Psikiyatrist Dr. Sabri Yurdakul, baharın gelmesi ile birlikte herkeste az ya da çok gözlenen bahar yorgunluğunun özelliklerini şöyle özetliyor:

- Hormonal değişikliklerin insanı ruhen ve bedenen etkilemesi ile ortaya çıkar.

- Kışın günlerin kısa, gecelerin uzun olması ile salınan melatonin nedeniyle daha uzun süreler uyurken günlerin uzaması ile daha azalmakta bu da uyku uyumayı güçleştirmektedir. Her gün aynı saatte yatağa yatılsa bile uykuya dalma zorlaşmakta, sabahları da yataktan çıkmak bir problem oluşturmaktadır. "Biraz daha yatayım” hissi yaygın bir duygu halinde birçok insan tarafından yaşanmaktadır.

- Yine günlerin uzaması ve güneşli günlerin başlaması ile ortaya çıkan geçiş döneminde mutluluk hormonu olan seratoninin düzeyleri değişmekte ve duygusal dalgalanmalar yaşanmaktadır. Kimi zaman huzursuzluk ve irritabilite çalışma hayatını aksatabilmektedir.

- Enerji ve mutluluk sağlayan endorfinlerin artışı ile de kişi kendini canlı ve mutlu hissetmekte, kışın kasvetli ve karanlık günlerinden çıkıp baharın aydınlık, güneşli ve ılıman havasına gözünü açtığında kendini mutlu hissetmektedir.

- Cinsiyet hormonu olan testesteron ve östrojenin artması ile de cinsel uyanışlar başlamaktadır. Bahar ile birlikte bütün dünya yenilenirken cinsel ilgi ve istek de kış uykusundan uyanmaktadır.

- Kışın soğuk hava nedeni ile damarların kasılması sonucu tansiyon yükseklikleri yaşanırken yazın damarlarda gevşeme olup tansiyon düşmeleri sonucu yorgunluk, güçsüzlük olabilmekte, bu durum kimi zaman enerji ve canlılık, kimi zaman da tam tersine yorgunluk ve halsizliğe sebep olabilmektedir.

- Çok yoğun olmayan bu durumlarda tıbbi tedavi yerine bahara uygun olarak taze sebze ve meyve tüketmek, vücudun detoksu için bolca su içmek, aşırı çay, kahve ve alkolden kaçınmak bahar sendromunun yaşanmasını engellemese bile olumsuz etkilenmeyi ve vücudun dengesizliklerini azaltacaktır.

- Spor yapmak, hiçbir şey yapamıyorsak bile yürümek, hareket etmek bahar geçişini kolaylaştıracak ve mevsime adaptasyonu sağlayacaktır.