Son dokunuşları yaptıktan sonra en sevdiğim kısımdayım. Röportajıma giriş yazıyorum. Ayşe Kulin, sohbet ederken "İnsanın hayatına her şey zamanı geldiğinde geliyor belki” demişti. Demek bizim de bu röportaj vesilesiyle tanışma zamanımız gelmiş, ne güzel… Ayşe Hanım, bizi evinde ağırladı. En samimi, en güzel haliyle karşıladı. Naif duruşu, özenli konuşması, bilgi dolu paylaşımları ile sorularımı yanıtsız bırakmadı. O, boşuna edebiyatımızda özel bir yerde değil, bunu anladığım için çok mutluyum. Hani hayatımızın unutulmaz anları deriz ya, öyle bir 2 saat geçirdik. En kısa zamanda yayına alacağımız keyifli bir video çekimi de yaptık.

Şimdi hep birlikte keyifli bir röportaj okumanın zamanı…

Ayşe Kulin ile Her Yerde Kan Var romanı ve yazarlığı üzerine konuştuk

Dikenli yollardan geçtim desem yalan olmaz

- Ayşe Kulin, ulaşılandan öte kendini nasıl anlatır? Kendi gözünden Ayşe Kulin kimdir?

Ayşe Kulin, aslında kendini anlatmaktan pek hoşlanmaz; ama illa da Ayşe Kulin kimdir diye ısrar ediyorsanız, dört çocuklu, sekiz torunlu, yegâne marifeti yazmak, isteği de yazdığını okutabilmek olan ve hayat yolunun sonuna yaklaşmış sıradan bir kadındır.

- İlk günden bugüne, yazım hayatınıza şöyle bir mercek tutalım mı? Ayşe Kulin, edebiyat yaşamında nasıl yollardan geçti?

Dikenli yollardan geçti desem yalan olmaz. Kendini okul yıllarından tanıyan edebiyat öğretmenlerinin ve sınıf arkadaşlarının onun yazar olmasını beklemelerine ve ciddi şekilde yazmaya yirmili yaşlarında başlamış olmasına rağmen, yayıncı kapısından kırklı yaşlarından önce bir türlü geçememiş, kitabını yayınlattıktan sonra da, ne olur ne olmaz korkusuyla herhalde, durmaksızın yazmıştır.

- Kendinizi sık sık eleştirir misiniz? Bir okur olup mesela, kendinize uzaktan bakıp yazdıklarınızı irdeler misiniz?

Kendimi elbette eleştiririm, yayınevi editörlerinin ikazlarını da her zaman dikkate alırım.

- Bir yazar adayı böyle mi olmalı sizce?

Sadece yazar adayları değil, üne ulaşmış yazarlar da böyle yapmalı, çünkü akıl akıldan üstündür.

Ayşe Kulin ile Her Yerde Kan Var romanı ve yazarlığı üzerine konuştuk

Her bir karakteri kendi iç sesi ile yazmayı tercih ettim

- Bir yazma rutininiz var mı? Ayşe Kulin'in yazma ortamı nasıl olmalı?

Hayatımın akışı belli bir rutinde yazmamı engelliyorsa da bir kitaba başladıktan sonra, her yerde ve her durumda yazarım. En sık yazdığım yer mutfaktaki masa, çünkü çalışma odamda yazarsam, pişmekte olan yemekleri yakıyorum. Küçük boy bilgisayarım benimle her yere gelir, çeşitli bekleme salonlarında, uçakta, vapurda, otobüste ve berberde yazarım. Uykum kaçtığında veya erken uyandığımda yatağımın içinde de yazarım. Keskin sessizlikler de aramam, çünkü yazmaya başladığımda ben kendi iç dünyama kapanabiliyorum.

- Bir kitabı yazım süreciniz nasıl ilerler? Karakterlerin oluşumu, kurgu vs. Her şey matematikle mi ilerlemeli, yoksa ilk cümlenin sihrine mi inanırsınız?

Yazma sürecim, ailemin ya da çok yakın birkaç arkadaşımın sorunları araya girmez ise, süratli ilerler. İlk ve son cümleler en zor yazılanlardır; fakat aradaki bölümler su gibi akar. Şemayı ancak biyografi yazıyorsam yaparım, çünkü gerçek insanlara dair yazdıklarımın başı sonu bellidir ve ben bir yazım sıralaması yapmışımdır. Kurguya dayalı öykü ve romanlarımda kendimi kalemin akışına bırakıyorum.

- Örneğin son romanınız Her Yerde Kan Var, Osmanlı'nın son dönemine bir bakış. Yazım süreciniz nasıldı?

"Her Yerde Kan Var”, çok sayıda kitaba dayanarak yazıldı. Her bir bölüm için beş altı kitap okudumsa da, hikâyeyi tarihî bilgiyle kurutmamak için, duygusallığı ön plana çıkardım ve işte bu yüzden her bir karakteri kendi iç sesiyle yazmayı tercih ettim.

Ayşe Kulin ile Her Yerde Kan Var romanı ve yazarlığı üzerine konuştuk

Röportajın tamamı için ensonhaber.com/kitap

*

Damla Karakuş

[email protected]kadinvekadin.net

Instagram: biyografivekitap