldı ve Nietzsche daha çok bilindi. Bu konuda net bir örnek verebilirim; "Kafka". İmza günlerinde Kafka'nın da kitaplarını getiriyorlar ve Umut Sarıkaya'ya imzalatıyorlardı. Umut'tan sonra Kafka okunmaya başladı.

Bana da imza günlerinde 12-13 yaşında Nietzsche karikatürleri imzalatmaya gelen çocuklar var. İnsanlar felsefe denildiğinde yüzünü buruştururken 12 yaşında çocuk bana geliyorsa, doğru yoldayız demek ki. Bir nebze olsun dergilerin payı varsa ne mutlu bize.

Nietzsche ile daha ne kadar devam edersiniz?

Uzun süre devam ederim; en keyif aldığım işlerden biri Nietzsche ile oynamak. Malzemesi o kadar çok ki. Diyorum ya; adamın kocaman bir bıyığı var.

Bu iş 4 senede ortaya çıktı. İleride daha değişik bir kompozisyonunu yapmak var aklımda. Belki çizgi roman, belki karikatür hâlinde; ama 5 sene sürer.

Bu Nietzsche bizim Nietzsche!

Nietzschesiz bir hayat düşünemez misiniz yoksa başka bir filozofla da yola devam eder misiniz?

Nietzsche'yle karakter olarak benziyoruz. Başka karakter de yapsam onda da kendimi arayacağım. Bunu yakalamalıyım. Öyleyse neden yapılmasın?

Her karikatüristin kendine benzettiği bir tip vardır ve onunla benzeşir. Benim istediğim daha çok karakter olarak benzediğim birini seçmek. "O filozof ben olsam" diye sorduğumda aldığım cevap yeterli.

Bu Nietzsche bizim Nietzsche!

Sinan Taşcı kimdir

Sinan 1987'de İstanbul'da doğdu. Okul hayatı boyunca da şehrinde kaldı.

İki sene İstanbul Üniversitesi'nde İktisat eğitiminden sonra, on yılını Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü'nde geçirdi. Öyle ki hâlâ bir öğrenci akbili var.

Okulu ailesinin beklentisi olduğundan ilerletti. Yoksa onun derdi günü çizgilerini ortaya çıkarmaktı; başardı da. Hayalini süsleyen hobisi, bugün bir kitap olarak karşımıza çıktı.

Bu Nietzsche bizim Nietzsche!

Nietzsche Güldüğünde

Sinan Taşcı

Ot Kitap Yay.

S.: 144

Kitabı satın almak için linki tıklayın:

D&R

Damla Karakuş

[email protected]

Kadinvekadin.net özel içeriğidir.